banner192

Abdullah'ın Milli takımı bakın ne oldu?

 Milli Takımın içler acısı hali herkesi üzerken, perde arkası hafif hafif aralanmaya başladı… 2014 Dünya Kupası umutlarını gruptaki daha dördüncü maç sonrası mucizelere bırakan Milli Takım’da başarısızlığın nedenleri üzerine çok şey yazılıp çiziliyor. Anc

Abdullah'ın Milli takımı bakın ne oldu?

 

Milli Takımın içler acısı hali herkesi üzerken, perde arkası hafif hafif aralanmaya başladı…
 
2014 Dünya Kupası umutlarını gruptaki daha dördüncü maç sonrası mucizelere bırakan Milli Takım’da başarısızlığın nedenleri üzerine çok şey yazılıp çiziliyor. Ancak hedef adam haline gelen Abdullah Avcı tarafından ay-yıldızlı takıma çağrılan bir futbolcu, içinde bulunulan durumu Milliyet Gazetesinden Nevzat Dindar’a şöyle anlatıyor.
 
“* Milli Takım’a mutsuz gidiyoruz, mutsuz geliyoruz. Böyle şey mi olur? Milli Takım’a giden bir futbolcu, bu ruh halindeyse nasıl başarılı olabilir?
 
* Abdullah Avcı’dan kaynaklanan en büyük sorun mahremiyet. Bir oyuncu, hocanın yanına gidip dertlerini anlatıyorsa, dışarı sızmamalı. İkisi arasında kalmalı. Ama öyle olmadı. Hoca dertlerini dinlediği futbolcularla özel diyalogunu, başkalarıyla da paylaştı.
 
* Bu durum diğer futbolcular üzerinde şu algıyı yaratıyor; hocaya yakın olmak önemli. O zaman da oynayanlar, hoca ile sıcak ve samimi ilişki içinde olanlar oldu. Diğerleri de onlara özendi. Milli Takım hocasının herkese eşit mesafede olması gerekmez mi? Oynamak için Abdullah hoca ile arkadaş mı olmak gerekir? (Hamit Altıntop da bu konuya işaret etmişti). Kadroyu bilen oyuncular var.
 
* Herkes takmış prime. Primi falan düşünecek durumumuz mu var. Kim ne karar almış, hangi maça ne kadar prim veriliyormuş, açıkçası oyuncular üzerinde etkili olmaz bunlar. Ortada bir çıkmaz yol var. Biz de o yolda gitmeye çalıştık. İçinden çıkamadık.
 
* Konsantrasyon sorunu yediğimiz gollerden de anlaşılıyor. Volkan Demirel’in formsuz olduğu gerçek! Schalke maçlarından sonra da böyle goller yemedi Volkan.
 
* Takımda enerji eksikliği var. Birlik ve beraberlik yok. Fenerbahçe ve Galatasaraylı çok sayıda futbolcu var. Onlar genelde kendi aralarında. Ara sıra birlikteler. Yine gurbetçiler çok sayıda. Hatta içlerinde Türkçe bilmeyen de (Sercan Sararer‘i kast ediyor) var. Onlar da yan yanalar. Bir de Emre çevresinde toplanan grup var. Yani özetle birlik-beraberlik yok.”
 
Görüldüğü gibi,  milli takımın milli denecek yanı kalmamış! Abdullah Avcı’nın takım başarısını sorgulamayanlar, milli takımda oynattığı futbolu ve teknik adam futbolcu yaklaşımını sorgulayabilirler mi?
 
Bir başka gazetede daha vahim bir iddia;
 
Yer; Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri... Tarih; 12 Ekim Cuma... Romanya maçına artık sayılı saatler var. Milli Takım sahaya çıkmış, artık Romanya karşısında neler yapılması gerektiğini tartışıyor futbolcular...  Bu tartışmalar sürüp giderken, takım kaptanı olarak Emre Belözoğlu söz alıyor. Öncelikle bu maçın önemine değinen Kaptan Emre, konuşmasını şu sözlerle noktalıyor:
 
“Kimse sakatlığı bahane edip oynamamazlık yapmasın. Sonuçta hepimiz bu kutsal forma altında bir onur mücadelesi veriyoruz. Hepimizin fedakârlık yapması gerekiyor...”
 
Emre’nin bu sözlerine, Selçuk İnan’dan anında yanıt geliyor. Hafif sakatlığı bulunduğu için bu sözleri üzerine alınan Selçuk, Kaptan’a karşı çıkıyor: “Yanlış yapıyorsun, yanlış konuşuyorsun...”
 
İkili arasında başlayan söz düellosu, kısa sürede resmen kavgaya dönüşüyor. Emre Belözoğlu ile Selçuk İnan arasında yaşanan gerilime son vermek için ikilinin arasına giren Volkan Demirel, “Kaptanınla böyle konuşamazsın” diyerek Selçuk’u Emre’nin karşısından çekip arkaya itiyor.
 
Kavgayı ayırmak isteyen Volkan’ın Selçuk’a yaptığı bu hareketi farklı yorumlayan, Selçuk’un hem takım hem de yakın arkadaşı Burak Yılmaz ise Volkan’a saldırıyor.
 
Tabi bu arada Gurbetçilerde ayrı bir grup olarak kenarda yer alıyorlar. Görüldüğü gibi milli takım oyuncuları üç guruba ayrılmış durumda. Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar ve Gurbetçiler…
 
Abdullah Avcı her ne kadar Selçuk İnan ve Burak Yılmaz’ı kadro dışı bıraksa da, Galatasaraylı oyunculara özel bir önem veriyor ve kendi takımında bile fazla şans bulamayan Aydın Yılmaz, Emre Çolak gibi oyunculardan medet umuyor.
 
Netice?
 
Çok büyük bir hüsran!

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali mutlu - 4 yıl önce
gökdeniz bu emre denilen herif yüzünden en verimli çağında milli takımdan men edilmedi mi..gökdenizi bu iğrenç herif yedi...
Avatar
bayram konak - 4 yıl önce
Emre belezoğlu, volkan demirel, bu takımdan uzaklaştırılmadığı sürece daha çok ahlanıp vahlanırız. Hdink döneminde bile takımı emre yönetiyordu. İstediği adamı takıma aldırıyor hatta ilk onbiri bile kendi belirliyordu.
Avatar
adil türk - 4 yıl önce
Kimsenin kimseye saygısı yok.Böyle bir takımdan nasıl başarı beklersiniz.
Avatar
Cemil Baştürk - 4 yıl önce
Türk milli takımı değil, futbolu yöneten çete yeniliyor, bunların imparatoru, Sabri'yi, Mustafa sarp'ı, baltayı oynatırdı, stajyeri de Aydın Yılmaz'dan Hasan Ali' den vazgeçemiyor
Avatar
YALNIZ KURT TS - 4 yıl önce
Abdullahin Milli Takim'i daha ne olsun madara oldular ati alan uskudar'i gecti sur Essek'ini Nigde'ye
Avatar
Bekle Trabzon - 4 yıl önce
Dürüst olmak gerekirse bu durum benim çok hoşuma gidiyor. Ortada pislik ver, bu pisliğin temizlenmesi için milli takımın şu an için başarısız olması gerekiyor. İnşallah bu pislik temizlenmeden milli takım da başarı sağlayamasın. Hakkın iade olmadığı bir futbol adil midir, kimse kızmasın bunun milliyetçilikle alakası yok.