Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Gündem Yayın tarihi: 14 Temmuz 2026 11:54 Güncellenme tarihi: 14 Temmuz 2026 11:54

Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu: “15 Temmuz, Türk tarihinin gördüğü en büyük ihanet teşebbüsüdür”

Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan darbeler tarihini değerlendirerek 15 Temmuz hain darbe girişiminin Türk tarihindeki yerini anlattı.

Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu, Türkiye’deki darbe süreçleri ve 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demircioğlu, “15 Temmuz, bu darbe girişimleri arasında özel bir yeri var negatif anlamda. Türk tarihinin gördüğü en büyük ihanet teşebbüsüdür.” ifadelerini kullandı.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’nin kurucu dekanlığını da yapan Prof. Dr. Demircioğlu, güvenlik bürokrasisiyle iç içe geçen görev sürecine ilişkin, “2017-2023 yılları arasında Ankara’da bulunan Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’nin kurucu dekanıyım. Yaklaşık 6,5 yıl orada hem kurucu dekanlık hem de akademik başkan yardımcılığı yaptım. Güvenlik bürokrasisiyle iç içe bulundum. Jandarma ve astsubay yetiştiren Sahil Güvenlik Akademisi’ni sıfırdan kurduk ve 2023 yılında görevi devrettim.” dedi.

Darbe girişimlerinin tarihsel sürecini anlattı

Darbelerin tarihsel gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Demircioğlu, devlet yönetimi ve asker-sivil ilişkilerinin tarih boyunca tartışma konusu olduğunu belirtti.

Demircioğlu, “Darbe konusu her zaman tartışma konusu olmuştur. İnsanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle beraber yöneten ve yönetilen ilişkilerinde devleti kim yöneteceği veya yapıyı her zaman tartışma konusu olmuştur. Silahı elinde bulunduranlarla siviller arasında zaman zaman gerginlikler olmuştur. Bunu hem Selçuklu ’da hem de Osmanlı’da görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Osmanlı dönemindeki bazı olaylara değinen Demircioğlu, “Osmanlı tarihinde meşhur Genç Osman’ın öldürülme vakası var. Bu Osmanlı tarihi açısında iktidara yönelik yöneteni değiştirmeye yönelik önemli kırılma noktasıdır. Ve 1622 yılında Sultan II.Osman yeniçeriler tarafından öldürülüyor. Devleti yönetenin asker tarafından öldürülmesi Osmanlı tarihinde derin izler bırakıyor.” dedi.

Yeniçeriler ve farklı grupların iktidarı etkilemeye yönelik girişimlerde bulunduğunu belirten Demircioğlu, “Yeniçerilerin ve farklı grupların iktidarı etkilemeye, devleti yöneteni değiştirmeye yönelik farklı teşebbüsleri var. Zaman zaman ayaklanma, isyan şeklinde.. Zaman zaman da başarıya ulaşmış hamleler. Bir diğer önemli hadise Abdülaziz hadisesidir. 1876 yılında bilekleri kesilmiş olarak bulunuyor. Pek çok tarihçi Sultan Abdülaziz’in öldürüldüğünü iddia ediyor. Yine devleti yönetenin asker tarafından kanlı darbe tarihinin önemli aşamalarından bir tanesi.” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet dönemindeki darbeleri değerlendirdi

Osmanlı dönemindeki siyasi müdahalelere ilişkin de konuşan Prof. Dr. Demircioğlu, Babıali Baskını’na dikkat çekti.

Demircioğlu, “Osmanlı tarihine baktığımız zaman pek çok kalkışma ve isyanı görebiliyoruz. Bunlardan en meşhuru da Babıali Baskını dediğimiz hadisedir. 1913 yılında Savunma Bakanı Nazım Paşa Babıali’de ittihatçılar tarafından silahla öldürülüyor. Yine aynı yıl başbakan diyebileceğimiz Sadrazam Mahmut Şevket Paşa da 1913 yılında silahla öldürülüyor.

Bu tür hadiselere sivil, asker ilişkileri bağlamında baktığımız zaman veya sivil sivil ilişkilerine baktığımız zaman Osmanlı’da yaygın bir süreç işgal ediyor.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet dönemindeki darbeleri de değerlendiren Demircioğlu, 1960 darbesinin Türkiye demokrasi tarihi açısından önemli bir kırılma olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Demircioğlu, “1960 darbesinden bahsetmemiz lazım. Malum 1950’de Demokrat Parti ile beraber Türkiye’de önemli değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Ankara’ya köylülerin giremeyeceğini söyleyen siyasiler 1950 yılında tamamen halka yönelik politikalar izleyerek halkla iletişim kuran halkın derdini anlayan bir iktidar gündeme geliyor. Rahmetli Adnan Menderes çok seviliyor. Uyguladığı politikalarla halkın gönlünü kazanıyor. Seçimlerde de galip geliyor. Adnan Menderes’in uyguladığı politikalar belli kesimleri rahatsız ediyor. Özellikle asker kendi içinde farklı değerlendirmeler yapıyor.” dedi.

1960 darbesi sürecinde farklı kesimlerin rol oynadığını belirten Demircioğlu, “İktidarı ele geçiremeyeceğini gören rakip parti CHP de bu süreçte kısman rol oynuyor iktidarı indirmek için. Üniversiteleri, öğrenci gruplarını ve basını yönlendirmeye çalışıyor. Özellikle basın yayın organları darbe yoluyla iktidarı indirmek için darbe rızası üretiminde rol oynuyor o dönemde. 1960’da maalesef Cumhuriyet tarihimizin en kanlı sürecine giden darbe yapılıyor.” ifadelerini kullandı.

Demircioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Adnan Menderes ve yakın arkadaşları Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam ediliyor. Bu demokrasiye bir darbedir. İnsanların sivil oylarıyla, milli iradenin takdiriyle iktidara gelmiş siyasetçiler zorla asker, ihtilal yoluyla görevden alınıyor ve katlediliyorlar. Demokrasi tarihi açımızdan kara bir lekedir.”

“15 Temmuz, Türk tarihinin gördüğü en büyük ihanet teşebbüsüdür”

Türkiye’deki darbe süreçlerinin 1960 ile sona ermediğini belirten Prof. Dr. Demircioğlu, 1971 muhtırası, 1980 darbesi ve 28 Şubat sürecinin de milli iradeye yönelik müdahaleler olduğunu söyledi.

Demircioğlu, “1960 ihtilali ile süreç bitmiyor. 1971’de muhtıra var. Genel kurmay askeri yapı cumhurbaşkanlığına muhtıra vererek hükümetin değişimini sağlıyor. 1980 ihtilali, malumunuz Türkiye’de siyasetin, siyaset sosyolojisinin önemli kırılma noktalarına zemin hazırlıyor. Pek çok gencimiz idam ediliyor. Yine demokrasiye ara veriliyor. Ardından 28 Şubat süreci, yine milli iradeye karşı, sivil iradeniz politikalarını beğenmeyip onları yönlendirme noktasında da önemli baskılara maruz kalıyor siyasetçilerimiz ve sivil irade.” dedi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin diğer darbe girişimlerinden farklı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demircioğlu, şu ifadeleri kullandı:

“15 Temmuz, bu darbe girişimleri arasında özel bir yeri var negatif anlamda. Türk tarihinin gördüğü en büyük ihanet teşebbüsüdür. Türk ordusunda şanlı, kahraman o üniformayı giyen sözde beyinleri yıkanmış, sözde Türk askerleri kendi halkına silahlarını doğrultuyorlar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vergileriyle alınmış silahlarla vatandaşlarımızı öldürüyorlar. FETÖ hareketi dünyada özellikle belli küreselcilerin kullandığı dünyanın önemli istihbarat örgütlerinin yan aparatlarından bir tanesidir. Bu hareketle beraber maalesef çok zeki çocuklarımız beyinleri yıkanmış, mankurtlaştırılmışlardır.”

Demircioğlu, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk milletinin duruşunun darbe girişiminin engellenmesinde etkili olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Darbe başladığı zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu, güçlü duruşu Türk halkını etkilemiş ve Türk halkı da cumhurbaşkanına sahip çıkmıştır. Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesinin ışığında darbe teşebbüsü engellenmiştir. 15 Temmuz olsaydı bugün Ortadoğu coğrafyasında şu anki gücümüze ve etkimize sahip olamayacaktık. 15 Temmuz’la beraber Recep Tayyip Erdoğan ve o hareket ortadan kaldırılmak istendi. Türkiye’nin meydana getirdiği ilk ivme ve bağımsız hareket etme politikaları küresel güçleri rahatsız etti.”

Açıklamalarını sürdüren Demircioğlu, “Bundan ötürü hem Cumhurbaşkanımızın hem de bu siyasi hareketi kırma, ortadan kaldırma Türkiye’yi yine pek çok alanda dünyanın küresel güçlerinin değirmenine su taşıyacak şekilde politikalar üretmeye dayalı bir iktidarı Türkiye’de iktidara getirmek istediler ama Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türk halkı buna müsaade etmedi. Milli iradeye sahip çıktı. Oyuna, devletine ve milletine sahip çıktı.” şeklinde konuştu.

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

V
vatandaş.
15 dakika önce

Yüzümüze gülüp dost görünen şerefsizler,hainler var.Devletimiz tüm gücüyle bu tür yapılanmaların bağlantılarıyla Mücadele edip sonunu getirmeli.Sosyal medyada fonlanan şerfsizler var.Onlara gereken cevap verilmeli..Büyük bir kitleyi yalan haberlerle kendi tarafına çekmekte uzmanlaşmışlar.15 temmuz devam ediyor.Bitmedi.