Paylaşılamayan oyun kolbastı

Trabzon ve yöresinde halk oyunları dendiğinde ilk akla gelen horonun yanında, bölgenin folklorik zenginliğin göstergesi olan kolbastı oyunu da son zamanlarda ülke ve hatta dünya genelinde büyük beğeni toplamaya başladı. Yörede genellikle düğünlerde ve çeş

Bölgesel 01.03.2009, 11:52 15.07.2019, 11:37
Paylaşılamayan oyun kolbastı

Trabzon ve yöresinde halk oyunları dendiğinde ilk akla gelen horonun yanında, bölgenin folklorik zenginliğin göstergesi olan kolbastı oyunu da son zamanlarda ülke ve hatta dünya genelinde büyük beğeni toplamaya başladı.
Yörede genellikle düğünlerde ve çeşitli eğlence etkinliklerinde oynanan kolbastı, Trabzon'da 2007 yılında düzenlenen 1. Karadeniz Oyunları'yla birlikte ilk büyük kitlelerle buluştu.
Trabzonspor'lu oyuncuların, galibiyetlerinin ardından saha içinde oynadığı oyun her kesim tarafından beğeni topladı.
Giresunluların, kolbastı oyununda kullanılan müziğin kendilerini ait olduğunu iddia etmesi üzerine iki kent arasında tartışma başladı.
Giresun Valiliği, yaptırdığı araştırmayla, Kolbastı oyununda kullanılan ''Dere boyu kavaklar'' müziğinin Giresun'a ait olduğunu iddia ederken, son alarak sanatçı Adnan Şenses de bu hareketli oyunun aslında Romanlara ait olduğunu öne sürdü.

-USTASINDAN AÇIKLAMA-

Karadeniz Uşakları Kolbastı Ekibi kurucusu ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Beden Eğitimi Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Engin Erşen, kolbastının tarihinin Trabzon'dan geldiğini belirterek, ''Kolbastı, Cumhuriyet felsefesinin Anadolu'da yeşermiş olduğu 1930'lu yıllarda Trabzon'un Faroz Mahallesi balıkçı barınaklarının bulunduğu kumsalda doğdu'' dedi.
Bu yılların, kolbastının en eski dans formunun oluştuğu ve kurgulandığı yıllar olarak bilindiğini ifade eden Erşen, ''Yörenin ortak yaratıcı hayal gücünün bir eseri olan oyun, 'Trabzon Kol Havası' adımlama teknikleri ile kendi teknik donanımını harmanlayarak, ortaya yepyeni bir dans formunu gün ışığına çıkarmıştır. Faroz Kesmesi olarak bilinen bu mahalli oyunun kökleri Trabzon kolbastısı geleneğinden gelmektedir. 1970'li yıllar dansın fırtına gibi estiği yıllardır'' diye konuştu

-''SERSERİ DANSI YAKIŞTIRMALARI YAPILDI AMA...''

Mahalli dansın uluslararası gösteri ortamına taşınmasını ilk öneren ve ilk yeşil ışığı yakan ismin, dönemin Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay olduğunu anımsatan Erşen, şunları kaydetti:
''Bu olay, dansın yaratıcı hayal gücünü tetiklemiş olması yönünde atılmış önemli bir adımdır. Bu itibarla, 1. Karadeniz Oyunları tarihsel açıdan, kolbastının yeni ufuklarının aralandığı, geleceğe yönelik yöntemin ve dansın ruhu ile ilgili felsefesinin ve stratejisinin yeniden rotasına, yerli yerine oturtulduğu tarihtir. Bu olgu, ''Karadeniz Oyunları'' ile Trabzon'dan başlayan ve dalga, dalga bütün yurdu saran bir moda akımının başladığı, tarihi süreçteki, gelinen en önemli olayıdır. Artık bu dans Türkiye'yi hatta Avrupa'yı sallamıştı. Önce kabullenmediler, serseri dansı gibi yakıştırmalar yaptılar, ama daha sonra bu dansa saygı göstermek zorunda kaldılar.''
Kolbastı dansının ilk kez ne zaman, nasıl ve ne şekilde ortaya çıktığı konusunda bir takım yaklaşımların söz konusu olduğunu belirten Erşen, ''Ama ne var ki tek bilinen gerçek, Trabzon dansın demir aldığı, yelkenlerinin rüzgarla dolduğu, coğrafyanın adıdır. Oyun bu coğrafya üzerinde, değişen ve kökleşen doğa serüvenlerinin sembolize edildiği düşüncesinden hareket ederek doğmuştur'' dedi.

-DANSIN MÜZİĞİ KONUSUNDAKİ TARTIŞMALAR-

Dansın müziği ile ilgili olarak çeşitli tartışmaların yaşandığını kaydeden Erşen, şunları söyledi:
''İlk bakışta kolbastının müziği ''Dere Boyu Kavaklar'' (Giresun), ''Ankara Misket'' ve ''Anadolu Oyun Havası'' gibi anonim yorumlardan hareket etmiş olabilir. Bu gayet doğaldır. Ama ne var ki 1930'lu yılların başında ilk büyük dalga, ''Yaylanın Çimenine Kuzu Yayılır Kuzu'' ile başlayan Trabzon kolbastısının yeni stili de ortaya konmuştur. Ardından gelen ikinci dalga, 1970'li yıllardan itibaren başta İsmail Yazıcıoğlu olmak üzere, Erkan Ocaklı, Fuat Saka, İbrahim Can, İkizler, Sinan Yılmaz ve Kaptan'a kadar uzayan bir aydınlanma süreci yaşadı. Bu usta müzisyenlerin ve yorumcuların yerel motifleri harmanlamalarıyla, günümüze özgü Trabzon kolbastısının orjinal müziği de figürü de ortay çıktı. Elbette bu dans Trabzon'un damarlarından çıkmıştır. Bu stil kendi tarzını, kendi müziğini ve hareketlerini daha çok mahalle içerisinde, oynamış oldukları eğlencelerden aldı. Sadece müzik anlamında değil, dansla iç içe geçen doğa ile ilgili serüvenleri, yaşantısına sokarak, yaşayarak ve de yaşatarak günümüze taşıdı. Bu oyun, Trabzon'un bayrağıdır desek yeridir.''
 

Yorumlar (9)
ÜNAL TAYAR 12 yıl önce
bu giresuna da ne oldu ne kadar çekememezlik var bunlarda bu oyun nerden sizin oluyor anlamadım öz ve öz trabzon oyunudur kıskançlıktan ne yapacaklarını şaşırdılar TRABZON KOLBASTISI kıskananlar çatlasın
fakulte 12 yıl önce
bunlar degılmı karadenızde trabzonsporun ustunlgunu kabullenmeyen zıhnıyet bunlar degılmı trabzon taklıtcıleriii sımdıde kolbastıya sardılar bende dıom yuru anca gıdersın !!!!!
ÖZEN 12 yıl önce
arkadaşlar dun gece okan bayulgenın programında izledim bu giresunluları ama yaptıkları hareketler bıkere bızım tranbzonda krestekı çocugun oynadığı kolbastıyla aynı

belkı bızım mınıkler daha ıyı oynar ve buna ragmen hala kolbastı bızımdır dıye tuhaf acıklamalar gelıyor bu oyunu trabzondan başka ıyı oynayacakta kolay kolay cıkmazzzzz
fatihcora 12 yıl önce
bu oyun erkek oyunudur.Sıfır kollu tişört ve kapri şortla kızları oynatmak içinize siniyorsa buyrun devam edin.
vedabusesi 12 yıl önce
bu tartismanin tek sorumlusu bence sinan yilmazdir sanatci bir aileden olan karadenizin özünden olan sinan yilmaz trabzon kolbastisinin farkli oldugunu bilmesi gerekirdi giresun kolbastisiyla karisdirip ortami germeye gerek yokdu dereboyu kavaklar trazon kolbastisinda yok ama sanatciyim gecinenler isde böyle ortam geriyor
Chief 12 yıl önce
Bunca zaman gıkı cıkmayanLara bak hele figüründen tut müziginden tut bastan assa Trabzonlulara ait olan oyuna bizim oyun diyorLar. İnternette 1990 yılında Trabzonda dügünde kolbastı görüntüleri var ozmn nerdeydiniz kendini akıllı zanneden giresunlular ... Oyun meshur olunca cekememezLik mi basLadı :)) Daha dogru dürüst oynamasını beceremiyorsunuz oyun bizim diyorsunuz gülerler size hahaha aynen bu sekLde -)))
eren nalbant 12 yıl önce
kardeşim 1972 yılında doğdum.cocukluk yıllarında ki dügünlere cok giderdim.neden mi?hoptek oynamak için.şimdi ismi degişti kolbastı oldu.figürleri tamamen modern dans gibi ezberlenmiş,hareketler kullanılıyor.hoptegi elektıro baglaba ve darbuka ile calınan bir hare ketli türkü eşliginde iki erkek tarafından birbirlerine erkeklik taslama kafa kaldırma devamında saldırma sonucunda ise sevgi ile sarılıp oyun biterdi.o günlerde kimsenin bu oyundan haberleri yoktu .belki teknoloji okadar yaygın degildi.bir birimize ulaşamıyorduk.bir birimizden habardar degildik ama ben bu oyunun trabzona özgü olduguna şu örnekle tasdik edeyim.askerde iken girosunlu bir arkadaşım vardı.veda akşamı eglenceye bir kaset getirttim trabzondan.calmaya başladık gel oynayalım dedim adam nedir bu dedi bana bende hoptek dedim biz annamayız dedi hoptekten.annaşıldıgı üzere bu oyun tamamen trabzon işdir.türküler önemli degil hareketlerin kıvraklıgı ve cesaretidir onlar da yannızca trabzonluya aittir. OKADAR...!
Genç Reis 12 yıl önce
bir ülke var türkiyenin milli gıdalarına sahip çıkıyor yoğurta,lokuma,kebaba ve daha bazı yiyeceklere bunlarda onlar gibi oldular birşey üretemiyorlar birilerinin üretikleri değerlere sahip çıkarak gündeme gelmeye çalışıyorlar madem öyle sizin yörenizin oyunu ise zamanında niye sahip çıkmadınız
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@