banner192

F4 olayında bilinmeyen komutan emri

 Genelkurmay Başkanlığı 22 Haziran’da Doğu Akdeniz’de uzunca bir süre Suriye’nin iddialarına rağmen düştüğü veya düşürüldüğü belli olmayan Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F4 uçağıyla ilgili beklenen açıklamasını yaptı. Ama olayla ilgili iki bomba bilgiyi ilk

F4 olayında bilinmeyen komutan emri

 

Genelkurmay Başkanlığı 22 Haziran’da Doğu Akdeniz’de uzunca bir süre Suriye’nin iddialarına rağmen düştüğü veya düşürüldüğü belli olmayan Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F4 uçağıyla ilgili beklenen açıklamasını yaptı. Ama olayla ilgili iki bomba bilgiyi ilk kez okuyacaksınız.
 
Zaten şu saate dek televizyonda, internet sitelerinde, radyolarda ve diğer tüm medya iletişim araçlarında açıklamanın detaylarını okudunuz. Bir daha tekrara gerek yok.
 
Kısaca uçağımız Suriye tarafından atılan ancak uçağın yakınında patlayarak şok etkisi yaratan bir füze nedeniyle düşmüş.
 
Buraya kadar her şey güzel, en azından bir ara kamuoyunu çıldırtma noktasına gelen “Uçak işi ne oldu?” sorularına bir tampon vazifesi görebilir.
 
İKİ BİLİNMEYEN BOMBA
 
Ama her şey bu kadarla sınırlı değil. Şimdi size hiç bilmediğiniz iki bomba bilgi aktaracağım.
 
Gerçeği söylemek gerekirse, aslında bu mesele bizzat Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’i de çileden çıkarmış. Kamuoyunda, basında sorulan soruları o da teker teker not alıp, bu işin uzmanı Hava Kuvvetleri ekibine sormuş.
 
Hele bir keresinde, “Bu olayın aydınlanması TSK’nın onur meselesidir. Ne gerekiyorsa yapılacak. Hangi bilgi elde edilirse edilsin, hepsi kamuoyuyla paylaşılacak” diyerek o çok konuşulan ve uçak düştükten kısa süre sonra deniz yüzeyine vuran pilot postalları ile ilgili, “Bu nasıl oldu, beni ikna edeceksiniz” emrini vermiş.
 
Sonrasında bir büyük küvetten irice su dolu özel bir bölme hazırlanıp postallar içine konulmuş. Ardından da aynen denizde olduğu gibi postalların sabaha dek su yüzeyine vurması beklenmiş.
 
Komutan’ın da bizzat takip ettiği süreçte, uzman ekibi kurtaran postalların sonunda su yüzeyine vurması olmuş. Bu birinci bombaydı.
 
NEDEN SİLAHSIZ VE YALNIZ?
 
Şimdi de ikinci önemli bomba…
 
Kabul edelim Genelkurmay’ın bu kadar detaylı ve samimi açıklamasına rağmen, ortada Türklerin elindeki bilgileri de aşan soru işaretleri hala var. Bunlardan bir bölümünün yanıtlarını vermeye çalışalım ki ilk madde çok önemli.
 
O da 22 Haziran’da Suriye’yle bu kadar gerginliğin olduğu bir ortamda böylesine kritik, sınırın dibinde icra edilecek bir uçuş görevine uçağımız neden yalnız, neden silahsız, neden korumasız ve bir tanesi teğmen olmak üzere eden bu kadar tecrübesiz bir ekiple gönderildi.
 
Bu sorunun yanıtı önemli… Çünkü Genelkurmay, Hava Kuvvetleri’ne aynen bu gerekçelerle sorumluların bulunarak haklarında idari işlem yapılması konusunda emir vermiş. Hava Kuvvetleri de bu konuda gerekenleri yapmış ve sorumlularına cezasını vermiş.
 
ORTADA KALAN SORULAR
 
Şimdi bana elektronik posta veya Twitter yoluyla çok başka sorular soran da oluyor.
 
Mesela ben de eğer bu uçağın gerçekten Suriye füzesiyle mi yoksa bir başka ülkenin dahliyle mi düşürüldüğünü merak ediyorum. Ayrıca iki pilotumuzun şehit olduğu bu elim olayın uluslararası hukuk kuralları ve Türkiye’nin onuru çerçevesinin hesabının nasıl sorulacağını da…
 
Diğer sorulara da bir bakalım:
 
- O füze uçağın yanında nasıl patlayabiliyor? 
- Patlasa bile pilotların ikisinin birden atlayamaması nasıl mümkün oluyor?
- Atlayamasalar da telsiz sistemi de mi aynı anda çalışmıyor?
- Botların suyun yüzeyine çıkması normal olsa da dördünün birden pilotların ayağından çıkması nasıl mümkün olabiliyor? (Bu arada botları Suriyeliler vermiş.)
- Bölgede başka ülkelerin kayıtları var mı ya da bir başka ülkenin dahli var mı?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.