Ahmet Kazaz Trabzon gündemini Haber61 ekranlarında değerlendirdi: “Potansiyelini fırsata dönüştüremiyor”

İş insanı Ahmet Kazaz, Haber61 TV’de yayınlanan Bakış programında ticaret ve sanayi odalarının rolünden Trabzon’un ekonomik tablosuna kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Haber61 TV ekranlarında yayınlanan “Bakış” programında Trabzon ve ülke gündemi ele alındı. Programın moderatörlüğünü Ahmet Çağlar Yıldırım üstlenirken, canlı yayının konuğu iş insanı Ahmet Kazaz oldu. Programda ticaret ve sanayi odalarının işlevi, Trabzon’un sosyoekonomik verileri, gençlerin şehirden ayrılması, teknoloji yatırımları ve TTSO başkanlığına ilişkin adaylık süreci konuşuldu.

“Ticaret odaları şehirlerine değer katmak zorunda”

Ticaret ve sanayi odalarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ahmet Kazaz, bu kurumların yalnızca resmi sorumluluklarla anılamayacağını söyledi. Kazaz, “Rize'nin de ticaret odası var, başka şehirlerin de ticaret odası var. Ticari odaları sonuçta anayasal kararla kurulmuş kurumlar. Resmi bir sorumluluklarının yanında bir de var oldukları şehrin ticaretine değer katmak, ticaretini geliştirmek, ticareti yapanları geliştirmek ve onlara dair konuları gerek sektör anlamında gündemlere taşımak ya da bu konudaki projelendirmeleri dünya gerçeğine göre iş dünyasının yönlenebileceği süreçlerin içerisine katmak” ifadelerini kullandı.

Kazaz, odaların yatırım şirketi olmadığını ancak şehirleri yatırımcı için çekim alanına dönüştürme noktasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, “Ticari odaları bir yatırım şirketleri değildir ama yatırımcıların yönlenmesi ve şehirlerinin bir çekim alanına dönüşmesi konusundaki en önemli organlardır” dedi.

“Gelişen şehirlerde üç yapı öne çıkıyor”

Başarılı şehir örnekleri üzerinden konuşan Kazaz, üniversiteler, ticaret ve sanayi odaları ile yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesinin belirleyici olduğunu söyledi. Kazaz, “Gelişen şehirlere baktığımızda üç tane şeyi çok iyi yapıyorlar. Üniversiteler, ticaret ve sanayi odaları ve bunun yanında da yerel yönetimler. Bu bileşkiyi çok iyi uygulayan ticaret odaları şehirlerinin sınıf atlamasına, gençlerinin şehirde kalmasına ki bence en çok üzerinde durmamız gereken konulardan biri bu ve şehirlerinin iş dünyası adına da çekim alanına dönüşmesine hizmet edecek işleri yapmak odaklı kurulmuş kurumlardır” diye konuştu.

Açıklamasının devamında ticaret odalarının temel hedefini de vurgulayan Kazaz, “Amaçları iş dünyasına hizmet etmektir. Amaçları iş dünyasını geliştirmektir. Amaçları iş dünyasına rol model olabilecek olan bilgiyi, veriyi, dünyadaki gelişimleri onların alanına getirip şehirlerinin faydalarını daha büyük yatırımcılara sunabilecek, o farkındalığı oluşturacak işleri yapmalarıdır” dedi.

“Trabzon potansiyelini fırsata dönüştüremiyor”

Trabzon’un uzun süredir sahip olduğu gücü kullanamadığını savunan Kazaz, rakamların bunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Kazaz, “Trabzon uzun zamandır rakamlara baktığımızda gördüğümüz bir gerçek var. Geçmiş gücünden uzak, potansiyeli yüksek ama bu gücü fırsata dönüştüremeyen, faydaya dönüştüremeyen ve gençlerini bu şehirde tutamayan bir şehir görüntüsü veriyor. Bu görüntüye başarılıdır diyebiliyorsak adına başarılı diyelim. Diyemiyorsak eğer, demek ki şehrin ihtiyacı olan seviyede bu sorumluluk yerine getirilememiştir” ifadelerine yer verdi.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın şehir için çok güçlü bir yapı olduğunu söyleyen Kazaz, buna rağmen bu gücün beklenen düzeyde sonuç üretmediğini savundu. Kazaz, “Bizim odamız şehrin en değerli, en güçlü, en büyük kurulu işi, şehrin şemsiyesi ise bunları çıkartıyor olması lazım. Çıkartamıyorsa burada başka bir gerçek var demek” dedi.

“Bu güç şehre fayda sağlayacak şekilde kullanılmalı”

TTSO bünyesindeki imkanların ve etkisinin daha verimli işletilmesi gerektiğini belirten Kazaz, “Gücünden bahsettik odanın. Odanın gücünün içerisinde olan bizlerin… Bence evet. Çok net söylem bu aslında. Yani bu güç şehre fayda sağlayacak nitelikte, kişiselliklerin ötesine geçip şehre fayda sağlayacak şekilde işletiliyor olması lazım” diye konuştu.

Nitelik ve kalite vurgusu yapan Kazaz, “Bu konu bence TTSO'nun ana konusundan önemli konularından biri olmak zorunda. Neden? Nitelik yoksa kalite yoktur. Biz nitelikli çocukları burada tutamıyorsak, kaliteli iş çıktı üretme şansımız yok” ifadelerini kullandı.

“Şu anda çok bilerek geride duruyorum”

Programda adaylık sürecine ilişkin yöneltilen soruya da yanıt veren Ahmet Kazaz, resmi açıklama için doğru zamanı beklediklerini söyledi. Kazaz, “Ben kendi adıma şöyle söyleyeyim. Bu yol haritasında benim kendimce stratejilerim var. Bunun algısal tarafları var, işlevsel tarafları var. Bir de şehrin gündemi tarafı var. Şu anda çok bilerek geride duruyorum. Bunun nedeni şu, gerçekten dünya karışık, şehrimiz bu karışıklıktan ciddi düzeyde negatif etkileniyor ve bu negatif etkileşimlerde benim başkan adaylığımdan ziyade, benim başkan adaylığımın ya da beraber yola çıkacak olduğum arkadaşlarımın isminin ne olduğundan ziyade şehrin bu sorunlu dönemini nasıl atlatacağı konularına odaklanmanın ben daha doğru olacağını düşünüyorum” dedi.

“Çok yakın gelecekte bilgilendirme yapacağız”

Resmi açıklamanın kapsamlı bir çerçevede yapılacağını belirten Kazaz, “Benim bugün çıkıp ben başkan adayıyım demem olmayacak ama çok yakın gelecekte çok net manifestomuzda, şehir için neden adayız kavramıyla, nasıl bir iletişim modelimiz olacakla, ne yapacağızla alakalı Trabzon'un tüm organlarını davet ederek bir bilgilendirmede bulunuyor olacağız” ifadelerini kullandı.

Açıklama için neden beklediklerini de anlatan Kazaz, “Trabzon'un en zor ayları Ocak, Şubat, Mart aylarıdır. Nisan'da birazcık daha böyle o baharın etkisiyle bir hareketlenme başlar. Seçim takvimi de bu hareketlilikle örtüşüyor gibi. Şehrin birazcık pozitif enerjisinin olduğu bir dönemde böyle bir açıklamanın doğru olacağı kanaatindeyim. Birazcık bunu bekliyoruz. Süreç budur” dedi.

“Şehrin rakamları potansiyelini yansıtmıyor”

Trabzon’un ekonomik ve sosyal tablosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ahmet Kazaz, kötü ya da iyi gibi kelimelerden çok verilerin ortaya koyduğu sonuca baktığını söyledi. Kazaz, “Şehrin rakamları Türkiye ile dünya gerçeğine baktığımızda var olan potansiyelini yansıtmadığını gösteriyor. Bu kadar net. Bakın rakamların düşük olması başka bir şey, şehrin potansiyelinin olması başka bir şey. Bu şehrin çok ciddi potansiyeli var ama bu potansiyeli fırsata ve faydaya dönüştüremiyor” diye konuştu.

Emekli-çalışan dengesi, göç ve ihracat vurgusu

Kazaz, Trabzon’daki emekli ve çalışan sayılarının birbirine çok yakın olduğunu belirterek, “Trabzon'daki emekli sayısıyla çalışan sayısı birbiriyle. Türkiye'de iki çalışan, bir emekli, Avrupa'da dört çalışan, bir emekliye karşılık gelirken Trabzon'da bir emekli, bir çalışana karşılık geliyor. 213 bin çalışan var, 198 bin emekli var bu şehirde” ifadelerini kullandı.

Kentte eğitim, göç, yaşlılık ve sağlık göstergelerine de dikkat çeken Kazaz, “Üniversiteler ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın rakamlarına bakalım, Türkiye'den aldıkları paylara bakalım, Trabzon'un kendi içerisinde aldığı paylara bakalım. İki skalada da Türkiye ortalamalarının gerisinde. Göç, doğum oranı, yaşlılık… Türkiye'de bizim en yüksek olduğumuz performans yaşlılık yüzdesi. En çok ölümün nüfusuna göre gerçekleştiği şehir burası. En çok hastaneye giden şehir burası. Türkiye'ye göre iki kat daha fazla hastaneye gidiyoruz” dedi.

İhracat ve finansal göstergeler üzerinden de konuşan Kazaz, “İhracat, Türkiye yüzde 4,5 büyürken Trabzon yüzde 22.4 küçülmüş. Takipteki alacaklar, yasal alacaklar Türkiye yüzde 101 artmış 2024'e göre, Trabzon yüzde 245 büyümüş. Şimdi soru şu, eğer iş dünyası iyiyse, iş dünyası gelişiyorsa, bu şehir gelişiyorsa bu rakamlar niye böyle ya?” ifadelerini kullandı.

“Kabul etmediğiniz bir şeyi değiştiremezsiniz”

Rakamların görmezden gelinerek sorunların çözülemeyeceğini vurgulayan Kazaz, “Bir işin gerçekçiliğini kabul etmediğinizde o işi değiştiremezsiniz. Yani verilerin söylediğini biz reddederek bu şeyi değiştiremeyiz, geliştiremeyiz. Çünkü kabul etmediğiniz bir şeyi değiştiremezsiniz, geliştiremezsiniz. İşte bu noktada tam sorun bu. Bunu kabul etmek istemiyoruz. Ya bu bize ait. Yani bunlar bizim rakamlarımız. Birisi ısmarlama getirmemiş. Bu bizim sonucumuz” dedi.

“Trabzon en güçlü kaslarını geliştirmiyor”

Trabzon’un geçmişte eğitim, ticaret ve bölgesel güç merkezi olduğunu ancak bugün aynı yerde bulunmadığını dile getiren Kazaz, “Trabzon en güçlü kaslarını geliştirmiyor. Ticaret merkeziydi değil mi? Evet. Orada mıyız hala? Eğitim merkeziydi ya orada mıyız hala? Bunun için birilerini suçlu aramaya gerek yok ya. Suçlu sizsiniz, benim. Önce bunu kabul edin. Ya ne yapacağız şimdi? Ona bakmak ve bu çok zor değil artık bu çağda” diye konuştu.

“Bu şehrin marka bilincine ihtiyacı var”

Marka şehir olmanın yalnızca isimden ibaret olmadığını ifade eden Kazaz, Trabzon’un bu konuda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ancak ortak vizyon eksikliği yaşadığını söyledi. Kazaz, “Markanın bir ruhu vardır, bir duygusu vardır. Bir yol haritası vardır, bir kültürü vardır, bir bilinci vardır. Söylediğinde aklınıza bir sürü şey gelir. Bir tane isim gelmez sadece. Marka öyle bir şey olmaktır. Ve biz böyle bir şehri şimdi böyle kısır döngüye girmiş bir şehir haline getirdik” dedi.

Trabzon’a dair marka algısının da dağınık olduğunu savunan Kazaz, “Trabzon denince aklınıza ne gelir dediğinizde herkes başka bir şey diyor. Üniversitelerde yaptığım seminerlerde Trabzon'a dair bana bir tane iki tane marka söyler misiniz dediğimde 300 kişilik, 400 kişilik, 100 kişilik sınıfta el kaldırabilen çok az sayı var. Biz marka kavramını öğrenmedik henüz” ifadelerini kullandı.

“Teknolojiye yatırım şart”

Yeni dünyanın teknoloji eksenli şekillendiğini vurgulayan Ahmet Kazaz, Trabzon’un da bu dönüşümü kaçırmaması gerektiğini belirtti. Kazaz, “Yeni dünya teknoloji ile artık teknoloji başka bir şey yok. Her şeyin içinde teknoloji var. Teknoloji demek bilginin hızlanması, size ihtiyacınız olabilecek olan birçok konuyu siz sorabilmeden dahi getirebilen noktaya gelmesi. Artık eskisi gibi değil” dedi.

Veri merkezi önerisini de yineleyen Kazaz, “Bu şehre veri merkezi yapılmalı dedim ben. Onu da zamanı geldiğinde daha detaylı anlatacağım. Neden diye. Becerebildiğim kadarıyla aktarmaya çalışıyorum” diye konuştu.

“Trabzon bölgenin gücü olmak zorunda”

Trabzon’un yalnızca kendi merkezine değil, çevre illere de etki eden bir şehir olduğunu söyleyen Kazaz, “Trabzon’daki bir iş çevre şehirlerde yüzde yirmi ekonomik katma değer yaratır. Ya şimdi biz bu şehrin rolünü salt Trabzonlulara okuyarak hata ediyoruz. Biz bu bölgenin gücü olmak zorundayız. Bu bölge gelişecekse onun formülü burası ve bunun yolu da teknoloji” dedi.

“Gençler iş bulamadığı için değil, güven duymadığı için gidiyor”

Şehirden göç eden gençlere ilişkin de dikkat çeken açıklamalar yapan Kazaz, “Bu şehir gençler bu şehre iş bulamadıkları için gitmiyorlar. Bu şehre güvenmedikleri için gidiyorlar. Neden güvenmediklerini de rakamlarla ifade ettim. Bu rakamları terse çevirecek olan ruhu, iştahı, eylem şeklini biz bu şehre kattığımızda o gençler bu şehirden gitmeyecek” ifadelerini kullandı.

Kazaz, açıklamasının devamında, “Çocukların sosyal beklentilerini karşılayan bir şehre sahip değiliz. Ekonomik beklentilerini de karşılayabilecek bir şehre sahip değiliz” dedi.

“Bu şehirden dünya birincisi çocuk çıktı”

Trabzon’un insan kaynağı bakımından son derece değerli bir birikime sahip olduğunu ifade eden Kazaz, “Bu şehirden dünya birincisi çocuk çıktı mı matematikte? Evet, çıktı değil mi? Allah buraya veriyor onu da ya. Yani sadece Çinli'ye vermiyor, sadece Amerikalı'ya vermiyor, sadece Hintli'ye vermiyor. Bakın bize de veriyor. Çocuk fırsat buldu da oldu. O çocuğu tutabilecek miyiz bu şehirde? Soru bu” diye konuştu.

“Bizim tercihimiz şehirdir”

Programın sonunda adaylık sürecine ve yürüttüğü çalışmalara ilişkin genel değerlendirmede bulunan Kazaz, kişisel makam hedefinden çok şehir faydasına odaklandığını vurguladı. Kazaz, “Bizimkisi bu şehrimizin gerçeklerinden doğu fayda sağlayabilmek için yola çıkılmış bir süreç. Konu ben adayım dünyası değil, bu şehrin neye ihtiyacı var dünyası. O dünyaya bir damla su, bir bardak su, bir kova su, belki bir tanker su faydası sağlamak istiyoruz. Bu faydaya hizmet edebilecek ne varsa o faydanın parçası oluruz biz” ifadelerini kullandı.

Sözlerini sürdüren Kazaz, “Bu bir seçimi kazanmak ya da kaybetmek kavgası değil. Bu şehrin gerçeklerini fark ettirme ve bu gerçeklerin değişmesine katkı sağlama, değişmesini sağlayacak takımı oluşturma ve o icrayı yapma gücünün iradesini ortaya koyma süreci. Bu duruş, bu seçim süreci değil. Nefes alıp verdiğim sürece benim adıma devam ettirilecek olan bir duruştur” dedi.

Kazaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Şehrin ihtiyacı Ahmet'in oturacağı koltuk değil, şehrin oturtulacağı vizyon, şehrin götürüleceği yön. Bu yönde gidilecek yolların ne olduğunu bulmak ve onları hayata geçirmek için mücadele etmek, durmadan hareket etmektir.”

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.