Giresun’da fındık hasadının sona ermesinin ardından serbest piyasada fiyat hareketliliği devam ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatları ile serbest piyasa arasındaki fark dikkat çekerken, fındık sanayicisi ve iş insanı Mustafa Demirci sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.
TMO, 50 randıman esasına göre Levant kalite fındığı 250 lira, Giresun kalite fındığı ise 255 liradan alıyor. Serbest piyasada ise Giresun kalite fındığın 200-205 lira, Levant kalite fındığın 175-185 lira aralığında işlem gördüğü belirtildi.
GİRESUN KALİTE FINDIK FİYAT AVANTAJI SAĞLIYOR
Mustafa Demirci, Giresun kalite fındığın sahip olduğu yağ oranı ve aroması nedeniyle fiyat açısından avantaj sağladığını ifade etti.
Geçen yıl TMO alım fiyatının 200 lira olmasına rağmen serbest piyasada fındık fiyatlarının 275 liraya kadar yükseldiğini hatırlatan Demirci, bu durumun üreticide bu yıl da benzer bir fiyat beklentisi oluşturduğunu söyledi.
Fındık fiyatlarındaki hareketliliğin yalnızca iç piyasadaki arz ve talep dengesiyle açıklanamayacağını belirten Demirci, uluslararası rekabete dikkat çekti.
"DAHA UCUZA ÜRETEN ÜLKELER PAZAR PAYIMIZI ZORLUYOR"
Türkiye’de üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu belirten Demirci, Şili, ABD, Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkelerin daha düşük maliyetlerle üretim yaptığını ve dünya fındık pazarındaki üretimlerini artırdığını söyledi.
Demirci, "Türkiye'de üretim maliyetleri yüksek. Şili, ABD, Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkeler daha düşük maliyetlerle üretim yapabiliyor ve bu ülkeler dünya fındık pazarındaki üretimlerini artırmaktadır. Şili'de yaklaşık 15 yıl önce fındık üretimi bulunmazken, bugün 115 bin ton seviyesine ulaştı. Şili'nin 2030 yılı için yaklaşık üretim hedefi ise, 200 bin ton seviyelerindedir. ABD de 15 yıl önce 30 bin ton olan üretimini 150 bin ton seviyesine çıkardı ve 2030 yılı için 250 bin ton üretim hedefi bulunmaktadır" dedi.
Düşük üretim maliyetlerinin uluslararası pazarda önemli avantaj sağladığını ifade eden Demirci, "Rakip ülkelerin Türk fındığına göre daha düşük fiyatlarla ürün sunması Türkiye'nin pazar payı açısından risk oluşturmaktadır. Türkiye'nin fındık üretiminde verimliliği artırması, girdi maliyetlerini düşürmesi ve üreticinin maliyetlerini dikkate alan sürdürülebilir bir üretim politikası oluşturması gerekmektedir. Türkiye'nin bu yıl açıkladığı fındık fiyatı dolar bazında tarihinin en yüksek seviyelerinden biri olmasına rağmen üreticilerin yüksek maliyetler nedeniyle bu rakamı yeterli görmediğini görüyoruz. Üreticinin elde ettiği gelirin önemli bölümü artan girdi ve işçilik maliyetlerine gitmektedir" diye konuştu.
İHRACATTAKİ GERİLEMEYE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’nin fındık ihracatındaki gerilemenin de piyasalardaki fiyat hareketlerinde etkili olduğunu ileri süren Demirci, ihracatın artırılması gerektiğini belirtti.
Demirci, "Önceki yıllarda 340-350 bin ton seviyelerine ulaşan iç fındık ihracatı geçen yıl yaklaşık 198-200 bin ton seviyesinde kaldı. İhracat miktarındaki düşüş Türkiye'de üretilen fındığın dış pazardaki talebi açısından dikkate alınması gereken bir göstergedir. Fındık sektörünün geleceği açısından üretim maliyetleri aşağı çekilmesi, verim ve kalite kayıplarının önlenmesi, ihracat pazarlarının genişletilmesi ve finansmana erişim maliyetlerinin azaltılması gerekmektedir. Türkiye'nin dünya fındık piyasasındaki konumunu koruyabilmesi için üreticiden sanayiciye kadar sektörün bütün paydaşlarını kapsayan uzun vadeli bir politika oluşturulması gerekmektedir" şeklinde konuştu.
YÜKSEK FAİZ MALİYETİ FINDIĞA YANSIYOR
Fındık alımı yapan sanayici ve ihracatçıların önemli miktarda finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Demirci, yüksek faiz oranlarının sektörün maliyetlerini artırdığını ifade etti.
Demirci, "Bir de kredi faizlerinin çok yüksek olması var. Yüzde 50 faizle, yüzde 60 faizle bankadan para alıp fındık alan bir ihracatçı veya sanayici maalesef bu maliyeti de fındığın üzerine koymak zorunda. Fiyatların biraz daha aşağıdan gelmiş olmasının sebeplerinden biri de sanayicinin kullandığı finansmanın çok yüksek bir maliyete neden olması ve bunların otomatik olarak ürüne yansımasıdır" dedi.
TMO İLE SERBEST PİYASA ARASINDA FARK OLUŞTU
TMO’nun üreticiden fındık alımına devam ettiğini belirten Demirci, serbest piyasadaki fiyatların TMO alım fiyatlarının altında kalmasının farklı nedenleri bulunduğunu söyledi.
Özellikle finansmana erişim ve ihracat pazarındaki daralmanın dikkate alınması gerektiğini ifade eden Demirci, "Maddi açıdan herhangi bir acil ihtiyacı bulunmayan üreticiler TMO'yu tercih ederken, nakit ihtiyacı bulunan üreticiler ise ürününü daha kısa sürede paraya çevirebilmek için serbest piyasada tüccara satış yapmaktadır" şeklinde konuştu.
ESKİ FINDIK STOKU FİYATLAR ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR
Bu yılki rekoltenin yüksek olmasının yanı sıra geçen yıldan devreden fındık stokunun da piyasadaki arzı artırdığını belirten Demirci, yaklaşık 200 bin tonluk eski fındık bulunduğunu öne sürdü.
Demirci, "Fındığın kendi rekoltesi bu sene çok yüksek. Bir de bir önceki yıldan devreden stok var. Dolayısıyla serbest piyasaya geçen yıla göre daha fazla fındık geliyor. Ürün fazlalığından kaynaklanan bir hadise. TMO'nun devreye girmiş olması bunun için etki etmiyor" ifadelerini kullandı.
Yaptıkları araştırmalara göre geçen yıldan devreden eski fındık miktarının yaklaşık 200 bin ton civarında olduğunu belirten Demirci, bu stokun da mevcut fiyatlar üzerinde baskı oluşturan unsurlardan biri olduğunu söyledi.