Kıyamet uçağı nedir? E-4B Nightwatch ne işe yarar? Kıyamet uçağının korkutucu özellikleri
Son dönemde “kıyamet uçağı” ifadesi yeniden gündeme gelirken, kavramın neyi anlattığı da karıştı. Sosyal medyada sıkça dolaşan “felaket olunca insanları taşıyacak uçak” anlatımı doğru değil. “Kıyamet uçağı” denilen platformlar, sivil nüfusu tahliye etmek için değil; devlet yönetimini ve askeri komuta zincirini ayakta tutmak için tasarlanmış uçan komuta merkezleridir.
Bu çerçevede en çok bilinen örnek, ABD Hava Kuvvetleri’nin kullandığı Boeing E-4B Nightwatch uçağıdır. E-4B; nükleer savaş dahil en ağır senaryolarda, yer merkezleri devre dışı kalsa bile komuta-kontrol, koordinasyon ve iletişimin sürmesi amacıyla görev yapar.

Kıyamet Uçağı Ne Demek?
“Kıyamet uçağı” (Doomsday Plane) tabiri, E-4B’nin resmi görev tanımının halk arasındaki karşılığıdır. Uçağın temel misyonu, ulusal çapta bir felaket veya saldırı anında ABD hükümetinin sürekliliğini ve askeri komuta mekanizmasının çalışmasını sağlamaktır.
Bu nedenle E-4B:
“Bombardıman uçağı” değildir.
“Stratejik silah taşıyan bir saldırı platformu” olarak tanımlanmaz.
En kritik yönü, uçan komuta merkezi olmasıdır.

E-4b Nightwatch Nasıl Çalışır?
E-4B, Boeing 747-200 platformu temel alınarak militarize edilmiştir. Uçağın ana güvertesi; komuta çalışma alanları, brifing/konferans bölümleri, operasyon ekibi alanı, iletişim bölümü ve dinlenme alanları gibi işlevsel bölümlere ayrılır.
Sistemin mantığı şudur:
Kriz anında üst düzey komuta ekibi uçağa intikal eder,
Uçak güvenli irtifada görev yaparken,
Uydu ve özel askeri ağlar üzerinden dünya çapında iletişim sürer,
Operasyonlar “yerden bağımsız” şekilde yönetilebilir.

Kıyamet Uçağının Öne Çıkan Özellikleri
E-4B’yi “kıyamet uçağı” yapan başlıca özellikler şunlardır:
• Havada yakıt ikmali yapabilir; bu sayede görev süresi uzar.
• Çok sayıda iletişim sistemi/anten ile küresel ölçekte bağlantı kurabilir
• EMP (elektromanyetik darbe) etkilerine karşı “hardened” yani güçlendirilmiş bir altyapıya sahiptir.
• Geniş görev ekibi kapasitesi bulunur; kaynaklar mürettebat + görev personeliyle 100’ü aşan kapasiteyi doğrular.
Bu özellikler, uçağı “felaket anında sivil kurtarma uçağı” değil; krizde devlet yönetimini sürdüren stratejik bir platform haline getirir.

Nükleer Patlamalara Dayanıklı Mı? “Hacklenmesi İmkansız” Doğru Mu?
E-4B’nin EMP’ye karşı güçlendirilmiş olması ve kritik sistemlerinin korunması, onu olağan uçaklardan daha dayanıklı kılar.
Ancak “tamamen imkansız” gibi kesin ifadeler yerine, doğru yaklaşım şudur: E-4B siber/elektronik tehditlere karşı çok yüksek seviyede koruma ve yedeklilik mantığıyla tasarlanmıştır.
Uçuş Maliyeti Gerçekten Çok Yüksek Mi?
E-4B’nin işletme maliyetinin saatlik yaklaşık 160 bin dolar seviyesinde olduğu bilgisi, farklı kaynaklarda yer alır.
Bu yüzden uçuşlar; eğitim, hazırlık ve belirli dönemlerdeki operasyonel gereksinimler kapsamında planlanır.

“Kıyamet Uçağı”nın Dikkat Çeken Özellikleri
Pentagon’dan uçuşla ilgili resmi bir açıklama yapılmasa da, nükleer savaş senaryoları için özel olarak geliştirilen “kıyamet uçağı”, sahip olduğu teknik donanımlarla dikkat çekiyor. Boeing 747 tipi yolcu uçaklarının askeri amaçlarla yeniden tasarlanmasıyla ortaya çıkan bu uçaklar, ABD ordusunun 1970’li yıllardan bu yana aktif olarak kullandığı Nightwatch filosunun en kritik unsurları arasında yer alıyor.
Nükleer Kriz Anlarında Devreye Girecek
Soğuk Savaş döneminde nükleer çatışma ihtimalinin ciddi şekilde masada olduğu yıllarda, hem ABD hem de Sovyetler Birliği bu tür özel uçaklar için sipariş verdi. “Kıyamet Günü uçakları” olarak anılan bu platformlar, olası bir nükleer savaşta devlet liderlerinin ve üst düzey komuta kademesinin güvenli şekilde emir verebileceği uçan komuta merkezleri olarak tasarlandı.

11 Eylül Saldırılarında da Kullanıldı
ABD ordusu, E-4B Nightwatch uçaklarının birçok teknik özelliğini gizli tutuyor. Ancak bilinen detaylara göre bu uçaklar, havada yakıt ikmali yaparak uzun süre görevde kalabiliyor. Elektromanyetik darbelere karşı korumalı sistemlere sahip olan E-4B, nükleer patlamanın etkilerine dayanabilecek şekilde geliştirildi. Gelişmiş uydu iletişim altyapısı sayesinde, dünyanın herhangi bir noktasıyla kesintisiz bağlantı kurulabiliyor. Uçağın 100’den fazla kişiyi taşıyabilecek kapasiteye sahip olduğu da biliniyor.
Bu özellikleriyle E-4B, 11 Eylül 2001 saldırıları sırasında da aktif olarak kullanılmıştı.
Maliyeti Dudak Uçuklatıyor
“Kıyamet uçağı” olarak bilinen bu özel hava aracının maliyetinin yaklaşık 200 milyon dolar olduğu belirtiliyor. Ticari 747 modellerinde bulunmayan çok sayıda güvenlik ve dayanıklılık sistemine sahip olan uçak, nükleer patlama sonrası oluşabilecek elektromanyetik darbelere rağmen görevini sürdürebiliyor. Bunun temel nedeni ise modern dijital sistemler yerine, analog ve dayanıklı ekipmanların tercih edilmesi.

Adeta “Kör” Bir Uçak
E-4B Nightwatch’un en dikkat çekici özelliklerinden biri de neredeyse hiç pencereye sahip olmaması. Mürettebatı nükleer etkilerden korumak amacıyla özel kalkanlarla donatılan uçak, bu yönüyle “kör” olarak nitelendiriliyor. Buna rağmen, yer yüzündeki sabit iletişim hatlarıyla ve askeri ağlarla bağlantı kurabilme kapasitesine sahip olması, uçağı kriz anlarında vazgeçilmez hale getiriyor.
Kaynak:Haber61