banner192

Egemenoğlu: Ülkem için üzülüyorum

 "Türkiye şikede yine ilk sırada gösteriliyor. Ülkem için üzülüyorum" dedi. "Ama şunu öğrendim; Avrupalıların açıklamaları 10 şiddetin de oluyor, 6 şiddetinde çıkıyor" diye ekledi.Avrupa Polis Ofisi'nden (Europol) önceki gün yapılan açıklamalar dünya çapı

Egemenoğlu: Ülkem için üzülüyorum

 

"Türkiye şikede yine ilk sırada gösteriliyor. Ülkem için üzülüyorum" dedi. "Ama şunu öğrendim; Avrupalıların açıklamaları 10 şiddetin de oluyor, 6 şiddetinde çıkıyor" diye ekledi.

Avrupa Polis Ofisi'nden (Europol) önceki gün yapılan açıklamalar dünya çapında yankı uyandırırken şike ve yasa dışı bahsin ulaştığı korkutucu noktayı gözler önüne serdi. Ancak yapılan açıklamada Türkiye'de oynanan 79 maçın manipülasyon şüphesi taşıdığının belirtilmesi bizim açımızdan olayı daha da vahim hale getirdi. Konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu'nun hukuktan sorumlu eski yöneticilerinden Yunus Egemenoğlu çarpıcı tespitlerde bulundu.

Europol'ün açıkladığı bahis-şike soruşturması, Bochum ve 3 Temmuz sürecinden daha etkili olur mu?

Almanya'da Bochum Savcılığı'nın yürüttüğü futbolda bahis soruşturmasını yakından takip etmiştim. O dönem hukukçu yönetici olarak Türkiye Futbol Federasyonu'ndaydım. Şunu öğrendim; UEFA ve FIFA'nın bu tür konulardaki ilk açıklamalarının ardından, bizmutlaka söylemlerden çok belgelere dayanarak konuşmalıyız. Çünkü ortaya koydukları iddialar ne kadar şiddetli olursa olsun, adli aşamaya geçtikten sonra aynı etkiyi ortaya koymayabiliyor.

UEFA daha önce 13 ülkeyle birlikte bizi toplantıya çağırmıştı. Yüzlercemaçtan bahsedildi. Sonra Bochum sürecindeki dosyayı takip ettim. Tamam, yine önemli olaylar vardı amamaç rakamları düştü. İlk gün 10 şiddetinde anlattılar, sonra 6 şiddetinde çıktı. Hep aynı durumu gördüm. Tahmine dayalı yorumda bulunabiliyorlar.

Ama Bochum olayında ceza alan bazı Türkler oldu. Bu bile etkisinin büyük olduğunu göstermez mi?

Evet oldu, tutuklanan var, itirafçı var. Ama bir hukukçu olarak açıklamayla değil, iddialarındayanağı evrakları görmemiz gerekiyor. Geçmişteki yaşananları karşılaştırdığımda, bazen açıklamaların çok iddialı olduğunu gördüm.

İstanbul'da Interpol tarafından şike çalıştayı yapıldığı gün, Europol tarafından bu skandalın açıklanması tesadüf mü?

Bence tesadüftür. Tahminimi söylüyorum ama programlanmış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Avrupa basınında bu olayda da birinci sırada Türkiye'nin gösterilmesi size ne düşündürüyor?

Bochum'da aynısı yaşandı. Gerçekten de maalesef böyle bir durum vardı. Birinci çıktık! Ülkem adına çok üzülüyorum. Bu tür sıralamalarda birinci gösterilmek üzüyor.

Uydu gecikmesini kâra çeviriyorlar!

Bahis şikesi şüphesi olan maçları nasıl tespit ediyorlar?

Yunus Egemenoğlu: Ellerinde bir program var. Merkezi UEFA'da. Biz de o dönem federasyon olarak, o programı yapan kişilerle görüştük. Ancak UEFA'da olduğu için gerekli görülmedi. Başka ülkelerde zaten gerekli görmedi. Çünkü UEFA zaten anında, ülkelerdeki bazı isimlere bilgi veriyor. Özü şu; Uzakdoğu'daki bahis şirketleri dahil olmak üzere, oynanan bahisler UEFA'da görülüyor.

[PAGE]

Göstergeler bir maça anında anormal yüklenme olduğunda sizi uyarıyor. En çok bahis Uzakdoğu üzerinden oynanıyor. Ve maç içinde anlık oynanıyor. Bir de o şirketler şu önlemi almış; biliyorsunuz uydu iletiminde görüntüler 6-7 saniye geç geliyor. Mesela tam o anda golü gördükten sonra "gol olur" bahsi yapan kişi, şirketi kandırabiliyor. O yüzden bu şirketler, Türkiye'deki bazı maçlarda ortak bir temsilci bulunduruyor. Telefonları açık oluyor. Gol olduğu anda uyarıyor ki, görüntü Uzakdoğu'ya gitmeden önce şirket önlemini alıyor.

İşte bu gol mercek altında

Europol, şike skandalında İngiltere'de oynanan bir Şampiyonlar Ligi maçının da bulunduğu belirtmişti. Ada basını bumaçın, 16 Eylül 2009’da oynanan Liverpool-Debrecenmaçı olduğunu öne sürdü. Şu an Fenerbahçe forması giyen Kuyt'ın attığı golle Liverpool'un 1-0 kazandığımaçta Debrecen kalecisi Poleksic'in şike yaptığı, soruşturmada hiçbir Liverpoollu oyuncu veya yöneticinin adı geçmediği, mafyanın kaleci Poleksic'e maç öncesi baskı yaptığı bildirildi.

Öte yandan Kuyt, Hollanda Milli Takım kampında şike skandalıyla ilgili konuştu. Şüpheli 380 maçın, 79'unun Türkiye'de oynandığının belirtilmesi üzerine "Böyle şeyleri asla hissetmedim. Şike midemi bulandırıyor” diye konuştu.

Demirören: Bize gelen bir şey yok

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, Europol’ün şike araştırmasıyla ilgili konuştu. FIFA’nın bahisle ilgili her şeyi Federasyona muhakkak göndereceğini belirten Demirören, “Bize şu anda gelen bir şey yok ama mutlaka göndereceklerdir. Türkiye'de takip edilen 79 maçlık bahis olayı olarak söyleniyor, bildiğimiz kadarıyla. Bu neyse Interpol, FIFA, uğraşıp çözeceğiz” dedi.

Ekonomi büyüdükçe bahis olaylarının artması ve kara paranın buraya kaymasının çok normal olduğunu dile getiren TFF Başkanı, “Biz de bunu takip etmek zorundayız. Bu tür olayların olmaması için her şeyi yapmalıyız. Bu TFF’yi aşan bir olay, genel olarak bir şeyler yapılması gerekiyor” diye konuştu.

Fener'in Honved maçı ‘şüpheli’ iddiası

Alman gazetesi Bild, Europol’ün incelediği 5 maça ulaştığını iddia etti. Bunların arasında Fenerbahçe’nin 2009’da Honved’i 5-1 yendiği karşılaşma da bulunuyor Europol'ün yayınladığı rapordan sonra gündeme futboldaki şike-bahis ikilisi bomba gibi otururken Alman Bild gazetesi konuyla ilgili verdiği bir haberde şüpheli maçlar arasında Fenerbahçe'nin 2009’da Avrupa Ligi 3. ön eleme turunda Macar takımı Honved ile oynadığı maç da gösterildi. Fenerbahçe’nin İstanbul’da 5-1 kazandığı maçın yanı sıra yine 2009’da oynanan Stabaek-Tirana (4-0), R.Wien-V. Shkoder (5-0), V. Shkoder -R.Wien (0-3) ve I.Ljubljana-Metalurg (0-3) maçları da şüpheli olarak lanse edildi. Almanya: Bizi etkilemez Bu arada şike skandallarının merkezinde bulunan Almanya'da Bundesliga Futbol Birliği (DFL) Başkanı Reinhard Rauball kendi ülke takımlarının bu davadan etkilenmeyeceğini savundu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.