Ünlü şair toprağa verilecek

Kadıköy Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Dağlarca'nın, tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesinde antibiyotik tedavisine yanıt vermeyerek durumu ağırlaştığı için bu sabah yoğun bakıma alındığı belirtilerek, 95 yaşındaki şairin, kalp ve solu

Kültür/sanat 15.10.2008, 23:15
Ünlü şair toprağa verilecek
Kadıköy Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Dağlarca'nın, tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesinde antibiyotik tedavisine yanıt vermeyerek durumu ağırlaştığı için bu sabah yoğun bakıma alındığı belirtilerek, 95 yaşındaki şairin, kalp ve solunum yetmezliğinden hayatını kaybettiği ifade edildi.

Uzun yıllardır Kadıköy'de adının verildiği sokakta yaşayan Dağlarca'nın, böbreklerindeki problem nedeniyle Temmuz ayından beri diyaliz tedavisi gördüğü aktarılan açıklamada, şairin, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'ün girişimiyle önce Acıbadem Hastanesinde tedaviye alındığı ve daha sonra Başkent Üniversitesi Hastanesine yatırıldığı anlatıldı.

Açıklamada, Dağlarca için 20 Ekim Pazartesi günü saat 11.00'de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası'nda tören düzenleneceği ve şairin cenazesinin Söğütlüçeşme Camisi'nde öğle vakti kılınacak namazın ardından toprağa verileceği belirtildi.

Dağlarca'nın, Ocak ayında, yaşadığı Mühürdar Caddesi'ndeki evi müze yapılması için Kadıköy Belediyesine bağışladığı ifade edilen açıklamada, şairin, kendisini ziyaret eden Belediye Başkanı Öztürk'e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunduğu kaydedildi.

Açıklamaya göre, Dağlarca, evini müzeye dönüştürme isteğini şöyle açıkladı:
“Ben İstanbul'un birçok yerinde ikamet ettim. Gezdim, gördüm, yaşadım, ama en çok Kadıköy'ü sevdim. Kadıköy eskiden de değerliydi, şimdi de.

Eskiden daha çok dolaşırdım, ama şimdi yaşım dolayısıyla sokağa çıkamıyorum. Yıllardır içinde yaşadığım, şiirlerimi yazdığım evimin, ölümümden sonra yaşamaya devam etmesini istiyorum. Belediye Başkanımıza rica ettim, evimi alıp müze olarak düzenlesinler, ama yaşayan bir müze olmasını istiyorum.

Bir bölümünde kitaplarım, eşyalarım sergilensin, bir kısmı da kafeterya gibi olsun. Gençler buraya gelip otursun, kitap okusun, bir şeyler içsinler.”

Açıklamada, Dağlarca'nın müze ve kafeterya olarak kullanılmasını istediği evinin adının da “Dağlarca'dan Gökyüzü” olmasını istediği ifade edilerek, “Buraya gelenler, benim gökyüzüme baksınlar istiyorum” dediği kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Belediye Başkanı Öztürk, Dağlarca'nın hem Kadıköy'ün hem de Türk edebiyatının çok değerli bir çınarı olduğunu belirterek, ölümünden büyük üzüntü duyduğunu bildirdi.

Açıklamada, Öztürk, “Evini, vasiyeti gereği istediği gibi müze haline getireceğiz. Ziyaretçileri, onun yaşadığı evin ortamını soluyarak şiirlerini okuyacaklar” sözleri de yer aldı.
Yorumlar (1)
aksungurlu 12 yıl önce
Fazıl Hüsnü Dağlarca (d. 1914, İstanbul - ö. 15 Ekim 2008),26 Ağustos 1914'de İstanbulda doğdu. ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde tamamladı (1933). 1935'te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı'nda iş müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da "Kitap" kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. (Ocak 1960-Temmuz 1964). İlk yazısı 1927'de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikayedir, İstanbul dergisinde 1933'te çıkan "Yavaşlayan Ömür" adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından "En iyi Türk Şairi" seçilmişti.





Rahmetli, Türk şiirinin yaşayan en büyük şairi" olarak tanımlanmaktaydı.



“Türkçem , benim ses bayrağım" diyen oydu...



“Türkçem bana şiiri söyler. Türkçeyi dinliyorum o kadar, ben bir şey katmıyorum, bana yalnızca Türkçemin söylediğini yazmak kalıyor…Türkçem söylüyor, ben yazıyorum" diyen , oydu...



Allah rahmet eylesin.....Güle Güle Büyük Şair...

Gelişmelerden Haberdar Olun

@