Her ile üniversite açtık da ne oldu?
Eğitim sistemindeki aksaklıkları ve yanlışları herkes çok iyi biliyor ama bilmemezlikten geliyor.
Alınan yanlış kararlara, akıl almaz uygulamalara kimse ses vermiyor, tepki göstermiyor.
Tepki gösterenler ise dışlanıyor, kabul görmüyor.
Kimse üç maymunu oynamasın.
Ortada çok vahim bir tablo var.
Eğitim sistemi resmen çöktü, ipin ucu kaçtı.
Her ile, neredeyse her ilçeye üniversite açmayı marifet sayıyoruz.
Ülkemizde 250'ye yakın üniversite var.
Bunların 130'u devlet üniversitesi.
Her yıl mezun işsizler ordusuna, liyakat ve kaliteden uzak öğrenci profilleri ekleniyor.
"Salt diplomam olsun, havamı atayım" diyerek mezun olup aylak aylak gezen o kadar çok boş kafa var ki...
Evde ampul bile değiştiremezler.
Eğitimde hâlâ zincirleme yanlışlar devam ediyor.
Bakın, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) tercih dönemi başladı.
Yüz binlerce üniversite adayı, girmek istedikleri üniversitelere yönelik tercih listelerini hazırlarken, ÖSYM'nin yayımladığı tercih kılavuzundaki veriler de dikkat çekiyor.
Devlet ve vakıf üniversitelerinde yaklaşık 3 bin 830 bölümde profesör bulunmuyor.
Verilere göre aynı zamanda 3 bin 908 bölümde doçent, 2 bin 507 bölümde ise doktor öğretim üyesi bulunmuyor.
Profesör bulunmayan bölümler arasında hukuk, mimarlık, mühendislik ve ebelik de yer alıyor.
Her ile üniversite açma projesinin sonucu olarak binlerce bölümde yalnızca 54 bin 974 profesör görev yapıyor.
Böylece yüz binlerce öğrenci, akademik hayatı boyunca bir kez bile bir profesörden ders almadan mezun oluyor.
Yaklaşık 4 milyon üniversite öğrencisi var.
Bu öğrencilerin neredeyse yarısı, hatta belki de yarısından fazlası ön lisans düzeyinde eğitim görüyor.
Lisans programlarında 2 milyon öğrenci olduğunu varsayarsak, 37 öğrenciye bir profesör düşüyor.
Yaklaşık 153 bin öğretim elemanı bulunuyor.
Sayısal olarak bazı fakültelerde bu sayı oldukça yüksek olsa da fakülteler arasında dengeli bir dağılım olduğu söylenemez.
Üstelik öğretim elemanları sadece 2 veya 4 yıllık programlardaki öğrencilere eğitim vermiyor.
Aynı zamanda enstitülerde de görev alıyorlar.
Tablo ortada.
Her ile üniversite açmanın bedeli bu.
Eğitimin içi işte böyle boşaltılıyor.