7m


7m

hyundai

26.05.2021, 18:58

Geleceğini arayan gençlik

Her insanın en hareketli, hararetli, en canlı günleridir gençlik. Irmağın çağlayanı gibi insanın en hızlı, kanının deli aktığı günlerdir gençlik... Kızgın ateşte kaynayan suyun fokurdaması gibi deli duyguların, hislerin  ruhu ve bedeni esir aldığı yıllardır gençlik...  İnsanın hiç geçmeyecek hiç bitmeyecek zannettiği ama su gibi geçen günlerdir gençlik. Bazı insanların  dolu dolu yaşadığı bazılarının tadını alamadan geçirdiği günlerdir gençlik. Yaş kemale erince " ey gidi günler bir daha geri gelmez, ne kadar hızlı geçti gitti anlayamadık değerini " dediğimiz körpe fidanlara " kıymetini bilin"  diye nasihat ettiğimiz yıllardır gençlik...

O nedenledir ki; geri dönüşü olmayan bu yılları hep iyi değerlendirelim deyip dururuz. Hayatın en hareketli zamanını etkin ve verimli kullanın diye tavsiyelerde  bulunuruz, nasihatler yağdırırız. Ancak söylediklerimizin çoğu delikanlının bir kulağından girer diğer kulağından çıkar. Çünkü söylenenleri dikkate almıyorlar. Çünkü gençlerin geleceğe dair umutları, hayalleri, beklentileri kalmadı. Gelecek korkusu, kaygısı egemen olmaya başladı. Böyle olunca da ne söylesen boş..

Gençler artık kısa yoldan hayata atılma, kısa yoldan zengin olma, kolay para kazanma, çok kazanıp keyifli, konforlu yaşama yollarını aramaya başladılar.  Okuyup da ne olacağım deyip, eğitimi bir kenara bırakıp,  erken zamanda yaşamın keyifli, kazançlı tarafını arar oldular. Günü gün eden, yarına pek bakmayan, anı yaşamaya çalışan hedefsiz bir gençlik ortaya çıktı.

Tabiki gençleri bu düşüncelere iten bir çok sebep var.

* Sosyal ve görsel medyanın lüks yaşam ve zengin olmayı özendiren sahte bombarduman yayınları

* Diziler, yarışma programları vb. 

* Çevresinde öyle ya da böyle kolay kazanç elde edenlerin çokça olması

* Yaşamı sadece maddiyat üzerinden ölçülendirme zihniyetinin beyinleri esir alması

* Toplumsal yaşamın  kısa diliminde güç  ve zenginlik elde etme arzusu gibi unsurlar; gençleri bu konforlu, güçlü, kaliteli, zengin yaşama ulaşma hevesine itmiştir. 

Bu nedenlerin oluşumunda;

* Genç işizlerin sayısında artışın giderek hızlanması

* Eğitimin değersizleştirilmesi

* Gençlerin kendilerini çoğu alanda güvencede görmemesi

* Çok çalışmaya rağmen az kazanılıyor  algı ve görüntüsü gibi etkenler gençlerin hayata bakışını şekillendiriyor.

Maalesef son dönemde önemli sorunlardan biri de gençlerin; kariyer ve başarı elde adına ülke dışına çıkabilme yollarını aramalarıdır.  Ekonomik, sosyal, demokratik, hukuk imkanlar bakımından umutsuzlukları günden güne artmaktadır. 

İş imkanlarının fazla olduğu düşüncesi, daha iyi bir yaşam, özgürce bir hayat tarzı ve birazda maceraperest bir ruh hali gençlerin yurtdışı çıkma arzularını körüklemektedir. Ülkede geleceklerini soyso - ekonomik açıdan yeterli görmeyen gencler, yurtdışını daha cazip  görüp bir an önce, en küçük fırsatta yurtdışına kapağı atmaya çalışıyorlar. Bu durum hem yetişmiş, kalifiye, eğitimli nesillerimiz için üzüntü verici hem millet ve devletimiz adına üzüntü verici aynı zamanda milletin geleceği adına kaygı vericidir.  

Gençlerin bu sorunlarının çözümü için;

* Küçük yaşlardan itibaren vatandaşlık bilincini aşılayan ve aidiyet duygusunu geliştiren bir eğitim alt yapısı oluşturulmalıdır.

* Eğitimin toplum nazarında değeri artırılmalı, eğitim  sosyo-ekonomik ve kültürel dokuyla uyumlu hale getirilmelidir.

* Ekonomik, teknolojik, sosyolojik alt ve üstyapı yapı dünya ile entegre hale getirilmelidir.

* Gençlerin kendilerini ifade edebildiği, dertlerini isteklerini dile getirebildiği, kendilerini rahat ve güvenli hissedebildikleri, her yönüyle özgürce demokratik bir ortama kavuşturulması  gerekir.

* Demokratik hukuk devletini hakim kılarken, gençlerin hukuk ve adalete olan inanç ve güven iklimini tesis etmek gereklidir.

* Eğitim hayatı sonrası  gençlerin kaygılarını azaltacak, gelecek umutlarını yeşertecek, yeterli istihdam alanları oluşturmak elzemdir.

* Gençler için kariyer planlamaları yapılmalı, gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaracak, başarılarını teşvik ve ödüllendirici bir sistem devreye sokulmalıdır.

* Daha da önemlisi günden güne kaygıları, korkuları, endişeleri, sıkıntıları artan gençlere psikolojik  destek verilmelidir. Ruh dünyalarının sağlıklı hale gelmesi için ilgili tüm kurum ve birimler etkin hale getirilmelidir.

Devlet politikaları çerçevesinde eğitimden ekonomiye, teknolojiden bilim - sanata  her manada  dünya ile uyumlu bir düzen  oluşturulmalı, modernleşme noktasında üst düzey adımlar atılarak gençlerin sorunlarını çözerek,  geleceklerini dışarıda değil ülke içinde aramaları için tüm imkanlar seferber edilmelidir. Gençlerimizin kalbine ve zihnine giden yollar bulunmalı ve bu yollar ilmik ilmik döşenmelidir. Bu sayede  gençlerimiz; çevresi, milleti ve ülkesi ile bütünleştirilmeli kazanan hep beraber bu millet olmalıdır.

Yorumlar (2)
Ahmet Karakaş 1 yıl önce
Çok güzel kaleme almışsınız hocam teşekkür ederiz.
hakan altuntaş 1 yıl önce
sizin gençliğiniz umut doluydu değil mi?.. düzensizliğin düzen halini o yıllar. Kime ne algısı pompalıyorsunuz.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@