banner192

Mehmet Ali Yılmaz neler söyledi?

Trabzonspor eski Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, "Şike soruşturmasıyla ilgili olarak polisin yaptığı çalışmaları hiçe saymak haksızlık olur. 14 Nisan'dan bu yana emniyet yetkilileri Federasyon'un yapması gereken işleri yapmış ve böyle bir durum ortaya çıkmıştı

Mehmet Ali Yılmaz neler söyledi?

Trabzonspor eski Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, "Şike soruşturmasıyla ilgili olarak polisin yaptığı çalışmaları hiçe saymak haksızlık olur. 14 Nisan'dan bu yana emniyet yetkilileri Federasyon'un yapması gereken işleri yapmış ve böyle bir durum ortaya çıkmıştır" dedi. 

ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ

Mehmet Ali Yılmaz, yaşananların üzücü olduğunu belirterek, "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bunu ortaya koyan cumhuriyet savcıları aracılığıyla polislerimiz. Ortada bir durum var. Çok acele karar vermek de yanlış. Geç karar vermek de yanlış" dedi.

TUTUKLAMA KARARLARI DİSİPLİH CEZASI VERMEK İÇİN YETERLİDİR

Federasyon'un şu an itibariyle disiplin cezası uygulamamak gibi mutlak bir karar vermesinin yanlış olduğunu savunan Yılmaz, "Sonradan bu kararı değiştirmek tehlikesi de var. O zaman daha büyük sorunlarla karşılaşırsınız. Bence çok acele edildi. Bu konularda iddianame bekleneceğini mahkemenin tutuklama kararına bakmak gerekir. Bu önemli bir faktördür. Ergenekon'dan tutuklananlardan da böyle tutuklanmıştır" diye konuştu.

AYDINLAR ETKİ ALTINDA BİR KARAR VERMİŞTİR

Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın açıklamasını değerlendiren Yılmaz, "Etki altında verilmiş bir karar. Emniyetin çalışmalarının, savcıların sorgularının ve hukukun vereceği karara önceden yol kesmektir; çünkü hukuk bunu ortaya koyarsa sonra verdiğiniz bu kararı nasıl geri alacaksınız. Tutuklamalar disiplin cezasına vermeleri için yeterli bir nedendi. İddianameye beklemeye gerek yok" dedi.

TRABZONSPOR SAHADA ERKEKÇE MÜCADELE EDEN BİR TAKIMDIR

Soruşturma kapsamında Trabzonspor'un isminin anılıyor olmasına çok üzüldüğünü belirten Onursal başkan Mehmet Ali Yılmaz, "Bizim camiamızın bu tür olaylarla anılması son derece üzücü. Bizim spor anlayışımız başarıyı sahada yakalamaktır. Hiç bir zaman saha dışı olaylara girmedik. Bu yazılanlar doğruysa çok üzücü. Biz bunları aklımızdan bile geçirmeyiz. Biz erkekçe çıkar, kazanır. Umarım arkadaşlarımız bu soruşturmadan alınlarının aklarıyla çıkar" şeklinde konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fatih.aktürk - 5 yıl önce
Trabzonspor klübünün en zor gününde yanında olmayan iyi günde yanında oluyorsa sorgulamak lazım..! Sadri Başkan ve yöneticiler aklanınca bu tarz konuşmaları yapmak neyi değiştirir..Onlar orada zor şartlardayken niye çıkıp masaya yumruğunuzu vurmadınız..! Trabzonspor'u bu işlere karıştırmayın demediniz..! ne zaman ki suçsuz olduğumuz anlaşıldı çıkıp konuştunuz..
Avatar
gökhan - 5 yıl önce
Spor Hukuku Enstitüsü, TFF'nin şike soruşturmasında izlemesi gereken yol ile ilgili bir açıklama yaptı.



Spor Hukuku Enstitüsü'nden yapılan açıklama şöyle;



Türkiye'nin kamuoyunu bir süredir öncelikli olarak meşgul eden "futbolda şike" soruşturmasının, gözaltılar ve tutuklamalarla başlayıp yeni dalgalarla devam eden süreci, Türkiye Futbol Federasyonu'nun 11.07.2011 tarihli açıklaması ile farklı bir boyut kazanmıştır.



Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 157. ve 153. maddelerine göre soruşturmanın selameti açısından Adli mercilerce verilen "gizlilik" kararı nedeniyle delillere ulaşamayan Türkiye Futbol Federasyonu; "Elimize ulaşmış bir delil yoktur. Biz kararımızı iddianame hazırlanıp mahkemece kabule edildikten sonra karar vereceğiz" diyerek bir teslimiyet içerisine girmiştir.



Ancak bu teslimiyet ifade edilirken, evrensel şekilde benimsenmiş olan, "Dünyada iki hukuk düzeni vardır, biri Devletlerin hukuk düzeni, diğeri sporun hukuk düzenidir" tanımlaması göz ardı edilmiştir. Oysa bu tanım Türkiye'de de gerek 2008 Spor Şurası Kararları, gerek Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporu, gerekse TBMM Spor Araştırma Komisyonu Raporunda da benimsenerek zikredilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 59. maddesine yapılmış olan hüküm ilavesi ile Anayasa düzeyinde tescil edilmiştir.



Bu durumun anlamı, Devletin hukuk düzeni ile Sporun hukuk düzeninin, biri birlerine bağımlı olmaksızın, biri birlerini etkiler veya engeller olmaksızın kendi mecralarında işlemelerinin gerektiğidir.



Esasen, konu olan "futbolda şike" soruşturma ve kovuşturmasında adli merciler, ceza hukuku açısından gerçek kişileri hedef alırken, spor hukuku ve onu uygulamakla yetkili merciler öncelikle tüzel kişilikleri hedef almaktadır.

Ancak, adli mercilerin ellerinde bulunan kovuşturma bulgularını, yetkili sportif mercilerin de incelemelerine sunmamaları, bir hukuk düzeninin, diğer hukuk düzeninin işlemesini engeller niteliktedir. Adli mercilerce, sportif mercilerin delillere ulaşmasını sağlaması, gizlilik kararının ihlali olmayacağı gibi, Anayasa'nın 59. maddesinde yerini almış olan Sportif Yargının işleyebilmesi için de bir yükümlülüğüdür.



Devletin hukuk düzeni uygulayıcılarının klasik hukuk bilgi ve uygulamalarına uymayan bu SPOR HUKUKU'nun "sui generis" yapı ve niteliğine uymaları ve kabullenmelerinin güçlüğünün bilincindeyiz. Bu nedenledir ki, Enstitü'müz, Spor Hukukunun ihtisas kuruluşu olarak bu hususu belirtmeyi görev bilmiştir.



Açıklamalarımız ışığında, yürürlükteki ceza usul hükümlerinin buna izin vermediği bilincinde olmamıza rağmen, adli soruşturmayı yürüten Savcılık Makamı ile sportif soruşturmayı yürütmekle görevli TFF'nin bir birilerinin görev yapmalarını engellememesi uğruna Adli Mercilerin ellerinde bulunan tüm belge ve bilgileri Türkiye Futbol Federasyonu'na sadece kendi hukuki ve idari mekanizmasını işletmesi ve başkaca hiç bir kişi veya mercie ifşa etmemesi kaydı ile vermesini elzem bir yükümlülük olarak görmekte ve sürece müdahil olması suretiyle görevli mahkemenin bu konuda bir karar vermesini de gerekli bulmaktayız.



Yeri gelmişken de bir hususu daha belirtmek isteriz. Adli mercilerin, TFF'ye iletmeleri gereken, deliller olup, iddianame değildir. Zira iddianame, elde mevcut bilgi ve bulguların savcı, yani kamunun avukatınca, mahkemeye sunulan bir yorumudur, iddiasıdır. Bunun mutlak doğruluğu kabul edilse idi, ayrıca hâkim kararına gerek kalmazdı. Dolayısı ile TFF, savcı iddianamesinden etkilenmeksizin delilleri değerlendirmeli ve Etik Kurul, Yönetim Kurulu ve Tahkim Kurulu kararları ile sonuca varmalıdır.



Bu suretle Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/g; Futbol Disiplin Talimatı'nın 55.,74.,79.,80.84.,85.vd; Etik Kurulu Talimatı'nın 4/I,b vd. maddeleri ile sair mevzuat ışığında, iddianamenin hazırlanması, kabulü veya kovuşturma süreci beklenmeksizin, delillere ulaşmaya çalışmalı, elde edilen delilleri vicdani kanaatine göre değerlendirip hiç vakit geçirmeden ve derhal kararını açıklayarak 2011-2012 futbol liglerini geleceği meçhul bir şekilde başlatmamalıdır.



TFF'nin delillere ulaşma talebi, bir lütuf değil, Anayasa'nın 59. maddesi ile sahip olduğu yargılama yetkisinin engellenmemesi, geciktirilememesidir. Bu bakımdan TFF'yi, hakkını elde etmek için gerekli resmi girişimlerde bulunmaya davet ediyoruz.



Halen sürmekte olan "futbolda şike" soruşturması hakkında TFF'nun 11.07.2011 günü

açıkladığı kararı karşısındaki hukuki görüşümüzü kamuoyu ile paylaşmayı bir görev addetmiş

bulunuyoruz.



Saygılarımızla,



SPOR HUKUKU ENSTİTÜSÜ
Avatar
namo - 5 yıl önce
Bende M.Ali Yilmaz neden hic aciklama yapmiyor diyordumki He heee Konustu.

Liglerin bitigi günün arkasindan Mehmet Ali Yılmaz: Mağdur edebiyatı Trabzonspor'a yakışmaz dedi

Tescil edilmeli Bu sözle sana ait baskan

“Lig bitti ve biz her zaman olduğu gibi ligin şampiyonunu alkışlayamıyoruz. Bu işlerin hep altında bir şeyler aramak gerçekten tadı kaçırıyor. Her sezon deseniz ki favoriler kim, düşmeye aday takımlar kim, herkes aynı takımları sayar. Çok büyük bir sürpriz -Bursa’nın yaptığı gibi- olmazsa da 4 büyükten biri favoridir. Ancak her herhangi biri olduğunda onun bir haksızlıkla şampiyon olduğunu söylersek bir yere varamayız. Bir de bu tescil edilmeme hikayesi var. O büyük sıkıntılar yaratır. Yani bir açarsak o işin yolunu, gün gelir maçları da tescil etmeme noktasına varırız.

Aciz göstermemek lazım (Hakini Aramak acizlik deyildir baskan)

“Trabzonspor’u böyle aciz, dövülmüş, sövülmüş, şampiyonluğu elinden alınmış bir camia gibi göstermemek gerekiyor. Bakıyorum Şenol hoca hep ‘hakkımız yendi’ havasında. Taraftar yürüyor, iktidarı şikayet ediyor, hakkını savunacak yönetim de bir muhatap arıyor. Trabzon genel şartlar itibariyle 82 puan ve iyi bir performansla bitirdi. Kaçan ikincilik için bir kulp bulunmamalı. Bursa şampiyon olduğunda Fener’den böyle sesler yükselmedi! İkinciliğinize kızmayacaksınız, yoksa yanlış yorumlanır!”

simdi ne diyorsun baskan kime ne anlatiyorsun.
Avatar
EFSANE SUNUCU - 5 yıl önce
sadece mehmet ali yılmaz değil tüm trabzonspor çemberi içindeki siyasi ve popülaritesi yüksek kişilerin trabzonspora sahip çıkması gerekir.
Avatar
asfalt_metin - 5 yıl önce
sen en son konuşacak adamsın şimdiye kadar nerdeydinde ne zamanki sadri şener serbest bırakıldı ondan sonra konuşuyorsun çek o kirli ellerini trabzonsporun üzerinden fenerbahçe kongre üyesisin sen git azizeni savun yeterki bizden uzk ol........
Avatar
Ismail Kadioglu - 5 yıl önce
Sampiyonuz