Trabzon’da uzman uyardı: : “Hipertansiyon sinsi bir hastalık”
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mürsel Şahin, hipertansiyonun yaygın görülmesine rağmen hastaların yaklaşık yarısının tansiyonunun farkında olmadığını söyledi.
Değerlendirmelerde bulunan Şahin, hipertansiyonun çoğu zaman sessiz ve sinsi seyrettiğini vurgulayarak, “Çoğu zaman şikâyet vermeyebiliyor. Şikâyet olmayınca da hastalar ‘ben iyiyim, ne gerek var, hasta değilim ki’ gibi düşüncelerle tansiyon ölçtürmüyor” dedi.

Belirti vermeden ilerleyebiliyor
Hipertansiyonun uzun süre hiçbir belirti oluşturmadan ilerleyebileceğini ifade eden Şahin, bu durumun zaman zaman ciddi sonuçlara yol açabildiğini belirtti. Ense, sırt ve baş ağrılarının farklı nedenlere bağlanabildiğini dile getiren Şahin, bu tür şikâyetlerde tansiyonun mutlaka akla getirilmesi ve ölçüm yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Farkındalık arttı ancak yeterli değil
Son yıllarda tansiyon ölçümüne yönelik farkındalığın arttığını kaydeden Şahin, aile hekimliği hizmetlerinin bu konuda önemli katkı sağladığını belirterek, “Şikâyeti olmayan kişiler bile aile hekimleri tarafından rutin kontrollere çağrılıyor. Bu sayede tansiyon ölçümleri yapılıyor ancak hâlâ farkında olunmayan çok sayıda hasta var” diye konuştu.
40 yaş sonrası ölçüm şart
Özellikle 40 yaşından sonra düzenli tansiyon ölçümünün ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Şahin, ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı, hipertansiyon öyküsü bulunanlar, aşırı kilolu bireyler, sigara kullananlar ve egzersiz yapmayanların daha erken yaşlarda tansiyonlarını kontrol ettirmesi gerektiğini söyledi.
Doğru ölçüm hayati
Tansiyon ölçümünde yapılan hatalara da dikkat çeken Şahin, doğru ölçüm için bazı kurallara uyulması gerektiğini belirtti. Ölçümden en az 20–30 dakika önce sigara, çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin tüketilmemesi gerektiğini ifade eden Şahin, “En az 10 dakika dinlendikten sonra, oturur pozisyonda, ayaklar yerde, sırt yaslanmış ve kol kalp hizasında olacak şekilde ölçüm yapılmalı” dedi.
İlk kez tansiyon ölçümü yapılacaksa her iki koldan en az iki ölçüm alınması gerektiğini belirten Şahin, tek ölçüme ve tek kola güvenilmemesi gerektiğini vurguladı.
Tedavi edilmezse ciddi sonuçlar doğuruyor
Tedavi edilmeyen hipertansiyonun uzun vadede kalp krizi, inme, felç, böbrek yetmezliği ve göz hastalıklarına yol açabileceğini dile getiren Şahin, “Ülkemizde ve dünyada en sık ölüm nedenleri arasında kardiyovasküler hastalıklar yer alıyor ve bunların en önemli sebeplerinden biri hipertansiyon” ifadelerini kullandı.
Yaşam tarzı değişikliği önemli
Hipertansiyonun kontrol altına alınmasında yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Şahin, kilo kontrolü, sigara ve alkolün bırakılması ile düzenli egzersizin hem hastalığın gelişimini önleyebileceğini hem de bazı hastalarda ilaçsız kontrol sağlayabileceğini söyledi.
Doç. Dr. Mürsel Şahin, erken tanı için düzenli tansiyon takibinin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatarak, “Hipertansiyon sinsi ve ciddi bir hastalık. Ölüm nedenleri arasında en baş sıralarda yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak:AA