banner526

banner533

banner535

12.07.2020, 13:45

Beylerbeyi yemeği ve Trabzonsporluluk

Geçen hafta çeşitli sitelerde yer alan daha sonra yerel bir gazetenin manşetine düşen bugün de ulusal medyaya taşınan İstanbul Beylerbeyi’ndeki yemekli toplantının yankıları devam ediyor. 

Trabzonspor eski asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu ile eski yöneticilerden Erdal Atalay, Bülent Akyazıcı, Cahit Erdem ve GS’li Ergun Gürsoy ile Lütfü Arıboğan, Beylerbeyi Trabzon Derneği’nde Mehmet Baykan ve Ali Düşmez’le gayet samimi bir ortamda yemek yediler. 

Peki kim bu isimler? Trabzonspor şampiyonluğa giderken TFF’de Trabzonspor’un emeğine göz dikenlerin başında Mehmet Baykan, Göksel Gümüşdağ, Ali Düşmez, Abdurrahman Arıcı ve bunlara bağlı ekip geliyor. Trabzonspor hakemler tarafından doğranırken, hakemler üzerinden şampiyonluk yarışından düşürülmeye çalışılırken hep bu isimler ön plandaydı.

Trabzonspor’un “duayen” diye tabir edilen isimlerinin bu adamların en tepesindekiyle aynı masada oturması doğru değildi. Trabzonsporlu yöneticiler ve TFF’deki yönetici Mustafa Hacıkerimoğlu bu adamlarla (!) savaşırken, “biz” olarak gördüklerimizin onlarla aynı tabağı paylaşması kusura bakmayın ama Trabzonsporluluk da değildi! 

Beylerbeyi yemeği ve Trabzonsporluluk

“Değildi” ifadesi ağır olabilir! Bunu kullanmamdaki ana neden, Erdal Atalay’ın bu yemek üzerine yaptığı açıklamalar. Ne diyor Atalay; “Mehmet Baykan benim dostum. Onu davet ederken birilerinden izin mi alacağım?” Atalay’a “Baykan’a, Trabzonspor’a yaptığı haksızlıkları sordunuz mu?” sorusu da yöneltilmiş olacak ki, “Trabzonspor’u hiç konuşmadık” da dedi! Evet aynen böyle dedi.

Şimdi biz kalkıp camianın koca koca adamlarına Trabzonsporluluk öğretecek değiliz tabi ki! Ne haddimize efendim! Estağfurullah! Lakin, hem en büyük Trabzonsporlu geçinip hem de Trabzonspor’a operasyon çekenlere eğer o masada hesap sormuyorsanız, bunun altında başka şeyler aramak da en büyük hakkımız değil mi? Baykan’ı o masadaki fotoğrafa neden sokmadıklarını, fotoğraf çekildikten sonra yeniden masaya neden oturtuklarını sorgulamak hakkımız değil mi?Cahit Erdem’in daha bu olay patlamadan bir gazetecinin sorusuna “Hayır, Mehmet Baykan yemeğe katılmadı” cevabını vermesini, “Madem masum bir yemek neden inkar ediyor ki!” gayet mantıksal bir bakışla sorgulamak en büyük hakkımız değil mi? 

Trabzon Barosu’nun Mehmet Baykan hakkında yaptığı suç duyurusundan, Trabzonspor Kulübü’nün de baronun suç duyurusunu TFF’ye taşımasından haberiniz olmasına rağmen “dost” yemeğine çağırdığınız olayların başkahramanını deyim yerindeyse “baş göz” etmenizi eleştirmek en büyük hakkımız değil mi? En büyük Trabzonsporlular olarak “Trabzonspor’u konuşmadık” ifadenize karşılık tam yerine gelip manzara koyarak o atasözünü hatırlatmayalım mı? “Körler sağırlar birbirini ağırlar” da demeyelim mi? 

Neyse...

Camiayı ayağa kaldıran bu yemekle ilgili eski yöneticilerden Mahmut Aksu enterasan ifadeler kullandı. “2010 – 2011 sezonunda görevden ayrıldıktan sonra Fenerbahçe Stadyumu’na gidip Aziz Yıldırım’ın yanında maç izlediler” diyerek başka bir tartışmanın fitilini daha ateşledi. Mahmut Aksu demek istedi ki, “Onlar içinde olmadıkları Trabzonspor’un yanında olmazlar. 2010 – 2011’de de değildiler, bugün de değiller.” 

İşin garip tarafı geliyor şimdi... Tartışmalara uzun zamandır görmediğimiz bir isim daha dahil oldu. Eski TGC başkanımız çok samimi olduğu isimler için twit atmak zorunda kaldı. “Aleni bir dost yemeğinden insanlar yıpratılıyor. Bu isimlerden ihanet çıkmaz” dedi.

Girip baktık, eski başkanımız son 1 yılda sadece 1 twit atmış. Şampiyonluğa giden Trabzonspor’un emeği, alın teri çalınırken kusura bakmasın ama gizlenen başkanımız konu arkadaşları olunca sahneye çıkmış.

Bitmedi... Eski cemiyet başkanımızdan dakikalar sonra eskiden dost son zamanlarda küs olduğu başka bir arkadaşı daha sahneye çıkarak ağabeyleri için twit attı. “Trabzonspor’da birlik olmaz, bir fotoğraftan hain ilan ettiler” dedi!

Trabzonspor sahada şampiyonluğa oynuyor, kasada şampiyonluğa oynuyor! Elbette eksikler, hatalar var! Zaman zaman bunları da gündeme getiriyoruz lakin, mevcut yönetiminin başarısız bulunarak farklı senaryolarla yıkılmaya çalışılması, dışarıdan operasyon çekenlerle kol kola olup, dostluk pozları verilmesi, o dostunun ateşlediği mahallede her yerden tepkiler yükselirken “Trabzonspor’u konuşmadık” denilmesi size de Koca Ragıp Paşa'nın beytini hatırlatmadı mı? “Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler!”

Yorumlar (16)
Hakan 1 ay önce
Ellerine saglik cok guzel bir yazi olmus körler sagirlar birbirini ağırlar ben adanaliyim fanatik trabzonsporluyum bu görüntüyü görünce ben valla bunkardan daha cok trabzonluyum
İbrahim köseoğlu 1 ay önce
Kaleminize sağlık SAYIN yazar. Bazı insanlar Trabzonspor un sahibi görüyor. Bunlar için şampiyonluk önemli değil. Bunlar başta m. Ali yılmaz ve ist. Yaşayan başkanlar için onlar futboldan anlamazlar sadece parayı versinler kulübü biz idare ederiz diyen gurup mensuplarıdırlar. Çalınan şampiyonluklar incelensin. Kim ah ah dedi kim önümüze bakalım dedi kim gönüllerin şampiyonluğu ilan etti. Bir AĞAOĞLU meydana çıktı. Baktılar ki iyi gidiyor yarıyolda bıraktılar. Neyse malesef
Vedat 1 ay önce
Ekrem Al adlı yazarın KUMPAS YOK ŞİKE VAR adlı kitabında benzeri kirli ilişkiler anlatılmış..
Bordopars 1 ay önce
Bu beylere tavsiyem fenerium a gidip birer tane 2010-2011 şampiyonluk kupası alsınlar. Ederi 500 TL çik. Parayla alınan parayla satılır, yakışır bunlara...
Kemal SAKA 1 ay önce
Ben çok istifade ediyorum bu nevi devrilen çamlardan doğrusu. İstanbul mafyası her kulüpte ve şehirde organize olur. Sempatik ilişkiler, dostuklar geliştirir. Trabzon şehrinin kıyılarından böyle gemiler geçmez demek bana pek inandırıcı gelmez. Bal gibide geçer kimi TS kulübü üzerinden var olan ve nüfus geliştiren kimseler çıkıp kişisel muhabbetimiz var diyebilirler. O vakit sorarlar adama acaba TS meşguliyetiniz olmasa idi o sempatik ilişkiler ve dostluklarınız yine de olacakmıydı!?... TS üzerinden var olanlar ile kendini TS'a hizmete adayanlar arasındaki fark. Bunların biri hiçbir şey yapamasa eline bir süpürge alıp, tesislerin önünü süpürmekten veya çöpünü dökmekten gocunmaz, zevkle yapar. Varlık sebebi TS olanlar ise(ikinci gurup), altlarından sandalyesi çekilen idamlık mahkum gibi TS' a muhtaçtırlar. Çek altından TS' u ölürler. Onlara devamlı bol bol ünvan taşımak, paye vermek, yüksek saygı beslemek elzemdir sanırlar. Keşke bilseler, saygı emeğe ve alınterinedir. TS üzerinden değil, kıymeti kendinden olabilmektir aslolan. Her kulüpte o kadar çok kulüpçülük oynayan oldukça yaş baş almış çocuk var ki; bunlar için bizde farozda bol bol kreş açmak gerekiyor. Belkide ancak böyle gençlerin önü açılır. Belki ahkam kesmede mahir "abide-i abiler" den daha çok, kulübe lafdan ziyade hizmet üretecek gönüllü genç dimalara ihtiyaç daha çoktur. Onların böyle yemeklere girebilecek networkleri yok belkide ama olsun yemeklerdeki fotoğraflarda kurulan sandalyelerdeki mütebessim yüzler nazarımda sadece bir tık daha değersizleşmiş oldular. İstanbul ahvalinden bazı kişiler TS'la ilişkilerini düzeltmek ve ortamı yumuşatmak için yanlış kişilerle yemek yemişler; yüzbinlerce TS taraftarı kendi hür aklı ile değerlendirmesini yapıyor ve hırsıza kimin dostu olduğuna bakmaksızın hırsız diyor. Bu kareye girenler dert yanmasın artık, çünkü kendi düşen anlamaz. Bütün izahlar beyhudedir. Bu fotoğraf benim için sadece kınama vesilesidir. Bu yüzden şiddetle kınıyorum!!! Bu nasıl bir pişkinliktir orasını anlamaya aklımda ermiyor doğrusu. Bu yemek fotoğrafı nazarımda bir tür hainlik sembolizmide taşımaktadır. Bu görüşte şüphesiz beni ve bazı isimlere karşı olgunlaşan görüşlerimi bağlar. Son söz; kendi DÜŞEN, AĞLAMASIN. Adı üstünde, bu bir çıkış değil, düşüştür.
İbrahim Cahit Ayazhan 1 ay önce
Bu bir ihanettir.Başka bir şey anlamam.Içinde olmadıkları başarıyı hazmedemiyorlar
Ahmet Güneş 1 ay önce
Kim Trabzonspor un aleyhinde çalışıyorsa Allah topun belasını versin
Güven 1 ay önce
Taraftarda olanı biteni izlesin sessiz sedasız yazık Trabzonspor uma RTE Siyaset tam üç kez hem emeği alınterini çaldılar hemde her seferinde takımı darmadağın ettiler şimdide Gümüşdağ ve çetesi içlerinde hain Trabzonlular şaka gibi ama gerçek 1nisan değil halbuki acaba
Oflu 1 ay önce
Çok güzel bir atasözümüz var. Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. İrlandalıları çok uzakta aramaya gerek yok.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@