banner192

Tatlıses olayında tahminler doğru

14 Mart 2011 tarihinde Maslak'ta televizyon programı çıkışında meydana gelen ve İbrahim Tatlıses'in ağır yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardındaki sis bulutu dağılıyor.Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın derinleşmesi, olaydan sonra gündeme gel

Tatlıses olayında tahminler doğru

14 Mart 2011 tarihinde Maslak'ta televizyon programı çıkışında meydana gelen ve İbrahim Tatlıses'in ağır yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardındaki sis bulutu dağılıyor.

Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın derinleşmesi, olaydan sonra gündeme gelen PKK tartışmalarının yersiz olmadığını ortaya koydu. Saldırıda azmettirici olduğu iddia edilen Abdullah Uçmak'la birlikte tutuklanan Van nüfusuna kayıtlı Ersin Altun'un terör örgütü PKK'nın Mahmur Kampı'nda eğitim gördüğü öne sürüldü. Tetikçi olduğu iddia edilen Altun, saldırı sırasında aracın camından sarkarak elindeki Kalaşnikof silahla Tatlıses'in içinde bulunduğu araca ateş açmıştı.

Saldırıyla ilgili terör ve organize nitelikli olmak üzere iki farklı soruşturma yürütülüyordu. Terör soruşturmasında aralarında PKK bağlantılı olduğu iddia edilen avukat Ruşen Mahmutoğlu'nun da olduğu 6 tutuklu yer alıyor. İkinci soruşturmada ise olayın organize suç boyutu araştırılıyordu. İki soruşturma arasındaki kuvvetli bağlantıyı dikkate alan savcılık dosyaları birleştirme kararı aldı.

Tatlıses'e saldırıdaki PKK bağlantısı olayın ardından gelişen sıcak dakikalarda ortaya çıkmıştı. Polisin Abdullah Uçmak'ın evinde yaptığı aramada ele geçirilen bir ilaç kutusu üzerinde avukat Ruşen Mahmutoğlu'na ait olduğu belirtilen e-posta adresi, adres ve telefon numarası tespit edilmişti. O dönemde medyaya yansıyan haberlere göre Mahmutoğlu'na saldırıdan 2 gün sonra gelen e-postalarda Tatlıses, 'AKP'ye yakınlaştığı' için ihanetle suçlanırken, 'Nihat arkadaş, yarım kalan işi halletsin' ifadesi yer almıştı. Mahmutoğlu'nun bu e-postaları BDP il binasındaki bilgisayardan okuduğu iddia edilmişti.

Bu durum Tatlıses'in hastanede tedavisi devam ederken ikinci kez öldürülmek istendiğini ortaya koymuştu. İkinci suikast girişimi suçlamasıyla tutuklanan ve Irak'ın kuzeyinden geldiği belirlenen Nihat Şimşek'in bilgisayarından, sanatçının tedavi gördüğü hastanenin krokileri ele geçirildi. Tatlıses'in kaldığı hastane odasına kadar detaylı çizimler yapılmış, hastanenin güvenlik durumu hakkında notlar tutulduğu belirlenmişti.

Şimşek'in PKK kamplarında 3 ay kaldıktan sonra 2010 yılının Kasım ayında Türkiye'ye giriş yaptığı ve 8 yıl önce polisin takibinde olduğu ortaya çıkmıştı. Saldırıdan sonra terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olan TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) internet sayfasından yaptığı açıklamada saldırıyı üstlenmiş, ancak daha sonra 'Resmi sitemizin uzantısını değiştirmişler' ifadesine yer vermişti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zaferhan - 5 yıl önce
İbrahim Tatlıses'in yıllardır, sanatsal pozisyonunu koruması,adı pek çok kirli işlerde geçmesi, azmettirici gibi iddalara konu olmasına rağmen, her olaydan bir şekilde sıyrılması merak edilmez mi...Elbette merak edilmesi gerekir.Mesela Almanya tedavisinde ki, sıradışı güvenlik katkısının yapılması, Merak ettiğimizde karşımıza encümeni daniş ve Büyük kulüp üyeliğinin ayrıcalıklığı çıkmakta.Büyük kulüp üyeliği bizim mahalle derneği üyeliğine benzemez merak edenler bir baksın...