Anahtar Deliği 03.04.2026- Köylerine hizmet götüren futbolcular
KÖYLERİNE HİZMET GÖTÜREN FUTBOLCULAR
Vefa denilen şey şöhretten değil, soydan ve karakterden geliyor. “Köylerine hizmet götüren futbolcular derneği”ne Trabzonsporlu Paul Onuachu da katıldı. Afrika kökenli olup yoksul yakınlarına, komşularına ve vatandaşlarına her türlü desteği veren oyuncuların sayısı artıyor.
Derneğin ismini büyük harfle yazmadık, çünkü böyle bir teşekkül gerçek anlamda mevcut değil. Ancak kavram olarak Afrika çıkışlı futbolcuların gösterdiği vefa, böyle bir sanal oluşumun gerçekliğine hizmet ediyor. Trabzonspor’un dev golcüsü de aynı yolda yürüyor.
Onuachu’nun memleketi Nijerya’nın Owerri Bölgesi’ndeki Amokohia köyünde yaklaşık 450 bin dolarlık bir sağlık merkezi inşa ettirmeye başladığı ortaya çıktı. Daha önce de Drogba, Kalou, Eboue, Kanu, Appiah, Yobo, Kante ve Mane gibi futbolcular, yoksullukla boğuşan köylerine büyük yardımlar yaparak dünya basınında yer almıştı.
Sahada golleriyle yıldızlaşan, Afrika Kupası yüzünden 1 ay takımdan ayrı kalmasına rağmen 24 golle Trendyol Süper Lig’de zirvede yer alan Onuachu, Trabzonspor taraftarlarından sonra kendi köyü Amokohia’da da gönüllere girmeyi başardı. Üstelik, iyilik yerinde kalsın, reklam olmasın diye bunu da kimseyle paylaşmadı.

***
TRABZON’UN UMUDU; MAYIS’TA YERLİ TURİST
Nisan’a girdik; yeni turizm sezonuna bir şey kalmadı. Mayıs ayı, izinlerle ve tatillerle dolu. Dünya yanı başımızdaki sıcak savaşın olumsuz etkilerini yaşamaya devam ederken, bölge turizminde müteşebbis gözünü yerli’ye çevirdi.
Her ne kadar geçen hafta bazı turizmciler “Savaş bize olumsuz yansımaz. Geleceğimiz Araplara bağlı değil” şeklinde mesajlar verse de, Körfez ülkelerinden beklentiler hayli düştü. Çünkü geçen yıllardaki gibi net rezervasyon network’leri yok. Böylece iç turizm emisyonundaki genişleme umudu, Trabzon merkezli turizm-seyahat firmalarının tek ümidi oldu.
1 Mayıs ve 19 Mayıs tatilleri hafta sonlarıyla birleştirilebiliyor. 26 Mayıs Salı Arefe, 27-30 Mayıs ise 4 buçuk günlük Kurban Bayramı tatili olarak bekleniyor. Bayramda 23 Mayıs’tan itibaren 9 günlük tatil verilmesi öngörülüyor.
Nisan ayına girdiğimiz şu günlerde turizmcilerin gözü Mayıs tatillerinde ve izinlerini Doğu Karadeniz’in bahar serininde geçirmek isteyen yerli potansiyel üzerinde. Aracı firmalar, acente ve oteller, araç kiralama ve rehberlik firmaları şimdi hazırlık, kampanya ve yatırımlarını tamamen Mayıs takvimine göre şekillendiriyor.

***
KAMUDA ÖZEL UNVANLAR VE EMEĞE SAYGI
2006 yılında çıkarılan bir yönergeyle kamu görevinde 20 yılı sorunsuz ve başarılı şekilde geçiren öğretmenlere sınavla uzman öğretmenlik unvanı verildi.
Uzman öğretmen olarak en az 10 yıl hizmeti bulunan, bu unvan altında çalışmış olmasa da aynı kıdem ve şartlara sahip olan, bunlarla birlikte kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almayan ve MEB tarafından düzenlenen Başöğretmenlik Eğitim Programı'nı tamamlayıp açılan sınavdan başarıyla çıkan kıdemli personele ise başöğretmenlik unvanı ataması yapıldı.
Trabzon Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde bu unvanla görev yapan; amirler ve personel kadar denetim en önemli muhatapları konumundaki cezaevi personeli ve hükümlülerce sevilerek sayılan Mustafa Karakuş, meslekte 41. yılını doldurdu. Bu nedenle kendisine önceki gün bir onur belgesi takdim edildi, bir de pasta kesildi.
Karakuş, özellikle zorunlu Doğu görevini uzatıp memleketin her yerinde eğitim hizmetini özümseyerek yerine getirenlerden olmuştu. Halk Eğitim, Milli Eğitim ve farklı okullarda müdürlük de yapmıştı.
Şimdi Trabzon Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde iş arkadaşlarının yükünü hafifletiyor, tecrübe ve tavsiyelerini paylaşıyor, hükümlülerin dert ortağı oluyor ve onların toplumla bütünleşmeleri için de mesai gözetmeksizin yoğun gayretle çalışmaya devam ediyor.
Böylesine sevilmesi ise sadece mesleki geçmişi ve özverisi değil, kurduğu örnek iletişimle öne çıkıyor. Keşke kamuda hep böyle müspet, iç açıcı, örnek gelişmeler olagelse. Başöğretmen Mustafa Hocamıza 41 kere maşallah diyerek biz de tebrik ediyoruz.

***
EMEKLİLİKTE UNVANLARIN GERİ ALINMASI!
Başöğretmenlik, kamu, kıdem, özveri, idealizm ve taltif derken söz Cemal Yazıcı’ya geldi. Cemal Hoca, Trabzon eğitim dünyasının önemli isimlerinden. Geçmişi 61 yılı aşan Fatih Eğitim Fakültesi’nin akılda kalan hocalarından.
Bugün fakültede görevli çoğu profesör ünvanlı birçok profesör ona ‘Hocaların hocası’ diyor. Hatta onlara göre bir duayen. Şimdilerde günlerini Akçaabat’taki köyünde geçiriyor ve davet edildiği yerlerde birikimlerini paylaşarak Milli Eğitim’e hizmeti sürdürüyor.
Yine Milli Eğitim ile ilgili bir konferansta konuşmasına tanıklık ettik. Cemal Hoca diyor ki:
“Meslektaşlarımızın norm kadroya takılması, ekstra imtihanlara muhatap bırakılması, öğretmen çıkmalarına rağmen birçok haksız yeterlilikle sınanması, atanma sorunu kadar emekliliği gelenlerin kazanılmış son unvanı ile emekli edilmemesi büyük haksızlık. Profesör emekli olduğunda profesördür. Özlük hakları aynı şekilde devam eder. Fakat emekliye ayrılan bir öğretmenin başöğretmenliği de, uzman öğretmenliği de elinden alınıyor. Maaşları yarı yarıya düşüyor. Öğretmenlerin maddi-manevi haklarını almalarının özlemi içerisindeyim.”
İşleyişin böyle olduğunu tahmin etmezdik; üzülerek öğrendik. Gerçekten de muvazzaflıkta belli yeterliliklerden geçerek alınmış unvanın emeklilikte geri çekilmesi ya da kaldırılması… Haksızlık değilse nedir?

Kaynak:Haber61
