banner192

Yassıada'nın 'idam fermanı' çıktı

Demokrasi müzesi yapılması planlanan Yassıada 2 yılda aşama aşama inşaata açıldı. Marmara Denizi’ndeki tüm adalarla birlikte 1976 yılında korunması gerekli doğal ve tarihi sit ilan edilen edilen Yassıada, 2011 yılında da 3. derece arkeolojik sit olarak te

 Yassıada'nın 'idam fermanı' çıktı

Demokrasi müzesi yapılması planlanan Yassıada 2 yılda aşama aşama inşaata açıldı. Marmara Denizi’ndeki tüm adalarla birlikte 1976 yılında korunması gerekli doğal ve tarihi sit ilan edilen edilen Yassıada, 2011 yılında da 3. derece arkeolojik sit olarak tescillendi. 27 Nisan 2011’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilen ada, Kasım 2012’de sitten çıkarıldı. Nisan 2013’te torba yasa ile kültür ve turizm tesisinin önü açıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı 1/ 5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları ile adaya otel, restoran, konferans ve kongre merkezleri, konaklama tesisleri yapılmasının startı verildi. Yassıada ile birlikte Sivriadada yapılaşmaya açıldı.

Radikal Gazetesi’nden Ömer Erbil’in haberine göre, tarihe acı hatıralarla geçen Yassıada 1960 ihtilali sonrası yargılamaların yapıldığı ve aynı zamanda Başbakan Menderes ve arkadaşlarının idam edildiği yer olarak hafızalarımıza kazındı. 2011 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Yassıada’yı demokrasi müzesi yapmak istediklerini açıklamıştı.

Hani müze olacaktı

Bakan Günay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile birlikte bir grup gazeteciyi adaya götürdü. Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı spor salonu, tutuklu kaldıkları odalar ve idamların gerçekleştiği yerler gezildi. Yapılacak müzenin ayrıntıları anlatıldı. Tescilsiz binaların kaldırılacağı, tescilli tarihi binaların restore edileceği, harabe görünümdeki ihtilal izlerinin bulunduğu askeri binaların onarılacağı söylendi. Ancak hiç yeni yapılaşmalardan, otel, restoran, kongre ve konferans salonlarından söz edilmedi.

Koruma kurulu 1976 yılında tüm adaların korunması gerekli doğal ve tarihi alan ilan etmişti.Kurul daha sonra farklı dönemlerde aldığı kararlar ile Osmanlı dönemine ait kıyıdaki ve tepedeki şato kalıntıları, Bizans dönemine ait sarnıç, hücre yapılarının korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil etmiş, yargılamanın yapıldığı spor salonunu ise döneminin tarihi olaylarına sahne olduğu için tescillenmişti. Ayrıca kurul Yassıada’yı 3. derece arkeolojik sit ilan etti. Adalar İlçesi 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile tüm bu kararlar plana işlendi.

Hazine mülkiyetinde olan ve askeri alan olarak belirlenen Yassıada, Milli Emlak Müdürlüğü’nün 27.04.2011 tarih ve 13071 sayılı yazısı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne ‘müze olarak kullanılmak üzere’ tahsisi yapıldı. İşte bu tahsisten sonra işler tersine dönmeye başladı. Önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı olan, İstanbul I Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu 10.10.2012 tarihli kararı ile Yassıada’nın ‘Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak belirlenmesinin uygun olduğuna karar verildi. Bu yapılaşmaya açılacağının ilk sinyalleriydi.

Binlerce metrekare inşaat yapılacak

İstanbul 5 Numaralı Koruma Kurulu 16 Kasım 2012’de yaptığı toplantıda ilginç bir karara imza attı. Kurul kararında; ‘‘Kurulumuz üyelerince yerinde Yassıada’nın tamamının incelenmesi sonucunda, adanın bütünü düşünüldüğünde ilke kararında belirtilen tanımla örtüşmemesi, Yassıada’nın tamamının tek parsel olması, parselde tescilli yapılar bulunduğundan parselin zaten tescilli parsel statüsünde olması sebepleriyle kamu yararı da dikkate alınarak tarihi sit kaldırılsın” denildi.

Daha sonra 18 Nisan 2013’te 28622 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Torba Yasa’nın 26. ve 27. maddesi ile “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yap-işlet-devret modeli ile Yassıada ve Sivriada’da kültürel ve turizm amaçlı yatırım ve hizmetler, 3621 sayılı Kıyı Kanunu hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi olmaksızın planlama, imar ve inşaat uygulamaları bu kanun kapsamında yaptırılabilir’’ hükmü getirildi.

Ardından 30 Mayıs 2013’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 10 hektarlık Yassıada’ya ilişkin 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı yapıldı. 12 Haziran 2013 tarihinde askıya çıkarılan revize 1/5000 Planda ‘Askeri Yasak Bölge’ lejandı ‘Turizm ve Kültürel Tesis Alanı’ olarak değiştirildi. 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Plan Notlarında ise Turizm ve Kültürel Tesis Alanı’nda; otel, bungalov, kafe, restoran, heliport alanı, park, açık hava müzesi, meydan, kütüphane, idari bina, müze, konferans salonu, sergi salonu, seyir terası yapılabilir denmekte ve 0,65 emsal değeri verilerek yapılaşmaya açıldı.

Sivriada da inşaata açıldı

Yassıadı ile birlikte 1978 yılında koruma kurulu kararı ile doğal sit alanı ilan edilen Sivriada da imara açıldı. Ada kurul tarafından 2009 yılında II. derece doğal ve III. derece arkeolojik sit olarak belirlendi. Adalar 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı’nda Sivriada II. Derece Doğal Sit ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak ve aynı zamanda bütünüyle ‘Askeri Alan’ lejandında gösterildi. Kurum görüşleri alınarak sismik araştırma amaçlı yapılar dışında yapılaşmaya tamamen kapatıldı. Hazine mülkiyetinde olan Sivriada, 3 Ekim 2012 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edildi.

İstanbul 5 No’lu Koruma Kurulu 8 Mart 2013’te Sivriada’yı tarihi sitten çıkardı. 28 Haziran 2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan revize 1/5000 ölçekli planda ‘Askeri Yasak Bölge’ lejan‘Turizm ve Kültürel Tesis Alanı’ olarak değiştirildi. Uygulama imar planında ise adada “Fuar, kongre merkezi, konferans salonu, kültürel tesis, dini tesis, açık hava müzesi, amfi tiyatro, sergi salonu, karşılama yapıları, spor salonu, seyir terası, parklar, marina, kafe ve restoran yapılabilir” denildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.