banner192

Erdoğan: "Herkesin kardeşçe yaşayacağı...''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘başörtüsü sorununu ben hallettim’ açıklamalarına değinerek, “Burada Kılıçdaroğlu’ndan bahsetmem yerinde değil. Çünkü o Muş’a hiç gelmemiştir, adresini de bilmez. O zaman bahsetmeyeli

Erdoğan:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘başörtüsü sorununu ben hallettim’ açıklamalarına değinerek, “Burada Kılıçdaroğlu’ndan bahsetmem yerinde değil. Çünkü o Muş’a hiç gelmemiştir, adresini de bilmez. O zaman bahsetmeyelim” dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen mitinge katılmak üzere Muş’a geldi. Ağrı’dan uçakla Muş’a gelen Başbakan Erdoğan, Belediye Meydanı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Kürtçe ’Hoşgeldin Uzun Adam’ ve ’Bu halk daima seninle, bırak onlar bereday bereday (gereksiz) konuşsunlar’ yazılı pankartların açıldığı alanda konuşan Erdoğan, Muş’un bugün tarih yazdığını ifade ederek, “Şen olası Muş, başım üstüne olasın ey civanmert Muş. Rabbim kardeşliğimizi, muhabbetimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. 30 Mart seçimler, Muş’a, Türkiye’ye hayırlı olsun. Muş’un yetiştirdiği çok değerli bir insan var. Muştakbaba, diyor ki, ‘ne talibi dünyayız, ne rakibi ukbayız. Biz bendeyi Mevlayız, biz aşıkı sevdayız, bir aşıkı billahız, müştakı cemaliz biz,’ Bizim derdimiz dünya değil, ukba da değil, Mevla’nın ve milletin hizmetkarıyız. Biz halka ve hakka aşığız. Biz güzelliğin, iyiliğin, hizmetin talipleriyiz. Biz size sevdalıyız, size aşığız. Bugün Muş’ta 25’inci mitingi yapıyorum. İnanın bundan önce de 24 kez geldiğimde böyle bir coşku görmemiştim. Bugün tarihi bir coşku, kucaklaşma var. Şehirlerin, ilçelerin, köylerin akın akın meydanlara dolduğuna, saatlerce beklediğine, heyecanla bizi bağırlarına bastıklarına şahit olduk. 25’inci mitingimizde Muş’ta da böyle bir sahne var. Allah’ıma hamdolsun, Muş kabına sığmıyor. Başbakanı’na, AK Parti’ye ve demokrasiye, sandığa daha güçlü sahip çıkıyor. Ben buradan görüyorum ki Muş 30 Mart’ta vereceği kararını açıkladı. Karar belli mi? Muş diyor ki ben lafa bakmam, o kadar. Biz bu lafçılardan çok çektik. Ne olur artık çekmeyelim. 30 Mart’ta sandıkta gereken cevabı verelim. Muşlu kardeşim ideoloji siyasetine prim vermem diyor. Kardeşlerim inşallah 30 Mart bunun cevap günü olacak” dedi.

“DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA SADECE SİLAHLAR KONUŞUYORDU”

Muş’a yaptığı hizmetlere de değinen Başbakan Erdoğan, “Bundan 12 yıl önce biri gelse size Muş’ta bir üniversite açılacak dese inanır mıydınız? Burada 6 binden fazla öğrenci olacak dese inanır mıydınız? Üniversite, hatta liselerde Kürtçe seçmeli dil olacak, isteyen istediği dili öğrense dese, üniversitede Zazaca, Soranice, Kırmanci dillerinde yüksek lisans yapılacak, Alevilik diye bir ders olsa dese kimse inanmazdı. 12 yıl önce bölgede insanımızın buna inanacak mecali ve umudu yoktu. Doğu ve Güneydoğu’da sadece silahlar konuşuyordu. Artık yeni bir süreç başladı. Bölgede kan ve gözyaşı vardı, OHAL vardı, yol kontrolleri vardır, girilmesi yasak araziler vardı. Bu engellerli tek tek ortadan kaldırdık. Bunları CHP mi kaldırdı, BDP mi kaldırdı, MHP mi kaldırdı? Bunlar hangi yüzle sizden oy istiyorlar. Baskılara biz son verdik. Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını elimizin tersiyle ittik. Bu ülkede hiçbir Başbakan Kürt vatandaşım diyemiyordu, ağzına Kürt kardeşim ifadesini alabiliyor muydu? Bu Başbakanız alıyor. Çünkü Türkü Türk, Kürt’ü Kürt olduğu için, Zaza’yı Zaza, Laz’ı Laz, Abaza’yı Abaza, Boşnak’ı Boşnak için değil beni yaradan Allah onları da yarattığı için seviyorum. Farkımız bu. Biz kardeşiz, biz biriz, iriyiz, diriyiz, beraberiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Bizi kıskandılar, ayırmaya bölmeye çalıştılar. Ama engelleri kaldırdık. Manilerle sonuna kadar mücadele ettik. Son olarak yeni demokratikleşme paketi çıkarttık. Siyasi patiler yasasını çıkarttık. Farklı dil ve lehçelerde propaganda üzerindeki yasakları, klavyeler üzerindeki yasakları kaldırdık. Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimi serbest bıraktık” diye konuştu.

“İKTİDAR OLMAYACAĞINI BİLİYOR ONUN İÇİN LAF OLA BERİ GELE”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de eleştiren Başbakan Erdoğan, “MHP Genel Başkanı diyor ki iktidar olursak, benim evimin karşısına bu andın bir levhasını asacakmış. İktidar olmayacağını biliyor onun için laf ola beri gele. Kardeşlerim her türlü ayrımcılığın, nefret suçunun önüne kararlı şekilde geçiyoruz. Ne dediler ‘sen başörtülüsün, hizmet alamazsın’ dediler. Başörtülü kızlarımıza üniversitenin önünü kestiler. İmam hatiplere bile başörtülü sokmadılar. Biz sabır dedik. Çünkü sabreden kimse zafere ulaşır. Artık üniversitelere başörtülü kızlarım giriyor. Ben de bu konudan dertliydim. Benim kızlarımı da başörtülü olduğu için üniversiteye almadılar. Mecburen yurtdışına gitti ve orada okudu. Farklı dinin egemen olduğu ülkede okuyor ama kendi ülkesinde okuyamıyordu. Bu kızlar çok çileler çekti. Şimdi okullara gidiyorlar. Devlet dairelerinde de çalışıyorlar. Ne oldu Türkiye bölündü mü, hayır, normalleşti. Artık her şey düzene giriyor. Bunu hiçbirine anlatamadık. CHP Genel Başkanı diyor ki ‘başörtüsü sorununu ben halettim’ diyor. Burada Kılıçdaroğlu’ndan bahsetmem yeri de değil. Çünkü o Muş’a hiç gelmemiştir, adresini de bilmez. O zaman bahsetmeyelim. Burada keselim” ifadelerini kullandı.

“HERKESİN BİRLİKTE KARDEŞÇE YAŞAYACAĞI YENİ TÜRKİYE İNŞA EDİYORUZ”

Türk, Kürt, Zaza diyerek bu ülkenin vatandaşlarını hizmetten alıkoyduklarını söyleyen Erdoğan, “Birisi eğer sen Türk’sün, Kürt’sün, Zaza’sın diyerek hakaret ederse ağır cezalar getiriyoruz. Herkesin birlikte kardeşçe yaşayacağı yeni Türkiye inşa ediyoruz. Herkesin bir olacağı yeni Türkiye imar ediyoruz. Gönülleri buluşturuyoruz, silahları devreden çıkarıyor, siyaseti devreye sokuyoruz. Geçen yıl nevruzu 77 milyon birlikte kutladık. 1 yıl sonra bir nevruzu daha coşkuyla kutlayacağız. 2 nevruz arasında Allah’a hamdolsun acı haberler almadık, acılar yaşamadık, genç ölümlere şahit olmadık, inşallah bundan sonra bu tür ölümlerle karşılaşmak istemiyoruz. Her günümüzü nevruzun olduğu, huzurun, istikrarın, kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye’de yaşayacağız. Mart ayında bir bayram değil 2 bayram var. 21 Mart’ta nevruzu hep birlikte kutlayacağız, ardından 30 Mart demokrasi bayramını kutlayacağız. 20 gün var. Kapı kapı, gece gündüz demeden dolaşalım. Bu seçim Hasan’ın, Hüseyin’in, Ahmet’in, Mehmet’in seçimi değil, bu seçim AK Parti mi diğerleri mi? Bunun seçimi. AK Parti’yi sandıkları patlatırcasına çıkarmamız lazım. Muş’ta inşallah bu yeni dönmem farklı olacak. Kardeşliğimizi güçlendireceğiz. Çok reformlar yaptık, bu süreci hızla devam ettireceğiz. Bundan rahatsız olanlar var. Gençlerin ölmüyor olmasından, annelerin ağlamıyor olmasından rahatsız olan var. Artık silahlar konuşmuyor, Muş’un çehresi değişiyor, gelişiyor kalkınıyor” şeklinde konuştu.

“ONLARA EN GÜZEL CEVABI 30 MART’TA VERECEKSİNİZ”

Yapılan provokasyonlara da değinen Erdoğan, “Çok provokasyonlar yaptılar. Oslo’da yaptılar. MİT Müsteşarımı tutuklamak istediler, Paris’te suikast olayları, ekonomik kriz, Gezi olayları, çözüm sürecini durdurmak istediler. Burada Pensilvanya’dan bahsetmeyeceğim. Siz zaten oranın ne olduğunu biliyorsunuz. Kapılara geliyorlar mı, ablalar geliyor mu? Bizim ablalarımız burada, ağabeylerimiz de burada, gençlerimiz de burada. Onlara en güzel cevabı 30 Mart’ta vereceksiniz. Bunlar da yalan var, takkiye var, iftira var, fitne var, fesat var. Oysa Müslüman’da bunların hiçbiri olamaz. Başörtülü kızlarım başörtüsünden dolayı üniversitelere alınmayınca Pensilvanya’daki zat ‘başlarını açabilir’ diyor. Bunları hep dinlediniz. Bunları biliyorsunuz. İşte bunlara 30 Mart’ta gereken cevabı verelim. Şimdi SMS atıyorlar, AK Parti’nin dışında kime oy veriyorsanız verin. Yeter ki AK Parti’ye vermeyin. 2 sene öncesine kadar AK Parti’ye oy vermek doğruydu da şimdi ne oldu. AK Parti aynı AK Parti. O zaman sende bir hal var. 10 sene önce farklı, şimdi farklı. Burada rant var, mama kaybolunca her şey bozuldu. Ne yaparlarsa yapsınlar bize siz yetersiniz. Sizin hayırdualarınız yeter. İki insan arasındaki mahrem görüşme dinlenir mi? Hele hele Başbakanın Cumhurbaşkanıyla bakanlarla yaptığı görüşmeler dinlenmez. Bunlar dinlediler. Ve bunu yapan dini bir cemaat olamaz. Said-i Nursi, ‘Mekke’de olsam ülkeme dönmek isterim’ diyordu. 1. Dünya Savaşı’nda bu bölgede savaştı, vatanını savundu ve esir düştü. Sibirya’ya götürdüler. Güya Said-i Nursi’nin peşinde olduğunu söyleyen Pensinvalya’daki bu zat, Said-i Nursi gibi hareket etmedi. Said-i Nursi, Sibirya’dan fırsatı bulup Türkiye döndü, ama Pensilvanya’daki bu zat Türkiye’den 99’da başka bir ülkeye kaçtı gitti. Çok enteresan, Kürt olduğu için Said-i Nursi’nin yanına gitmeyenler şimdi de çözüm sürecini sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. CHP bu ülkede ezanı yasakladı, Kur’an öğrenme ve öğretmeyi yasakladı. CHP Ahmed-i Hani’nin kitaplarını, Faki Teyran’ı, Arapça levhaları, Hz Ali’nin cenklerini yasakladı. Bu cemaat, bu örgüt, onunla beraber işbirliği halinde bize saldırıyor. Bunlarda çok değişik anlayışlar oluşmaya başladı. Peygamber Efendimizi miraçtan indirip kamyonete bindiriyor. Böyle şey olur mu? Onu da bırakın, birisi rüyasında Peygamber Efendimizi görüyor. Tweet atıyor. Peygamber Efendimiz ona tweeti 2 katına çıkar diyor. Peygamber Efendimizin işi gücü yok bunlarla mı uğraşacak? Bunlar sapık sapık. İstikameti kaybetmişler. Bunlar montajcı, kasetçi, bunlar tweetçi, ne istersen var bunlarda. Bu CHP, Said-i Nursi’nin kitaplarını yasakladı. Dirisine tahammül etmediler ölüsüne zulmettiler. Cenazesini Urfa’dan alıp Isparta’ya götürdüler. Bu CHP ve Pensilvanya’daki zat ittifak yapıyor” dedi.

Konuşmasında öğretmen adaylarına da müjde veren Erdoğan, “Mart’ta öğretmen ataması yapmayacağız. Biz 10 bin öğretmeni geçen ay atadık. İnşallah 40 bin öğretmeni de Ağustos’ta atayacağız. Dürüst olacağız, doğru olacağız. Tarihte bizim aldığımız öğretmeni kimse almadı” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Muş’tan ayrılmak üzere havaalanına gitti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
EMRE NEHIR - 3 yıl önce
Güneydoğunun çoğu ilini pkkya teslim ettin nasıl gitsin diğer partiler? sen pkk ve bdp istiyor diye andımızı kaldırmadın mı?
Avatar
semih uzun - 3 yıl önce
RTE ne söylerse tersi çıkıyor. Şimdide kardeşlikten bahsediyor oysa yaptıkları ortada milleti birbirine düşürdü ayrımcılıktan ve ötekieştirmekten başka bir icraatı yok hala kardeşlikten bahsediyor demekki bukadar ayrıştırma yetmemiş daha çok ayrımcılık ve düşmanlık istiyor.