banner192

Fazıl Orhan aileleri bilinçlendirdi

Çocuklarda görülen en sık kronik hastalıklardan biri olan astım, bölgemizdeki çocuklarda da önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuya yönelik olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden, Çocuk Alerjisi ve Astım uzmanı Prof.

Fazıl Orhan aileleri bilinçlendirdi

Çocuklarda görülen en sık kronik hastalıklardan biri olan astım, bölgemizdeki çocuklarda da önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuya yönelik olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden, Çocuk Alerjisi ve Astım uzmanı Prof. Dr. Fazıl Orhan ile çocuklarda astım hastalığının özellikleri, belirtileri, teşhisi, tedavisi ve bölgemiz için önemi hakkında bir söyleşi yaptık

 

Sayın Orhan, öncelikle astımın nasıl bir hastalık olduğu ve bölgemizdeki çocuklarda ne sıklıkta görüldüğü konusunda bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. Fazıl Orhan: Astım, bronşlarda meydana gelen kronik ve iltihabi bir hastalıktır. Bu kronik iltihaplanma bronşların daralmasına ve astım hastalığının belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Astım, bütün dünyada, özellikle de gelişmiş batılı ülkelerde çok sık görülen bir hastalıktır. Bizim yaptığımız çalışmalarda bölgemizdeki yaklaşık her 10 çocuktan birinde astım belirtileri vardır. Yani, bölgemizde binlerce astımlı çocuk olduğunu söyleyebiliriz.

 

Astımın iltihabi bir hatalık olduğunu söylediniz. Bu durumda, astımın bulaşıcı bir hastalık olduğunu söyleyebilir miyiz?

Prof. Dr. Fazıl Orhan: Hayır. Astımdaki iltihap mikrobik değildir. Dolayısıyla da astım bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak, astım hastalığı, genetik temeli olan bir hastalıktır. Yani, anne veya babada astım varsa çocuklarda da astım olma olasılığı çok yüksektir.

 

Astımın belirtileri nelerdir? Hastalığı ve belirtilerini ortaya çıkaran etkenler neler olabilir ve hangi durumlarda aileler çocuklarında astım olduğundan şüphelenmelidirler?

Prof. Dr. Fazıl Orhan: Çocuklarda astımın en sık belirtisi hışıltılı solunumdur. Hışıltılı solunumun yanı sıra tekrarlayan ve uzun süreli devam eden öksürük de astımın önemli belirtilerinden biridir. Özellikle belirtilerin şiddetlendiği atak dönemlerinde nefes darlığı da ortaya çıkar. Astım belirtileri sürekli değildir. Zaman zaman ortaya çıkar. Ancak, belirtiler başladığında birkaç hafta boyunca devam edebilir. Bazı çocuklarda belirtiler kendiliğinden düzelse de hastaların çoğu tedavi ihtiyacı duyar. Astım belirtilerinin bir özelliği de geceleri ve sabahları daha yoğun olmalarıdır.

Özellikle bölgemiz için ev tozu akarları başta olmak üzere kedi, köpek gibi hayvan epitelleri, polenler, küf mantarları, hamamböceği gibi alerjenler, nezle, grip gibi virüslere bağlı enfeksiyonlar, sigara dumanı, kirli hava, kimyasal maddeler, ağlama-gülme-ağır sportif faaliyetler gibi aktiviteler astımı başlatabilir veya astımlı hastalarda şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Eğer bir çocukta zaman zaman ortaya çıkan hışıltı, öksürük, nefes darlığı varsa; bu belirtiler geceleri ve sabahları daha belirginse; oyun oynama, merdiven çıkma, hızlı yürüme, koşma gibi aktiviteler sırasında öksürük veya hışıltı oluyorsa; soğuk algınlığı belirtileri hızla göğse iniyor ve bir haftadan uzun devam ediyorsa; kirli hava, sigara dumanı, ev tozu, parfüm-mobilya boyası-saç spreyi-temizlik malzemeleri gibi kimyasal maddelerin solunmasıyla öksürük, hışıltı, nefes darlığı oluşuyorsa; bu çocukların astım açısından uzman bir doktor tarafından değerlendirilmeleri gerekir.

 

Sportif faaliyetlerin astım belirtilerini ortaya çıkarabileceğini söylediniz. Astımlı çocuklar spor yapmasınlar mı?

Prof. Dr. Fazıl Orhan: Astımı çocuklar elbette ki spor yapabilirler. Hatta, yapmalıdırlar. Üstelik, her türlü sportif aktivitede bulunabilirler ve çok başarılı da olabilirler. Burada vurgulamak istediğim şey, kontrol altına alınmamış astımlı hastalarda fiziksel aktivitenin belirtileri ortaya çıkarabileceğidir. Astımı kontrol altında olan çocuklar için sportif faaliyetler açısından bir sorun yoktur. En az, astımı olmayanlar kadar başarılı sporcular olabilirler. Birçok dünya ve olimpiyat şampiyonu sporcunun aynı zamanda astım hastası olduğu da hatırlatmak isterim. Yani, anne-babaların bu yönden bir endişesi olmasın.

Astım hastalığının teşhisi zor mudur? Teşhiste hangi yöntemler kullanılır?

Prof. Dr. Fazıl Orhan: Astım teşhisi için kullanılan en değerli yöntem, hastalığın hikayesidir. Yani, doktorlar anne-babalardan ve çocuğun kendisinden hastalığın belirtilerini ayrıntılı olarak sorup öğrenmeye çalışırlar. Bu sorgulama ne kadar doğru yapılırsa, astım teşhisi koymak da o kadar kolaylaşır. Bu nedenle, özellikle anne-babalar hastalıkla ilgili sorulan sorulara sıkılmadan, doğru ve net cevaplar vermelidirler. Bir diğer önemli test ise solunum testidir. Ancak, solunum testi büyük çocuklarda yapılabilen bir testtir. Özellikle altı yaşından küçük çocuklarda kullanılamaz. Alerji testleri ise teşhise yardımcı olarak kullanılabilen bir yöntemdir. Hastaya uygun yöntemlerin kullanılmadığı durumlarda astımlı hastaların teşhisi ve dolayısıyla tedavisi gecikebilir. Bazen de çocukta astım olmadığı halde astım teşhisi konulabilir ve bu çocuklar gereksiz yere uzun süreli ilaç kullanabilirler.

Astım tedavi edilebilen bir hastalık mıdır? Tedavide nelere dikkat edilmelidir?

Astım kronik bir hastalık olduğuna göre, tedavisi de uzun süreli olmalıdır. Öncelikle, anne-babalar çocuklarının astım hastalığını kabullenmelidirler. Bu aslında tedavinin ilk aşamasıdır. Bunun yanında, astımın korkulacak bir hastalık olmadığı ama önemli ve ciddi bir hastalık olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Astım tedavisinde amaç çocuğu şikayetsiz hale getirmek ve günlük aktivitelerini astımsız yaşıtları düzeyinde yapabilmesini sağlamaktır. Bu, hemen sağlanabilen bir durum değildir. Her çocuğun astım şiddeti birbirinden farklı olduğu için kullanılacak ilaçlar ve ilaç dozları da birbirinden farklıdır. Bazı çocuklarda belirtilen düzeyde kontrol birkaç ay içinde sağlanabilirken bazı çocuklarda bu süre çok daha uzun olabilir. Bu nedenle, anne-babalar ve çocuklar özellikle tedavi süreleri açısından sabırlı olmalı, en geç 2-3 ayda bir mutlaka kontrole gitmeli ve tedaviyi başlatan doktordan habersiz ilaçlarını bırakmamalıdırlar. Burada belirtilmesi gereken bir durum da, hastaların bir kısmının belirtiler düzeldi diye hastalığın da düzeldiğini zannederek ilaç kullanmayı bırakmalarıdır. Tekrar belirtmek gerekirse astım, kronik bir hastalık olması nedeniyle tedavisi de uzun sürelidir, belirtilerin düzelmesi hastalığın düzeldiğini göstermez, tedavide kullanılacak ilaçlara, tedavinin süresine ve ne zaman kesileceğine ancak bir uzman hekim karar verebilir ve hastalar mutlaka belirli aralıklarla düzenli olarak kontrollerine gitmelidirler. Herkese sağlıklı ve mutlu bir yıl dilerim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tayfa - 5 yıl önce
Hocaya iletişim özelliklerinin zayıf olduğunu biraz daha güler yüzlü,sıcak ve konuşkan bir iletişim yürütmesinin hasta ve yakınları için özellikle çocuk hastaları için önemli olduğunu hatırlatmak isterim.
Avatar
kibamurat - 5 yıl önce
Okulun en komik, en espirili ve en babacan hocalarındandır. Duruşunun sert olduğuna aldanmayın siz. Beni sözlüde bırakmasına rağmen en sevdiğim hocaların başında gelir.