Devlet Bahçeli Bayburt'ta konuştu: Hiç kimse kötümserlik aşılamaya tevessül etmesin

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Bayburt'ta konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Asırlar boyunca hem cehaletle savaştık hem de canilerle hesaplaştık. Bir elimizde kalem, diğerinde kılıçla coğrafyalara derin izler bıraktık. Bunu yaparken bekamızı cesaretle, hamiyetle savunduk. Birlik ve beraberliğimizi şuurla, gururla taçlandırdık." dedi.

Bahçeli, partisince Bayburt Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nde partisinin siyasi sorumluluğuna emanet edilen belediyeleri teşekkür, tebrik ve takdir temasıyla planladığı ziyaretlerin dokuzuncusunu gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bayburt'un 31 Mart'ta huzuru seçtiğini, umuda omuz verdiğini belirten Bahçeli, "Millet ve vatan sevdası Bayburt'un diriliş ve şahlanış ruhuyla birleşmiş, şehrin emaneti beş yıllığına MHP'ye geçmiştir. Hepinize müteşekkirim, hepinizden Allah razı olsun. Bayburt'un güvenini boşa çıkarmamak amacıyla gece demeyeceğiz, gündüz demeyeceğiz, Allah'ın izniyle çok çalışacağız. İhtilafları köreltip iş üreteceğiz, hizmet edeceğiz. Milli iradeyi kucaklayıp istikbalin kilitlerini sökeceğiz." diye konuştu.

Bahçeli, devletin ve siyasetin varoluş gayesinin insana hizmet olduğunun altını çizerek, "Hizmet etmek, seferber olmuş gönüllerin marifetidir. Her ne kadar marifet iltifata tabi ise de bizim mükafatımız sadece vatandaşlarımızın mümtaz ve müreffeh hayat şartlarına kavuşmalarıdır. Nitekim merhum Hüseyin Nihal Atsız demişti ki 'En yüce hizmet, karşılık ve kazanç beklemeden yapılan hizmettir'. Çünkü biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Bayburt'a sevdamızın ise ne bedeli ne de ederi vardır." ifadesini kullandı.

MHP'nin, Bayburt'u yükseltmeye kararlı olduğuna işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bugüne kadar yapılan, bu şehrimize kazandırılan her güzelliğe yenilerini eklemek, adım adım, aşama aşama ileriye taşımak yegane gayemizdir. Yola çıkan hizmet kervanımız durmayacak, mola vermeyecektir. Sizler partimize güvendiniz, üç hilalle gönendiniz. Belediye başkanlarımıza inandınız, ümit bağladınız. Bizim de görevimiz hiçbir bahaneye sığınmadan Bayburt'u geleceğe hazırlamak, sosyal, ekonomik ve kültürel güvenceye kavuşması için bütün imkanlarımızla çalışmak ve çabalamaktır."

Bayburt'un kültür merkezi kadar tarih çeşmesi de olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu çeşmeden muzaffer hatıralarımız akar, muvaffakiyetle perçinlenmiş, müteyakkız bir iradeyle bezenmiş şanlı ve şerefli anılarımız taşar. Bayburt denildi mi milli akıllara büyük ceddimiz Dede Korkut gelir. Merhum Fuat Köprülü, Dedem Korkut'u anlatırken şunları söylemişti; 'Terazinin bir kefesine Türk edebiyatının tümünü, diğer kefesine de Dede Korkut'u koysanız yine de Dede Korkut ağır basar'. Dede Korkut, Türklüğün öğüdü, geçmişimizin itibar ve irfan övüncüdür. Türk milleti devlet olmayı, medeniyet kurmayı, adalet ve ahlakla yönetmeyi dünyaya öğretmişse bunun gerisinde nice muhterem büyüğümüzün manevi ve müessir payı vardır. Asırlar boyunca hem cehaletle savaştık hem de canilerle hesaplaştık. Bir elimizde kalem, diğerinde kılıçla coğrafyalara derin izler bıraktık. Bunu yaparken bekamızı cesaretle, hamiyetle savunduk. Birlik ve beraberliğimizi şuurla, gururla taçlandırdık."

"Tarihte en parlak dönemlerimizde bile sorunlarımız olmuştur"

"Öyle zamanlar gelip çattı ki zalimler saf saf karşımıza dizildi, dönem oldu zulüm okları her yanımıza saplandı, yine de düşmedik, yine de pes etmedik. Çünkü maya sağlamdı, süt helaldi, tarih de Türk milletinin eseriydi." ifadesini kullanan Bahçeli, "Milletimizin sinesinden Dede Korkut çıktı, söz söyleyip boy boylayıp soy soylayıp önümüzü ışıttı. Alparslan çıktı bu topraklara 'vatan' dedi, Ertuğrul Gazi çıktı, Söğüt'ün bereketli vadisine ceddin zafer fidelerini dikti. Mustafa Kemal çıktı, Sakarya'dan İzmir'e kadar düşmanı kovaladı. Dün kutladığımız Sakarya Zaferi'mizin 98. yıl dönümü münasebetiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, kurucu kahramanları, aziz şehitlerimizi hürmet ve rahmetle anıyorum." dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün varsak, dünün muhterem fedakarlıkları, kahraman gönül ve vatan evlatları sayesindedir. Bugün büyük bir milletsek, onurumuza düşkün, varlık haklarımıza vurgun bir iradeye bıçkın şekilde sahipsek bunun payesi geçmişteki muazzam mücadele ruhudur. Bu ruhun devamlılığı ceddimize layık olabilmemize, geçmişimizin iftihar sayfalarına mazhar ve müstahak kalabilmemize bağlıdır. Tarihte en parlak dönemlerimizde bile sorunlarımız olmuştur. Yükseldikçe, daha ileriye gittikçe ayaklarımızdan çekiştirenler, önümüze taş koyanlar, ömrümüze kastedenler her zaman bulunmuştur. Korkuyu kovarak, bozgunu bozarak, buhranı buruşturup atarak, yolumuza ve tarihi yolculuğumuza inançla devam ettik, bundan da vazgeçmedik, ödün vermedik."

Devlet Bahçeli, bir oldukça ve yürekler toplu vurdukça şeytani planları, haçlı senaryolarını ve karanlık operasyonları kumdan kale misali devirip dümdüz ettiklerini vurguladı. Bahçeli, şunları kaydetti:

"Çünkü zalimler karşımızda kağıttan kaplandı. Biz ise baş verse de boyun eğmeyen, dik durup diz çökmeyen Bozkurt fıtratlı Türk milletiydik. İhanet imanın karşısında duramaz, işgal ve istila emelleri, güçlü bir irade kudretinin önünde kalamaz, dayanamazdı. Merhum Faruk Nafiz Çamlıbel, Zafer Türküsü'nde tam da Türk milletinin muhteşem duruşunu şu dizelerle haykırmıştı: 'Kazanmak istersen sen de zaferi, gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahraman peri, susandan kaçar da coşana gider'. Nitekim zaferler susanın, sinenin, sönenin ve sövenin değil, nice badireden kahramanca çıkan Türk milletinin hanesine altın harflerle yazılmıştır."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bugünkü CHP, Atatürk'ün CHP'siyle yollarını ayırmış, Kandil muhipliğine, Pensilvanya muhbirliğine soyunmuştur. CHP, emperyalizmin gece bekçisi, Türkiye düşmanlarının kule nöbetçisidir." dedi.

Bahçeli, partisince Bayburt Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, neslini bilmeyen, kökünü tanımayan, kimliğini taşımayan, taşısa bile bunun önemini tarif ve tanımlamaktan esasen mahrumiyet yaşayan kim varsa bugün Türkiye'nin varoluş mücadelesini karaladığını söyledi.

"Bunlar dost düşman ayrımından bihaber gafillerdir." diyen Bahçeli, yapılanı yıkmanın, başarıyı gölgelemenin, ilerlemeyi kösteklemenin ve milli ilkeleri kundaklamanın, bunların meslekleri ve ana meseleleri olduğunu anlattı.

Bu kişilerin her şeye kulp taktıklarını ve her atılganlığa tuzak kurmakta rakipsiz olduklarını belirten Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Milli atılımı engellemek, tarihi haklarımızı eritmek için çırpınırlar. Adına 'demokrasi' derler, terör örgütünün hedeflerine perde çekerler. Adına 'barış' derler, ihanetin aklanmasına, bekanın tahrip edilmesine heves ve hizmetkarlık ederler. Adına 'özgürlük' derler, devlete ve millete hakareti normal ve sıradan gösterirler. Türkiye'nin güvenliği için S-400 Hava ve Füze Savunma Sistemi alınır, 'Yapmayın, almayın, ABD'nin tepkisini çekmeyin' korkaklığını seslendirirler. Afrin'e Zeytin Dalı Harekatı yapılır, 'Ne işimiz var orada, sakın şehir merkezine girmeyin' derler. PKK/YPG zehir saçar, ülkemize saldırır, 'YPG bize mi saldıracakmış?' diyerek safa yatarlar, hainlerin değirmenine su taşırlar. Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerinde hendek kazıp işgal planları yapan teröristlere 'arkadaş' diye seslenirler, 'Yeniden hendekler mi olsun?' sorusuna, 'Hangi hendekler?' diyerek skandal cevap verirler. İşte zillete düşmek budur. İşte rezalete ortaklık ve payandalık böyle bir şeydir."

Bahçeli, "Bugünkü CHP, Atatürk'ün CHP'siyle yollarını ayırmış, Kandil muhipliğine, Pensilvanya muhbirliğine soyunmuştur. CHP, emperyalizmin gece bekçisi, Türkiye düşmanlarının kule nöbetçisidir. Karşımızdaki CHP siyaseti, tarihsel çizgisinden vahim bir sapma haline delalettir. Bu CHP'nin aklı kiralık, siyaseti rehinli, istikameti aşırı risklidir." diye konuştu.

 "HDP ile al takke ver külah içindedir"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Türkiye yönetilmiyor, Türkiye savruluyor." iddiasında bulunduğunu anımsatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Aslında savrulan kendisi ve partisidir. Ne yazık ki bu yalın gerçeğin farkında bile değildir. Bu savrulmanın rotası direkt uçuruma açılmaktadır. Terörle mücadeleden, teröre yardım ve yataklık yapan sözde belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasından rahatsız ve memnuniyetsiz bugünkü CHP, husumet odağına yerleşmiştir. HDP ile al takke ver külah içindedir. PKK ile tesis edilen gizli kapaklı ilişki ve irtibat ağlarının tam ortasındadır. YPG ise CHP'ye göre sözde vatanlarını savunan bir örgüttür. Kandil CHP'yi arkaladıkça, CHP'ye arka çıktıkça, HDP ile CHP zillet şemsiyesi altında el ele yürüdükçe kirli çamaşırlar birer birer etrafa saçılmaktadır. Türkiye'nin milli tezlerine, terörün hakkından gelmek için devam eden yüksek mücadele sürecine yabancı kalan bir partinin gerçek yüzünü aziz milletimiz ve Bayburtlu kardeşlerim mutlaka görmelidir."

Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyarbakır'a gidip bölücü ve terör sevici sözde belediye başkanlarına destek veren, hukuki ve meşru idari tasarrufu gaflet ve dalalet olarak yaftalayan bir anlayışın Türkiye'ye vereceği hiçbir şey yoktur. Bunların bildiği, Yenikapı'ya hizmet aracı sergisi açmaktır. Buradaki maksat da esasen 7 Ağustos Yenikapı ruhunu zedelemek, HDP ve PKK ile ortaklığı gizlemeye tevessül etmektir. İhaneti israf bahanesiyle örtme gayretkeşliği, bir bakıma ifritten medet ummanın kötürüm ve köhne kisvesidir. Sözde otomobil israfıyla meşgul olanlar, anaların israf olmuş yıllarını, milli bekayı imha etmek isteyen şerefsizleri nasıl görmezler, nasıl bilmezler? İsraf çığırtkanları Türkiye'nin egemenlik haklarına vurulmak istenen prangaları hangi mantık ve mazeretle yok sayarlar? Yenikapı'ya otomobil galerisi açacak kadar çıldıran kırık sandalyeli şahısların varmak istediği yer neresidir? CHP'nin HDP'ye diyet ödediği, verdiği siyasi borç senetlerinin altında ezildiği çok açıktır. CHP'nin yılan yuvasında gelecek hayali kurması, teröristlere sevimlilik ve şirinlik yapması affedilemez bir çürümedir."

"Hiç kimse kötümserlik aşılamaya tevessül etmesin"

Yeni hükümet sistemini kötü göstermek için iftira yarışına girenlerin CHP'nin kanatları altında olduğunu dile getiren Bahçeli, "Diyorlar ki, 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tutmadı'. Diyorlar ki, 'Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir model yok'. Diyorlar ki, 'Yeni sistem bir yılda hem hukuku hem demokrasiyi hem de ekonomiyi çökertti'. Daha da ileri gidip halkın yeni sisteme karşı olduğunu ifade ediyorlar. Bu iddiaların hepsi yalan, alayı palavradır. İflas bayrağını çeken siyaset fukaraları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne itibar suikastı yaparak sonuç alacaklarını zannediyor ancak başaramayacaklar, yırtıkları yama tutmayacak, mızrakları çuvala sığmayacaktır. Türk milleti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde geleceğini buldu, tarihi kaynaklarıyla buluştu, huzur, gelişme, zenginleşme ve büyüme ümitlerini yakaladı." ifadesini kullandı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları kaydetti:

"Partisinden istifasıyla tıynetine ve kulağına fısıldanan gizli gündeme uygun olanı yapan Serok Ahmet, ikide bir başını kaldıran ve geçmişte kozmik odayı kozmetik odaya çevirip FETÖ'yü buraya sokan şahıs, ne yapsa boş ne söylese boşunadır. Yeni sistemin henüz bir yılı dolmuştur. Zaman içinde aksayan yönleri, eksik kalan tarafları ortak akılla düzeltilebilecektir. Hiç kimse felaket tellallığı yapmasın. Hiç kimse kötümserlik aşılamaya tevessül etmesin. Parlamenter sistemin ağırlıkları tasfiye edilmiş, dezavantajları onarılmış, siyasi ve ahlaki kucaklaşma dönemi başlamıştır."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kan ve insan tacirlerinin kaçacak yeri kalmamıştır. Anaların akan gözyaşları, haklı tepkileri CHP ile HDP'yi zora sokmuştur." dedi.

Bahçeli, partisince Bayburt Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde, demokrasinin düne nazaran daha iyi seviyede olduğunu, müspet sürecin gittikçe güçlendiğini söyledi.

Adalet ve hukuk alanındaki gelişmelerin umut verici olduğunu dile getiren Bahçeli, "Ekonomide onca saldırı ve kuşatmaya rağmen en kötü geride kalmış, faiz, enflasyon gerilemeye başlamış, döviz kurunun ateşi de düşme trendine girmiştir. Ekonomik büyüme dinamiklerindeki performans iyimser beklentileri kamçılamaktadır." diye konuştu.

Türkiye'nin içeride ve dışarıda, yani çok cepheli bir mücadele içinde olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Pençe 1, Pençe 2, Pençe 3, Kıran 1, Kıran 2 operasyonları eş güdüm ve eş zamanlı şekilde icra edilirken terör örgütü köşeye sıkışmış, bu sayede Diyarbakır'da analar CHP'nin ikizi HDP'den dağa kaçırılan evlatlarını istemek suretiyle il başkanlığının kapısına dayanmışlardır. Kan ve insan tacirlerinin kaçacak yeri kalmamıştır. Anaların akan gözyaşları, haklı tepkileri CHP ile HDP'yi zora sokmuştur. Bu tablonun neresinde hezimet, neresinde yıkım ve yeni sistemin zaafı vardır? İzaha çalıştığım bu gerçekler nasıl örtbas edilecektir? CHP itiraz etse de şimdi sıra Fırat'ın doğusuna gelmiştir. Ya söz konusu güvenli bölge Türkiye'nin meşru güvenlik ihtiyaçlarına göre kurulacak ya da Fırat'ın doğusunda hilalin iradesi yükselecektir. ABD'nin oyalama taktikleri, terör örgütü PKK/YPG'ye tırlar dolusu silah sevkiyatı Türkiye'nin azmini kırmaya yetmeyecek, tehditler işe yaramayacaktır."

"Türk milleti zilleti muhakkak alt edecektir"

Türk milletinin zilleti muhakkak alt edeceğine dikkati çeken Bahçeli, bunun başka çaresi olmadığını söyledi.

Devlet Bahçeli, CHP, HDP, İYİ Parti ve diğer iş birlikçilerinin korkularının bundan olduğuna işaret ederek, "Ne var ki korkunun sonu ve sonucu yoktur. Kim ne yaptıysa bedelini ödeyecektir. Türk milletine kafa tutanın akıbeti, kafasının kopmasıdır. Terör örgütlerini bekleyen son da budur. CHP terörle mücadeleyi sulandırmaktan, HDP ile girdiği zelil ortaklıktan derhal vazgeçmelidir. CHP yönetimi biraz erdem sahibiyse yanlışa sırt dönecek dirayeti gösterebilmelidir." ifadesini kullandı.

Milli meselelerin siyaset üstü ele alınması gerektiğini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:

"Gizli ajandaların, sinsi müzakere ve mutabakatların yörüngesinden kurtarılmalıdır. Milli güvenliğimiz oy hesaplarına kurban verilmemelidir. Türkiye yandıktan, beka harap olduktan sonra neyin siyasetini nasıl ve hangi hakla yapacağız? Milletin soluğu kesilince, vatanın üzerine esaret şalı örtülünce sandık neye yarayacak, 'çok oy aldım', 'az oy kazandım' demenin manası ne olacaktır? 'Önce ülkem ve milletim' demedikten sonra kayıp mukadderdir. Siyasi ego ve nefsi dizginlenmeyen, milli çıkarları ve istiklal haklarımızı görmezden gelen kim varsa başkalarının uşağı olmaya mahkumdur. Biz ne uşak olacağız ne de başkalarını uşak göreceğiz. Biz tam bağımsız yaşayacağız, Türkiye Cumhuriyeti'nin sonsuza kadar yaşaması için cansa can vereceğiz, fedakarlıksa bunun gereğini sonuna kadar yapacağız."

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye'den Suriye çıkarmaya, Türkiye'yi Irak'a çevirmeye, Türkiye'nin gelecek aydınlığını söndürmeye çalışanların vatan haini, millet düşmanı olduklarının bilinmesi gerektiğinin altını çizerek, "Sığınmacı akınıyla ülkemizi tehdit edenler ters köşeye yatacaklardır. Bunlara karşı vatanımızı hep birlikte ve korkusuzca savunacağız. Bunlara karşı devletimizin ve hükümetimizin arkasında sapasağlam duracağız. Cumhur İttifakı'nı siyasi hesap yapmadan, dürüstlükten ayrılmadan, inançla ve samimiyetle yaşatacağız. 2023 lider ülke Türkiye hedefine kesinlikle hizmet edeceğiz. Cumhur İttifakı'nı sabote etmeyi aklından geçiren, 'parti kuruyorum' diyerek küresel sömürü çarkına yakalarını kaptıran, oyuna gelip Türkiye'yi hançerlemeyi düşünen, FETÖ'ye ve PKK'ya gülücükler saçan, gevezelikte sınır tanımayıp özgül ağırlıklarını beş paralık edenlere asla fırsat vermeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

 "Türkiye mazlumların nabız atışıdır"

Türkiye'nin mazlumların nabız atışı olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Türk milleti zalimlerin tam karşısındadır. Direne direne kazanacağız, mücadele ede ede her türlü musibetten kurtulacağız. MHP ile AK Parti'nin teşekkül ettirdiği Cumhur İttifakı bunu sağlamaya muktedirdir. İstikbal bizimdir. İrade Türk milletinindir. İstiklal Türkiye'nin ebedi hakkıdır. Hakkımızı yedirmeyiz, hakkımızı ezdirmeyiz. Gerekirse hakkımızı söke söke almasını da biliriz." dedi.

Türkiye'nin huzura ve sükunete birlik, beraberlik ve kardeşlik hukuku içinde mutlaka ulaşacağını belirten Bahçeli, "Buna CHP, HDP, İP, PKK, FETÖ, yerli ve yabancı iş birlikçileri, hayasız destekçileri engel olamayacaktır. Şehitlerimiz ve gazilerimizin emanetleri heba edilmeyecektir." diye konuştu.

Diyarbakır'ın Kulp ilçesi ile Muş arasında bulunan bölgede 12 Eylül'de teröristler tarafından yola döşenen patlayıcının sivil aracın geçişi sırasında infilak etmesi sonucunda 7 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 kişinin de yaralandığını anımsatan Bahçeli, şehitlere rahmet, yaralılara şifa, ailelerine ve Türk milletine sabır diledi.

Bahçeli, "Acı bizimdir, hesabını sormak da milli namusa aittir. Diyor ya Dede Korkut, beri gel aslanım oğul, Karadeniz gibi dalgalanıp gelen kafirin askeridir. Gün gibi ışıldayıp gelen kafirin başındaki miğferidir. Yıldız gibi parlayıp gelen kafirin mızrağıdır. Onlar gelsin dursun, biz de onların üstüne üstüne gidiyoruz. Olacakları hainler düşünsün diye her yere ve herkese meydan okuyoruz. Kan döken, döktüğü yerde, dökülen kanlarda boğulacaktır. Eden bulacaktır. Yapan çekecektir. Elhak ihanet ve melanet cezasız bırakılmayacaktır." ifadelerini kullandı.

"MHP varsa gelecek parlaktır"

Devlet Bahçeli, MHP'li belediyelerde tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeme konusunda bugüne kadar ahlak ve demokrasi mücadelesine adanmış bir ruhla hizmet edildiğini, aynı şekilde devam edileceğini söyledi.

Belediyeciliğin insanı merkezine alan, milli ve manevi ölçülere uyması elzem demokratik bir görev olduğunu anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bizim için belediye demek mazlum ve mağdurların imdadına koşan, garip gurebayı muhafaza eden devasa bir yürek demektir. Bizim maksadımız halistir, mazimiz temizdir, hedeflerimiz ise büyüktür. MHP varsa umutlar diridir. MHP varsa gelecek parlaktır. MHP varsa henüz hiçbir şey bitmiş değildir. Vazgeçilmez hazinemiz vatan ve millet sevgisidir. Tartışmaya açık olmayan kararlığımız Türkiye ve Türk milletinin milli, tarihi, kültürel hak ve çıkarlarıdır. Üzerine titrediğimiz hassasiyet ise dünyayı Türkçe okuyabilmektir."

Vatandaşların desteğiyle Bayburt'ta görev yapan belediye başkanlarının çare bekleyenleri, dertlerinden bunalanları, bir el gözleyenleri kucaklayacağını dile getiren Bahçeli, "Bizde ayrımcılık yapmak, partizanlığa heves etmek, yandaşları kayırarak ilerlemek yoktur. Devletin kaynaklarını peşkeş çekmek, ulufe dağıtır gibi millet emanetini çiğnemek yoktur. Güvence bizzat MHP'nin duruşu, engin tecrübesi ve haysiyetli mazisidir." diye konuştu.

Belediye başkanlarının halkın emrinde olduğuna dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hiçbir odak, hiçbir sahte demokrat ve proje elemanı Bayburtlu kardeşlerimizle aramıza giremeyecektir. Hizmet sevdamızın önünü kesemeyeceklerdir. Dengeli şehircilik iddiamızdan, herkese ve her kesime ulaşma gayemizden ödün vermeden Bayburt'u yükselteceğiz. Çalışmaya ve başarmaya sınır koymayacağız. Daha güzeline, daha fazlasına, daha çoğuna ulaşmanın bahanesi de asla olmayacaktır."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "MHP olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne desteğimiz tamdır. Bunu yaparken herhangi bir karşılık beklemiyoruz. Biz ülkeyi karşılıksız seviyoruz." dedi.

MHP Köse İlçe Başkanlığını ziyaret eden Bahçeli, vatandaşlara 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'ndeki destekleri dolayısıyla teşekkür etti.

Bahçeli, MHP'nin vatandaşların desteğiyle 31 Mart seçimlerinde 1'i büyükşehir, 10'u da il olmak üzere 234 belediye başkanlığını kazandığını söyledi.

Türkiye'de 9 Temmuz 2018'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğini anımsatan Bahçeli, "Bu sistem ülkemiz açısından, kanaatimiz odur ki hayırlara vesile olacaktır. 1946'dan bu yana çok partili siyasi sistemle ülkemiz yönetiliyor, zaman zaman bu sistemin işleyişi önemli krizler, kaoslar, kargaşalar yaratıyor ama ülke bir türlü istikrar bulup geleceğe yönelik bir hizmeti ortaya koyamıyor." diye konuştu.

Bunların birçok örneği olduğuna işaret eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Millet olarak demokrasi içinde hangi siyasi partiden olursak olalım, bu süreçleri yaşayarak geldik. Evvelsi gün 12 Eylül'ü yaşadık. Eğer bir aydan bu yana cumhurbaşkanlığı seçimi tartışması olmamış ve bir kişi cumhurbaşkanı seçilmiş olsaydı 12 Eylül'ün o acılı anarşi dolu günlerinin ötesinde Türkiye'de cumhurbaşkanı seçilemiyor gerekçesiyle 12 Eylül darbesi olmazdı ama oldu. Sıkıntıları çekenler biliyor. Bunun bir benzerine de 15 Temmuz'da şahit olduk."

"Bunu yaparken herhangi bir karşılık beklemiyoruz"

Konuya ilişkin üç şey söylemek istediğini dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir, ülke demokraside güçlenerek devam etmeli. İkincisi, toplumsal hayatımız normalleşmeli. Üçüncüsü de Türkiye'nin sosyal ve ekonomik meselelerini çözebilecek bir istikrara kavuşturulmalı. Eğer millet olarak bunu başarırsak... Bir yılı aşkın süredir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bunun bazı örneklerini gördüğümüz içindir ki ülkemiz açısından çok faydalı olacaktır. Pençe 1, Pençe 2, Pençe 3, Kıran 1, Kıran 2... Terörle mücadelede bu dönem içinde önemli sonuçlar elde edilmiştir. Artık bu ülke terörden kurtarılmalıdır. Herkes huzur ve güven içinde yaşayabilmeli, evlatlarına sahip çıkmalı ve onları en iyi şekilde yetiştirebilecek yolu bulmalıdır. Böyle bir durumda mesafeler alınırken tekrar parlamenter sistem dediğimiz koalisyonlu, çatışmacı, kargaşa yaratıcı bir dönemi yaşamak istemiyoruz."

Devlet Bahçeli, MHP'nin TBMM'de 49 milletvekili ile temsil edildiğini hatırlatarak şunları kaydetti:

"Bugünkü şartlarda terörle mücadele, Irak, Suriye'deki gelişmelerde, Güneydoğu Anadolu'daki hendeklerin, enkazların kapatılmasında, bölücü terörün son bulmasında, ABD ile Rusya arasında başı dik bir ülke politikasıyla yolumuza devam ederek tam bağımsız bir ülke olma yolunda önemli adımlar atmayı düşündüğümüz içindir ki MHP olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne desteğimiz tamdır. Bunu yaparken herhangi bir karşılık beklemiyoruz. Biz ülkeyi karşılıksız seviyoruz. Ülke de bizi severse bir gün belki de iktidar oluruz ama sevmemiş olsa dahi üzerimize düşeni yaparız."

Ziyarete TBMM Başkan Vekili Celal Adan, MHP Genel Başkan Yardımcıları Kamil Aydın, Sadir Durmaz ve Mevlüt Karakaya, Genel Sekreter İsmet Büyükataman, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, MHP Bayburt Milletvekili Fetani Battal, Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Köse Belediye Başkanı Turgay Kesler, MHP Gümüşhane İl Başkanı Nadim Aydın ve MHP Köse İlçe Başkanı Şerafettin Kazancı ile diğer ilgililer katıldı.

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2019, 16:53
inci

Son dakika Trabzonspor haberleri ve Son dakika Trabzon Haberleri
YORUM EKLE
YORUMLAR
DuRsUnTeMeL
DuRsUnTeMeL - 7 ay Önce

Koltuğunu korumak için kimlere yamandığını biliyoruz bahçeli sen Ekrem İmamoğluna söz söyleyecek en son kişisin Trabzonlu teröre destek vermez sen işine bak yalakalığa devam etki koltuğun sallantıda olmasın. Seni kaliye alıp cevap bile vermez ne Ekrem İmamoğlu ne de hiçbir CHP li.

Ali KAYA
Ali KAYA - 7 ay Önce

Sahibinin sesi. Hiç durmadan konuşuyor. Çenesi iyice düştü.

Trabzonlu
Trabzonlu - 7 ay Önce

Açıklamalarıyla PKKlıları sürekli dumur eden adam gibi adam: Devlet Bahçeli

ali
ali - 7 ay Önce

Stepne Bayburtta

Uğur yalçın
Uğur yalçın - 7 ay Önce

Yarın Ekrem İmamoğlu na bu söylediklerinin tam tersini söyleyebilir sarılır öper koklar çok yiğit adamsın sensiz Türkiye nin bekası tehlikeye ğirer der şaşırma aynı eskide olduğu ğibi yaptıkları yapacaklarının aynasıdır AKP ye Erdoğana da böyle neler sallamıştı sonra sı malum yanar döner ciddiye alınmaz

SIRADAKİ HABER