12 yaşında öğrendiği arıcılığı 50 yıldır sürdüren 69 yaşındaki Ekrem Özçelik, her yıl Ordu’dan Hakkari’ye gelerek yaklaşık 500 kovanda bal üretimi yapıyor.
12 YAŞINDA ÖĞRENDİ, 50 YILDIR SÜRDÜRÜYOR
Ordu’da ilkokulu tamamladıktan sonra ailesinden arıcılığı öğrenen 69 yaşındaki Ekrem Özçelik, yarım asırdır mesleğini sürdürüyor.
Ailesinde uzun yıllardır arıcılık yapıldığını belirten Özçelik, bu nedenle memleketinde “Kovancıoğlu” olarak tanındıklarını söyledi. Özçelik, ağabeyinin 1960’lı yıllarda seyyar arıcılık yapması sayesinde mesleği öğrendiğini ifade etti.
Bir süre Ordu ve farklı illerde arıcılık yapan Özçelik, bal üretimi için elverişli bölgeleri araştırdı.

1976’DAN BERİ HAKKARİ’DE ÜRETİM YAPIYOR
Özçelik, 1976 yılında asker arkadaşını ziyaret etmek için dayısıyla geldiği Yüksekova’da arıcılık yapmaya başladı.
İlçede 7 yıl üretim yapan Özçelik, daha sonra Hakkari kent merkezindeki Erziki bölgesine yerleşti. Kovanlarını zengin bitki örtüsü ve doğal su kaynaklarının bulunduğu Ördekli köyü yolu çevresine yerleştiren Özçelik, yıllardır aynı bölgede üretimini sürdürüyor.
Her yıl ilkbahar döneminde memleketi Ordu’dan Hakkari’ye gelen Özçelik, yaklaşık 500 kovanda bal üretimi gerçekleştiriyor.
Yaklaşık iki hafta önce başladığı bal hasadından da memnun kalan Özçelik, bölgede arıcılık yapmak isteyen gençlere destek olarak mesleği öğrenmelerine yardımcı oluyor.
“1976’DAN BERİ HAKKARİ’DEYİZ”
Hakkari’deki arıcılık serüvenini anlatan Özçelik, kış aylarında farklı bölgelere, ilkbaharda ise Doğu Anadolu’ya geldiklerini söyledi.
Özçelik, şöyle konuştu:
“Kışın narenciye yetişen bölgelerde Antalya, Mersin ve çeşitli bölgelerde konaklıyoruz. İlkbaharda da Doğu Anadolu'ya geliyoruz. Daha önce Muş'ta arıcılık yapıyorduk. Oradan Erzurum, Kars'a gidiyorduk. 1976'dan beri Hakkari'deyiz. O sene Yüksekova'ya geldik. Bizim için bir buluş oldu. Yüksekova'nın girişine yakın bir yere kovanlarımızı bıraktık. Büyükçiftlik'teki kanaat önderi bize çok yardım etti. O yıllarda güzel verim aldık ve doğayı tanıdık. Baktık ki kalite ve doğa bakımından Hakkari çok farklıydı. 1983'e kadar ilçedeki dere boylarında arıcılık yaptık.”
“ARICILIK BACASIZ, DUMANSIZ, ZEHİRSİZ BİR ALANDIR”
Berçelan Yaylası'na yakın bir noktada üretim yaptığını belirten Özçelik, arıcılığın bölge ekonomisine katkı sağlayan önemli bir üretim alanı olduğunu ifade etti.
Özçelik, şunları kaydetti:
“Hakkari'de 'fabrika yok', 'iş yok' deniliyor. Hayır. Arıcılık, bacasız, dumansız, zehirsiz bir alandır, fabrikadır. Bu da bir üretim sahasıdır. Vatandaşa bal üretiyoruz, şifa üretiyoruz. Ekonomiye katkıda bulunuyoruz. Bizi yıllardır bu memlekete taşıyan unsur şudur. Hakkari balı kalite bakımından Türkiye'de değil dünyada tek. Yüksek rakımlı yaylalardan oluşuyor, ayrıca bitki farklılığı çok önemli. Onun için bu yöredeki balın prolin değerleri çok yüksek çıkıyor. İnanılmaz bir kalitesi var. Biz de bunun peşindeyiz. Bunu doğadan alıp en iyi şekilde vatandaşa sunuyoruz.”
“YAYLASIZ, BU DAĞLARSIZ DURAMAM”
Arıcılığı severek yaptığını ve mesleği bırakabilecek imkanlara sahip olmasına rağmen üretimden vazgeçmediğini belirten Özçelik, doğadan ve yaylalardan kopamadığını söyledi.
Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Allah'a şükürler olsun, bağım, bahçem her şeyim var. Bu işi yapmadan da geçinebilirim ama yaylasız, bu dağlarsız duramam. Buranın havası, bitki örtüsü, kuru hava oluşu nedeniyle buralardayız.”
Yaklaşık 50 yıldır arıcılıkla uğraşan Özçelik, Hakkari’nin yüksek rakımlı yaylalarında üretimini sürdürerek elde ettiği balı tüketicilerle buluşturuyor.