banner192

Cezaevi isyanlarında JİTEM parmağı

 Balyoz'da öngörülen kargaşa ortamının fitilini ateşlemek için tertiplenen kanlı cezaevi baskınlarının JİTEM tarafından tezgahlandığı ortaya çıktı. 28 Şubat döneminde cezaevlerinde peş peşe çıkan isyanları organize eden şahısların JİTEM elemanı oldukları,

Cezaevi isyanlarında JİTEM parmağı

 

Balyoz'da öngörülen kargaşa ortamının fitilini ateşlemek için tertiplenen kanlı cezaevi baskınlarının JİTEM tarafından tezgahlandığı ortaya çıktı.
 
28 Şubat döneminde cezaevlerinde peş peşe çıkan isyanları organize eden şahısların JİTEM elemanı oldukları, isyan sonrası teşhir edilen patlayıcı, kesici ve delici aletlerin muvazzaf personel tarafından cezaevlerine sokulduğu şok bir itirafla belgelenmiş oldu.
 
Şile kazılarında çıkan mühimmatın sahibi olduğu iddia edilen Ergenekon davası sanığı Okan İşgör, 2000 yılındaki isyandan bir süre önce Metris Cezaevine sızdırıldığını, bu görevi İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Komutanlığından aldığını söyledi.
 
İSYANCI JANDARMA ELEMANI ÇIKTI
 
19 Aralık 2000 tarihindeki “Hayata Dönüş” Operasyonu ve 25 Ocak 2000 tarihindeki “Noel Baba” Operasyonunda 2’si asker 31’i tutuklu 33 kişi ölmüş, yüzlerce kişi de yaralanmıştı. Basında geniş yer bulan operasyonların Metris Cezaevi ayağına, mütedeyyin kesimle dalga geçercesine “Noel Baba” ismi verilmişti. İşte bu operasyonlara konu isyanların Ergenekon yapılanması tarafından organize edildiği belgelendi. Poyrazköy cephaneliği ile bağlantılı Şile mühimmatlarının sahibi olduğu iddiasıyla tutuklanan Ergenekon sanığı Okan İşgör, Jandarma İstihbaratı adına çalıştığını söyledi.
 
“ANAYASAL DÜZENİ KABUL ETMEDİKLERİ İÇİN BANA GÖREV VERİLDİ”
 
Ergenekon davasına bakan mahkemede konuşan İşgör, İBDA-C davası tutuklularının anayasal düzene karşı oldukları için operasyon kararı alındığını, kendisinin bu maksatla cezaevine sızdırıldığını söyledi. İşgör “Çalıştığım birim İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğüdür, benim evimden bir dosya alındı, kasamdan, bu dosya içinde benim hangi şartlarda, hangi görevle, hangi vasıfla çalıştığım, hangi operasyonlarda görev aldığım o dosyada zaten mevcut, açıkça yazılmıştır. Onun dışında benim jandarma teşkilatıyla hiçbir irtibatım olmamıştır, çalıştığım kurum da Maslak’taki il jandarma alay komutanlığıdır. Şimdi bu cezaevinde kaldığım sürece örgütler laik Anayasa Mahkemelerini kabul etmediği onunla ilgili mahkemelere çıkmadığı için örgütün dağıtılması söz konusu oldu. Ben bu aşamada bana görev verildi bunlar resmidir dosyada da zaten detayları vardır. Bu aşamada ben görev aldım” dedi.
 
GÖSTERMELİK BİR SUÇLA İBDA-C KOĞUŞUNA SIZDIRILDI
 
İBDA-C soruşturmasında tutuklanıp Metris Cezaevine gönderildiğini vurgulayan İşgör, kısa süre sonra tahliye edildiğini fakat isyan öncesi göstermelik bir suçla tekrar İBDA-C sanıklarının arasına konulduğunu belirtti. “1 hafta sonra da ben tahliye oldum. Tahliye olduktan sonra bu detaylar görüşüldü örgütün içerideki yapılanması görüşüldü ve bana tekrar bir görevlendirme verildi. Ben aralıkın sonunda tekrar cezaevine girdim” diye konuşan İşgör, sözlerini şöyle sürdürdü: “Detayları bildirdim 25 Ocak’ta operasyon yapıldı. 25 Ocak’ta yapılan operasyonda örgüt üyeleri Türkiye’nin muhtelif illerindeki cezaevlerine dağıtımı yapıldı. Ben her ne kadar çalışmış olduysam da bu yargılandığım dava o zaman benim isyan davasıydı göstermelik olarak. Bu dava İstanbul Ankara arasında gidip geldiği için bana; beni 25 Ocak operasyonundan sonra çıkartacaklarını söylemelerine rağmen araya adli tatil de girdiği için ağustos ayına kadar ben cezaevinde kaldım. Ben cezaevinde kaldığım süre içerisinde örgüt dağıtılmıştı. Sadece pişmanlık duyanlar vardı örgütten onlar da ufak koğuşlara alınmışlardı 2’şer kişilik, 3’er kişilik adil bloklara dağıtılmışlardı.”
 
BEN DEŞİFRE OLDUM
 
İşgör, “7 Ağustos’ta Abdurrahman Dilipak Akit gazetesinde benim ismimi deşifre edince adım basın tarafından kamuoyu tarafından duyuldu. Dilipak aynen ‘Okan İşgör denen ajan, bizim Müslüman ve Müslüman din kardeşlerimizi cezaevi yönetimine ve askere karşı provoke etmiştir’ demişti. Abdurrahman Dilipak’ın söylemi buydu” dedi.
 
SAÇAN, BEKTAŞ VE TEKİN’LE İRTİBATLI
 
Ergenekon sanığı İşgör, Ergenekon sanıkları Adil Serdar Saçan, Muzaffer Tekin ve Levent Bektaş’la da irtibatlı olduğunu söyledi.
 
Saçan’ı ilk olarak 1994 yılında Muş’tan tanıdığını, daha sonra zaman zaman görüştüğünü, Levent Bektaş’ın arkadaşı olduğunu, Muzaffer Tekin’le de Fenerbahçe Orduevinde tanıştıklarını ifade etti.
 
BALYOZ ŞÜPHESİ
 
Hayata Dönüş ve Noel Baba Operasyonları sonrası Bayampaşa ve Metris Cezaevlerinden ele geçirilen birçok silah ve kesici alet dönemin Adalet Bakanlığı tarafından sergilenmiş, tutsak durumdaki insanların bu kadar silahı cezaevine nasıl soktukları tartışma konusu olmuştu. Operasyonların kanlı bitmesi, yasadışı örgütlerin bu isyanları gerekçe göstererek kargaşa ortamını tırmandırması amaçlanmıştı. İsyanların Balyoz Darbe Planına denk gelen bir dönem gerçekleşmesi şüpheleri artırmıştı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.