banner192

Özcan'dan rektöre türban telefonu

Üniversitelerde kılık kıyafet konusundaki engellerin büyük oranda halledildiğini söyleyen Özcan, ancak başörtülü öğrencilere zorluk çıkaran az sayıda hoca olduğunu açıkladı.Türbanlı öğrencilerin derse alınmaması üzerine Hacettepe Üniversitesi rektörünü ar

Özcan'dan rektöre türban telefonu

Üniversitelerde kılık kıyafet konusundaki engellerin büyük oranda halledildiğini söyleyen Özcan, ancak başörtülü öğrencilere zorluk çıkaran az sayıda hoca olduğunu açıkladı.

Türbanlı öğrencilerin derse alınmaması üzerine Hacettepe Üniversitesi rektörünü arayan Özcan, 'Bakın Hocam, yapılması gereken talebeyi mağdur etmemektir. Siz derse alın, tutanak tutun gereken yapılsın' dedikten sorunun çözüldüğünü anlattı.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, görev yaptığı 4 yılda üniversitelerde gerçekleştirdiği en önemli üç işi, kontenjan artırımı, kılık kıyafet uygulamaları ve üniversiteye girişte katsayı farkının düşürülmesi olarak sıraladı.

Üniversitelerde yaşanan değişimi AKŞAM Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya ve Eğitim Muhabiri Ömür Emlik'e değerlendiren Özcan şunları söyledi:

- KATSAYIYI SIFIRLAYAN TASLAK HAZIR: Göreve başladığım dönem biraz rüzgarlıydı, ama aradan geçen sürede gerçekleştirdiğimiz değişikliklerle düze çıktık. Yaptığımız en önemli iş kontenjanların artırılmasıydı.

İlk yıl yüzde 25, ikinci yıl yüzde 15 üçüncü yıl yüzde 13.5'e yakın artırdık. İkinci en önemli iş, üniversiteye girişte katsayı farkının azaltılması, üçüncüsü kılık kıyafet uygulamaları oldu.
Üniversiteye girişte katsayı uygulamasında makas daraldı. Bence bunu da kaldırmak en doğrusu olur.

Bu düşünceyle yasa değişikliği taslağı hazırlayıp iki hafta önce Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdik. Hazırladığımız taslak katsayıyı tümüyle kaldırıp sıfırlıyor. Tabii Meclis bunu uygun görürse yasalaşacaktır.

- MUHALEFETE DE ANLATIRIZ: Herkesin böyle bir yasaya destek vereceğini düşünüyorum. Ne yapmak istediğimizi anlatan çok açık bir metin halinde yazdık, isteyen olursa memnuniyetle muhalefet partilerine de durumu anlatırız.

Bugüne kadar muhalefet partileri bizden bilgi almak, ne yaptığımızı incelemek konusunda çok uzak davrandı. Ama geçen gün Sayın Kılıçdaroğlu ile karşılaştık. Hoş ve sıcak bir havada sohbet ettik.

- TEHDİT OLARAK ANLAŞILDI: Kılık kıyafet konusu da geniş ölçüde halledildi. Başörtülü öğrencilere zorluk çıkaran az sayıda hocamız var. Bu sabah Hacettepe Üniversitesi'nden bir haber geldi.

Psikiyatri ve Halk Sağlığı Bölümü'nde kılık kıyafet nedeniyle öğrencileri derse almamışlar. Sayın Rektör Erdener'i aradım. 'Bakın Hocam, yapılması gereken talebeyi mağdur etmemektir.

Siz derse alın, tutanak tutun gereken yapılsın' dedim, sorun çözüldü. 'Bir iki karşı duran hoca var. Bu hocalarımızı takip ediyoruz', dememiz 'Onlarla da konuşuyoruz' manasındaydı. Bu basında tehdit olarak algılandı, yanlış anlaşıldı. Tehditten de ayrıca nefret ederim.

YETKİM ÇOK FAZLA
YÖK'ün 12 Eylül döneminde üniversiteleri zapt-u rapt altına almak için kurulduğunu anlatan Özcan bu konuda itiraf niteliğindeki görüşlerini şöyle sürdürdü: 'Çok fazla yetkimiz var. '

Makul davranayım ben bunları kullanmayayım' deseniz bile, kanunla verilmiş yetkiler var. Kadroları biz belirliyoruz. Kadrolar, öğretim üyesinin özlük hakları ve bunu burada biz belirliyoruz. Üniversite kadro talep ediyor, biz buradan oraya bakıp olur ya da olmaz diyoruz.

Bunu üniversitelerin kendisinin yapması lazım. Yeni anayasa sonrasında çıkacak Yüksek Öğretim Kanunu'nda bunu da düzeltmeyi planlıyoruz. Kadro belirleme işi üniversitelerin kendi sorumluluğunda olmalı. Sayıları yanlış hesaplarsa cezasını kendisi çeker. Üniversiteler ancak kendi davranışlarından sorumlu tutulursa özerkliklerin anlamı olur.'

ÜNİVERSİTELER ORDU GİBİ POLİTİZE OLMUŞTU
BATI ülkelerinde üniversitelerin toplumsal olaylara katılmadığını söyleyen Özcan, ABD'de paralı bir özel okul olan University of Chicago'daki 170 öğrencinin 1968 yılındaki öğrenci hareketlerine katılıp ulusal bir meseleyi protesto ettiklerini, ertesi gün 170'inin de kaydının silindiğini anlatarak,

'Bir daha da böyle bir şey olmadı. Almanya ve İngiltere'de de üniversite günlük politikaya karışmaz. Üniversiteler siyaset yapan kurumlar değildir. Üniversitenin görevi bilim yapmaktır'


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.