banner192

FETÖ içinde ablalık sistemi bakın nasıl işliyor

FETÖ'nün ablalarından olan bir kişinin verdiği ifade sistemin nasıl işlediğini ortaya çıkardı.

FETÖ içinde ablalık sistemi bakın nasıl işliyor

FETÖ’nün Uşak’taki öğretmen ablalarından Y.T., ifadesinde örgüte nasıl girdiğini ve yükseldiğini, sistemin nasıl işlediğini anlattı: “Önce sohbetlere katıldım, sonra abla oldum. Yardımlar topluyorduk. Bonkör yardımlarım nedeniyle mütevelli heyeti üyeliğine terfi ettirdiler. Toplantılarda sinyal kırıcı kullanıyorlardı”

Uşak polisinin FETÖ/PDY terör örgütünün “ablalık” yapılanmasına yönelik operasyonunda yakalanan; para toplama, aklama, aktarma ve altın nesil oluşturma gibi kritik örgütsel görevleri bulunan 22 kişi arasında, kentte öğretmenlik yapan Y.T. de vardı. İtirafçı olarak serbest bırakılan Y.T. ifadesinde, “ablalık” sistemini anlatırken, örgütteki işleyişe ilişkin de önemli bilgiler verdi. Örgütle 2005’te geçici görevli bulunduğu okulda tanıştığını anlatan Y.T., öğretmen arkadaşlarının evinde yapılan toplantılarda, yeni görevlendirilen meslektaşlarının sohbetler düzenlediğini söyledi. İlk günler sohbet konusunun Peygamber, Allah sevgisi ve dinimizde temizlik gibi konular olduğunu belirten Y.T., “2 yıl boyunca aldığımız dini telkinlerin ardından konular Cemaat’in fakir öğrencilere yardımı, yurtta kalan öğrencilere yardımı oldu. Artık toplantılarda bizden paralar toplanmaya başlandı. Ben de elime geçtikçe paralar vermeye başladım. Bu paralar sohbeti yapan ablaya verilirdi” dedi.

‘BÜYÜKLER BELİRLER’

“Ben yardımlarda biraz bonkör davrandığım için olsa gerek, öğretmen olan T.Ö. bir hediye paketi yaparak güzel bir bohça ile bana getirdi ve bana ‘Seni mütevelliye aldık, bundan sonra o sohbete katılacaksın’ dedi” sözleriyle örgütteki yükselişini anlatan Y.T., mütevelli toplantılarında yaşananları ise şöyle dile getirdi: “Mütevelli grubunda görev alan öğretmenlerin ayrıca kendi sohbet grupları da vardı. Mütevelli sohbet grup toplantılarına, cep telefonlarımızı odanın dışına koyarak girerdik. Nedenini sorduğumda ‘Zaten sinyal kırıcı var ama bizim tedbir almamız lazım’ dediler. ‘Biri şikâyet ederse 28 Şubat’ı yaşarız’ gibi kuruntuları vardı.”

Örgütün geziler ve sosyal etkinlikler düzenlediğini ifade eden Y.T., “Toplantılara katılmadığım zaman çok ısrar ederlerdi. Hatta psikolojik baskı yapıp ‘Sen nasıl Allah rızasından uzaklaşıyorsun?’ gibi insanı vicdanen rahatsız edecek söylemlerde bulunurlardı” diye konuştu. 2009’da Mavi Marmara’nın seferinin grupta “Ne gerek vardı” diye eleştirildiğini anlatan Y.T., “Bir gün ‘Her sohbette, her şey için dua ediyoruz da neden Filistin ve Mavi Marmara şehitleri için dua etmiyoruz?’ diye sorduğumda G. bana ‘Büyüklerimiz bize gündem gönderir. Bunlar üzerine konuşulup dua edilir. Biz onlar ne derse onu yapmakla mükellefiz’ deyince, ben bu duruma çok kızdım. Ama yine de niyetlerinin kötü olmayacağını düşünüyordum” ifaddesini kullandı. Yine bir toplantıda milletvekili adayı da olan H.S. tarafından “Kendi sendikamızı kuracağız ve herkes bu sendikaya girecek” talimatı geldiğini kaydeden Y.T., kendisinin buna “Yaptığınız bölücülük. Ne gerek var yeni sendikaya?” diye karşı çıktığını, buna rağmen gruptakilerin Aktif Sen’e geçirildiklerini söyledi.

DERSHANE TEPKİSİ

Hükümetin dershaneleri kapatma kararından sonra örgüt içerisinden büyük tepki gösterildiğini vurgulayan Y.T., şöyle devam etti: “Toplantılarda hükümete karşı devamlı bir karşı propaganda faaliyetleri yürütmeye başladılar. Eleman teminini dershanelerden sağladıkları yönünde bir fikir oluştu bende. 2013 yılı kasım ayında bu mütevelli hocaları öğretmenlere bildiri niteliğinde kâğıtlar vererek ‘Tweet atacaksınız, çevrenize dershanelerin kapatılmasının olumsuz olacağını anlatın’ gibi söylemlerde bulundu. Ben bu dönemde, devlete zarar vermeye başladıklarını, hatta Amerika için çalıştıklarını bile düşünmeye başladım. Sonra onlarla iletişimimi kestim. Bu Cemaat’in okuluna giden çocuklarımı okullarından alıp devlet okuluna gönderdim.” (Habertürk)

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zeki - 4 ay önce
Aynen öyle akilli kardesim baska türlü yürümez bu avrupada böyledir dünyanin gelismis ülkeleri öyle gelisdi yoksa benim memleketimde siyaseti camilere cekdiker hele hele avrupadaki insanlarimiz camileri kahveye cevirip siyaset yapiliyor ikidi bir arada yürümez yürütürseniz halimiz böyle olur böyle ceteler cikar prtaya
Avatar
osman yavuzyilmaz - 4 ay önce
resmen dini istmsar ederek masum insanlarin dini duygularini kullanarak,belli yerlere geldikten sonra simdi bu aciklamalarin cok fazla önemi yok ,kisacasi dini kullanarak gercek müslüman olunmuyor,onun icindirki atatürk dini kullananlari siyasete karistiranlrla hep mücadele etmistir simdi onu cok daha iyi anliyoruz.