banner192

KTÜ'lü Doçent'ten Osmanlı tarihi ile ilgili önemli iddia!

Doç. Dr. Fazıl Kırkbir, “Toplum Mühendisi” kitap serisinin piyasaya çıkan 3. cildi olan “Toplum Mühendisi ‘Siya’ Devlet Sırrı” kitabında, bugüne kadar yazılan tüm tarih kitaplarının aksine Osmanlı Devleti’nde kardeş katlinin olmadığı iddiasını yazdı.    K

KTÜ'lü Doçent'ten Osmanlı tarihi ile ilgili önemli iddia!

Doç. Dr. Fazıl Kırkbir, “Toplum Mühendisi” kitap serisinin piyasaya çıkan 3. cildi olan “Toplum Mühendisi ‘Siya’ Devlet Sırrı” kitabında, bugüne kadar yazılan tüm tarih kitaplarının aksine Osmanlı Devleti’nde kardeş katlinin olmadığı iddiasını yazdı. 
 
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fazıl Kırkbir, bugüne kadar hiç kimse tarafından dile getirilmeyen bir konuyu ele aldı. “Toplum Mühendisi” kitap serisinin piyasaya çıkan 3. cildi olan “Toplum Mühendisi ‘Siya’ Devlet Sırrı” kitabında “Osmanlı’da kardeş katli yoktu’ iddiasını gündeme getiren Kırkbir “Bu bir devlet sırrıydı ve Osmanlı Padişahları bu sırrı korumak için ‘kardeş katili yada evlat katili’ olarak anılmayı bile göze aldılar. Devletin bekası için bu şehzadelerin öldürülmeleri değil ölü gibi gösterilip kullanılmaları gerekiyordu" iddiasında bulundu. 
 

20151209aw599237_02.jpg

Kendisine bu iddiası nedeniyle başta tarihçiler olmak üzere bir çok kesimin tepki göstereceğini ancak herşeyin tartışıldığı bir dünyada bunun da gündeme getirilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Fazıl Kırkbir, tarihçilere ve Osmanlı Tarihi ile ilgilenenlere “Osmanlı’da 17 bin civarı vakıf var. Bunlardan sadece birini söyleyeyim. Herhangi bir evde hizmetçi yada kölenin bir kap yada değerli eşyayı kırdığında o maddi zararı karşılamakla yükümlü vakıflar var. Vakfın kuruluş gayesi; ‘evdeki çalışan, köle yada hizmetçi azar işitmesin, fiziki yada psikolojik bir baskıya uğramasın’ Şimdi bunun gibi yaklaşık 17 bin meseleyi düşünüp bunlar için vakıflar kuran Osmanlı, padişahın ve hayattaki şehzadelerin eş zamanlı ölümü halinde devletin başına kimin geçeceğini düşünmemiş olabilir mi? Yani bu kadar önemli bir mesele için bir plan yapmamış olabilir mi?" sorularını yöneltti. 
 
"BENİ SAÇMALAMAKLA VE HAYALCİ OLMAKLA SUÇLAYACAKLAR" 
 
"Şimdi tarihçilerin çoğu beni saçmalamakla veya hayalci olmakla suçlayacaklar ve benden bu teorime karşı bir belgen var mı ? diye belge bir tarihi vesika talep edecekler" diyen Kırkbir "Onlara şunu soruyorum; bir devletin sırrı olmaz mı? olamaz mı ? Peki sırların vesikası olur mu? Tüm sırlar bir yere yazılıp saklanır mı? Ben inanıyorum ki bize göre çok basit meseleleri bile düşünen Cihan Devleti'nin bekası ve milletin refahı için bu kadar önemli olan bir meseleyi de atlamamıştı ve şehzadeleri öldürmek yerine 'öldü gibi' gösterip hatta onlara cenaze töreni düzenleyip, acıklı hikayeler uydurup herkesin buna inanmasını sağlamış olamaz mı ? Belki tam olarak uygulanan yöntem benim kitapta ele aldığım kurgu şeklinde değildi ama bence bu faaliyeti bir sistem içinde uyguladılar” diye konuştu.
 
20151209aw599237_01.jpg
 
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tekin dogru - 1 yıl önce
enteresan.bir akademisyen ortaya bir iddia atıyor ama kanıt sunamiyor.Veya öyle olduğu bilinen tespit edilmiş iddiaları reddediyor ama çürümeye için kanıtı yok.Bu beyefendi senaryo yazarı olabilir ama akademisyen olamaz. Yaptıkları bilime aykırı. Osmanlı'yı aklama için bu yöntemler değil bilimsel kanıtlar sunun ya da susun.
Avatar
Gurbetcı .Halil. - 1 yıl önce
Son zamanlardaki Osmanlı merakı bu arkadaşı etkilemiş.güya aklı sıra osmanlı reklamı yapıyor.nafile yemezler.yaşasın laik Cumhuriyet.
Avatar
Osman - 1 yıl önce
İflas etmiş çökmüş bitmiş bir imparatorluğu ikide bir gündeme getirme işini kimlerin ne amacla yaptığı belli.ama o insanlar nafile bir uğraşa girmişler.Başka bir ülke bulmaları lazım kendilerine.Türkiye deyil.
Avatar
hüseyin üçünçü - 1 yıl önce
bilim , kuşkucudur ve adımlarını ister istemez kuşku üzerine atar. gelişimin gerçek anahtarı kuşkudur. bilim ancak böyle gelişir, ilerler. Tabiki tarih bilimi de yazılı ve sonuçlara göre hareket yönünü belirler. Arkadaşımızı çalışmasından dolayı can-ı gönülden tebrik ediyorum. saygılarımla.