banner192

Görücü usulü transfer!

 Menajer Önder Özbilen'in iki arkadaşı Tayfun Arıkan ve Murat Akdağ ile birlikte 3 Kenyalı atleti Türk sporuna kazandırma hikayesi büyük yankı buldu. Önder Özbilen bu kez de Tanui, Kemboi ve Langat'ın aileleriyle birlikte Kenya'da yaşadıklarını TAKVİM'e a

Görücü usulü transfer!

 

Menajer Önder Özbilen'in iki arkadaşı Tayfun Arıkan ve Murat Akdağ ile birlikte 3 Kenyalı atleti Türk sporuna kazandırma hikayesi büyük yankı buldu. Önder Özbilen bu kez de Tanui, Kemboi ve Langat'ın aileleriyle birlikte Kenya'da yaşadıklarını TAKVİM'e anlattı. Üç atleti Türk vatandaşlığına geçirmek için eşi Gülcan Özbilen'le birlikte Kenya'ya giden Önder Özbilen soluğu Kalenji kabilesinin yaşadığı Nandi Dağı bölgesinde aldı. Kabile geleneklerine göre aileler ataerkil bir sisteme sahipti. Bu nedenle üç atletin Türkiye'ye getirilmesi için önce ailelerinin ikna edilmeleri gerekiyordu. Özbilen çifti, ülkemizdeki kız istemelere çok benzeyen bir şekilde üç atletin aileleri ile görüştü. Ellerinde battaniye, şeker ve undan oluşan hediye paketleri ile Kalenjin kabilesine giden Önder Özbilen yaşadıklarını anlattı: 

 

"ONLARA OSMANLI'YI ANLATTIM" 

"Tamamen kendi imkanlarımızla kabileyi bulduk. Tam bir aile ziyareti gibiydi. Karşımızda ataerkil sisteme çok büyük önem veren insanlar vardı. Bunu vurgulamak için eşim de benimle birlikte geldi. Onlara Osmanlı'yı anlattık. Topraklarımızın yıllardır birçok medeniyete nasıl ev sahipliği yaptığını söyledik. Aile büyüklerine Kenya ve Türk halkı arasındaki benzer 10 özelliği anlattım. Ataerkil aile sisteminin, muhafazakar yapının Türkiye'de de olduğunu söyledim. Aynı onlar gibi İngilizler'e karşı kurtuluş mücadelesi verdiğimizi anlattım. Onlar da bizim samimiyetimize inandılar." Önder Özbilen, soyadını verdiği İlham Tanui'nin ailesiyle görüşmesinden önce iki Körfez ülkesinden 500 bin dolarlık teklif geldiğini de söyledi. 

 

ARTIK HEPSİ BİZDEN BİRİ GİBİ 

Özbilen, "Fakat İlham'ın babası bu teklifi reddetti. Bizim aile konusuna verdiğimiz önem nedeniyle İlham'ın Türkiye'ye gitmesini istediğini söyledi. Zaten İlham'ın Elvan dışında tüm Türk atletlerden yüksek yıllık geliri vardı" dedi. Kenya'dan getirilen 3 atletimiz de henüz Türkçe bilmiyor. Fakat ülkemizde olmaktan dolayı çok mutlular. Özellikle Türk insanının sıcak yaklaşımından oldukça etkilenmişler. Hatta İlham'ın İstanbul'daki Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandığı yarıştan sonra ilk sözleri "Ne mutlu Türküm diyene" olmuş. 

 

KIZIMIN ODASINI VERİYORUM!

Önder Özbilen özellikle sponsorluğunu üstlendiği İlham'la adeta aile gibi olduklarını söylüyor. İlham'ı kamp dışında İstanbul'a geldiğinde kendi evlerinde misafir ettiklerini söyleyen Özbilen, "Artık o da bizden biri. Evimize geldiğinde ona kızımın odasını veriyorum" ifadesini kullandı. 

 

NÜFUSLARI 1.6 MİLYON

RIFT Vadisi bölgesinde yaşayan Kalenjiler'in nüfusunun 1.6 milyon olduğu kabul ediliyor. Güney Sudan'dan 2 bin yıl önce göç eden kabile üyelere Hristiyanlık ve yerel dinlere inanıyorlar. Dünya atletizmine birçok yıldız isim kazandırdılar. Lorhah Kiglagat ve Bernard Lagat bunların en önemlileri.

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

Bu başarıları kendinize mi malediyorsunuz?

Kesinlikle hayır. Benim yetenek seçiminde başarılı olduğum bir gerçek! Ancak bu kazanım ENKA Spor Kulübü'nde Şarık Tara'dan başlayan atletizm sevgisinin destek olarak Genel Müdür Ekrem Bey ve Yönedim Kurulu Başkanı Alpaslan Bey kanalı ile bize yansıtılması, Mehmet Terzi gibi üst düzey sporun gerçeklerini bilen bir federasyon başkanının olması ve vizyon sahibi bir Spor Bakanlığı ile sporu seven bir başbakanımızın olmasına kadar uzanan çok geniş bir takım takım çalışmasının sonucudur. 

 

Yurtdışından yeteneklerin kazandırılmasına karşı olan insanlar da var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Benim gençliğimde hedef Milli Takım'a girmekti ve yarışlar turistik seyahat olarak görülürdü çoğunlukla.

Çünkü harcirahlar alınır, seçmede elenilir ve dönülürdü! Milli Takım forması kimsenin tapulu malı değildir ve siz Türkiye'yi temsil ederken başarı odaklı olmak zorundasınız. İşin özü; bizim çifte standard yapmamamız lazım. Mehmet Aurelio'nun golüne milli maçta seviniyorsak, Basketbol Milli Takımlarımız'da da yurtdışı doğumlu Türk sporcularımız alkışlanıyor ise İlham, Tarık ve Polat da alkışlanmayı fazlasıyla hakediyor! 

 

Türk gençlerinin önü kapanıyor mu?

Bir cümle ile açıklarsam; İlham 1923'ten beri erkek atletizminde ilk dünya salon madalyasını ve Polat ile Tarık da ilk Avrupa Pist Şampiyonası madalyalarını kazandı. Eğer İlham olimpiyatlarda 1.500 metre, Polat 5.000 ve 10.000 metre koşmasa bu branşlarda olimpiyatta yarışmak için gerekli baraj derecelerini geçen Türk sporcu zaten yok. 

 

Sizce İlham, Polat ve Tarık'ın başarıları, bazılarının dediği gibi kolay başarı mı? 

İlham, Tarık ve Polat hiçbir zaman Kenya Milli Takımı'nda yarışmadılar. Örneğin Katar Dünya Rekortmeni Saed Shaheen'i Kenya'dan dünya rekortmeni olduktan sonra vatandaşı yaptı. Amerika gibi bir dünya devi de İstanbul'da bu yıl Dünya Şampiyonu olan Bernard Lagat'ı dünya çapında Kenya adına madalyalar aldıktan sonra kendi milli takımına dahil etti. Ki bence kolay başarı hedefi olanlar işte böyle davranır! Biz ise Elvan'dan başlayan bu süreçte yetenekli ve Türkiye'yi seven benimseyen gençleri bayrağımıza ve ülkemize hizmet için bulup, onları geliştirerek başarıya ulaştık! 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.