banner192

TÜSİAD’a ağır eleştiri

Suriye rejiminin işlediği vahşi cinayetlerin fotoğraflarının üzerinin örtülme çalışıldığını savunan gazeteci-yazar Hakan Albayrak, Türkiye’ye yabancı yatırımcıların gelmesini istemeyenlerin ise, "Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen ülkeye yabancı yatırım

 TÜSİAD’a ağır eleştiri

Suriye rejiminin işlediği vahşi cinayetlerin fotoğraflarının üzerinin örtülme çalışıldığını savunan gazeteci-yazar Hakan Albayrak, Türkiye’ye yabancı yatırımcıların gelmesini istemeyenlerin ise, "Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen ülkeye yabancı yatırımcı gelmez" açıklamasında bulunduğunu savundu.

AK Parti Osmangazi Gençlik Kollarının daveti üzerine Bursa’ya gelen gazeteci-yazar Hakan Albayrak, basın mensuplarının sorularına yanıt verdi. Suriye’deki yaşananları bugüne kadar inkar edenlerin, fotoğraflardan sonra inkar etmeyeceklerini düşündüğünü belirten Albayrak, “Ama ne yazık ki yanılmışım. 40 dereden su getirenler, fotoğrafların Katar hükümeti tarafından finanse edilen komisyon tarafından ortaya çıkarıldığını, şaibeli olduğu gibi yalanlarla hakikatin üstünü örtmeye çalıştı. Uluslararası sistemin efendileri, ağaları da Suriye’de en iyi tercihin Esed olduğu konusunda hemfikir. Sadece Moskova, Tahran ve Pekin değil, aynı zamanda Washington ve Avrupa’nın başkentleri de Suriye’de İslami hassasiyeti yüksek olan grupların iktidara gelmesindense Esed’in iktidarda kalmasını tercih ediyor. İslami hassasiyeti yüksek gruplar derken Burada Irak ve Şam İslam Devleti örgütünü falan kastetmiyorum. Mesele orada El-Kaidecilerin ve El-Kaide’nin türevleri olan örgütlerin son zamanlarda mevzi kazanmaları değil çünkü onlar henüz ortada yokken de batılı devlet adamları Suriye’de İslami hareketin güç kazanmasının kendilerini kaygılandırdığını söylüyorlardı” dedi.

"SURİYE’DEKİ KATLİAMI İÇİMİZDEN DESTEKLEYENLER DE VAR"

Suriye’de, "Allahü Ekber, la ilahe illallah" diyen herkesin Esed karşıtı ve problem olarak nitelendirildiğini belirten Albayrak, “Suriye devrimine Türklerin yardım etmesini ne yazık ki bizim içimizdeki bazıları da dert ediniyor. Türkiye biliyorsunuz Hür Ordu’yla dost ve müttefik olarak görüyor. Kendini Hür Ordu çatısı altında olmamakla beraber Hür Ordu’yla uyum içinde olan diğer gruplarla da yakın ilişkiler kurup onlara yardım etmeye çalışırken sürekli ayağına kurşun sıkılıyor. Yardım TIR’ları durduruluyor. Son zamanlarda duran bu yardım TIR’ları daha doğrusu bu TIR’ların durdurulması şu amaca da maruftu; Cenevre Görüşmelerinden evvel Türkiye’nin ve Suriye devrimcilerinin mevzi kazanmalarını ve masaya güçlü bir şekilde oturmalarını engellemeye dönük uluslararası bir komplo vardı. Komplocuların Türkiye’deki uzantıları da buna hizmet ettiler. Yardım gitmesin, devrimciler mevzi kazanmasın, Türkiye’nin ve devrimcilerin eli güçlenmesin diye uğraştılar” ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE’NİN GERİLEMESİNİ İSTEYENLER, OLUMSUZ KONUŞMALARLA ORTALIĞI AYAĞA KALDIRIR"

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’ın, "Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen ülkeye yabancı yatırımcı gelmez" açıklamasının esasında yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelmemesi için temennide bulunduğunu ileri süren Albayrak, “Şu anda maalesef gerek 17 Aralık darbesini gerçekleştiren ve bunun tetikçiliğini yapan cemaat kadroları olsun gerekse şu anda onlarla ittifak halinde hükümete yüklenen diğer odaklar olsun, Türkiye’nin mahvolmasını, Türkiye’deki yabancı yatırımcıların çekilmesini, Türkiye’nin uluslararası saygınlığının da yerle bir olmasını, dövizin fırlamasını, ekonominin yavaşlamasını, açıkçası Türkiye’nin batmasını ve Türkiye enkazının üzerinde emperyalistlerin rahatça cirit atmasını istiyor. Onlar da burada onlar adına hüküm sürmek istiyor” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.