banner192

’3 milyar euro’ ile ilgili yorumlara tepki gösterdi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye Suriyeliler için vereceği 3 milyar euro için yapılan yorumları haksızlık olarak görüyoruz. Sanki bu para Türkiye'ye geliyor, sanki Türkiye para dileniyor. Biz bu zamana kadar 10 milyar dola

’3 milyar euro’ ile ilgili yorumlara tepki gösterdi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye Suriyeliler için vereceği 3 milyar euro için yapılan yorumları haksızlık olarak görüyoruz. Sanki bu para Türkiye'ye geliyor, sanki Türkiye para dileniyor. Biz bu zamana kadar 10 milyar dolar para harcarken herhangi bir uluslararası örgütten veya ülkeden para mı dilendik" dedi.

Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Belçika'nın Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları katıldı. İkili görüşmelerin ardından basın açıklamasında bulunan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Suriye ve Irak'ta yaşanan durumun yansımalarından herkesin etkilendiğini belirterek şunları söyledi:

"Göçmenler, Avrupa'ya kaçmaya başladı ve bu sorun Avrupa'nın sorunu da olmaya başladı, esasen küresel bir sorun haline geldi. Her şeyden önce bu insanları ölümden nasıl kurtarmamız lazım. Yaşadıkları yerlerde yaşam standartlarını nasıl yükseltmemiz lazım. Eğitim konusunda eksikliğimiz var. 700 bin civarında eğitim yaşı gelmiş Suriyeli var. Burada esas amacımız kaçak göçün engellenmesi ve düzenli göçün sağlanması. En son yaptığımız teklifte bunu içeriyor. Birçok unsurunu Avrupa Birliği Kabul etmiş görünüyor ama bizim beklentilerimizi karşılama konusunda farklılıklar var. Türkiye'ye yönelik suçlamaları haksızlık olarak görüyoruz. Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye, Suriyeliler için vereceği 3 milyar euro için yapılan yorumları haksızlık olarak görüyoruz. Sanki bu para Türkiye'ye geliyor. Sanki Türkiye para dileniyor. Biz bu zamana kadar 10 milyar dolar para harcarken herhangi bir uluslar arası örgütten veya ülkeden para mı dilendik. Bizim ihtiyacımız yok. Ama bu para Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin yaşam standartlarını yükseltmek için harcanacak. Bizim bütçemize gelmiyor. Bizim bütçemiz açık vermiyor çok şükür. Bu para sanki Türkiye'ye geliyor, Türkiye sanki para dileniyor gibi algı operasyonu yapıyorlar bu doğru değil. Türkiye'ye gelecek mülteciler ile ilgili bundan sonra hangi adımların atılacak. Suriyeliler ile ilgili bir sorun yok. Ama bizim coğrafi kısıtlamamız var ve bu sebeple Türkiye'nin doğusundan gelen mültecilere statü veremiyoruz. Bunların geri gönderilmesi önemli. Maalesef Avrupa'da ki bazı geri gönderme merkezleri utanç vericidir. Onun gibi olmaması lazım. Dolayısıyla nasıl barındıracağız geçici olarak ve sonra nasıl göndereceğiz. Biz bu konuda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile iş birliği yapmak istiyoruz. Elbette savaşın olduğu yere insanlar zorla gönderilmez. Ama ekonomik sebeplerle kaçak olarak gitmek isteyenlere karşı da dur dememiz lazım. İnsanları bir ülkeden alıp transit ülkeler üzerinden başka yerlere götürenlere dur dememiz lazım. Bunun en iyi yöntemlerinden bir tanesi de uygun şartlarda ve hukuka uygun bir şekilde geri gönderilmesidir. Ortak bir sorunumuz var ve bu sorunu nasıl çözebiliriz ve bu yükü birlikte nasıl paylaşabiliriz."

Avrupa Birliği ile geri kabul anlaşmasının uygulanması için ihtiyaç duyulan yasaların ve olması gereken tedbirlerin hayata geçirildiğini kaydeden Çavuşoğlu, "Ama bizim Yunanistan ve Bulgaristan ile ikili anlaşmamız var. Şu anda Yunanistan'dan gönderilmek istenen üçüncü ülke vatandaşlarının yüzde 99'unu da kabul ettiğimizi zaten belirttik. Son dönemde 300'den fazla üçüncü ülke vatandaşları Türkiye'ye geri geldi. Bu anlaşmayı esasen yıllardır uyguluyoruz, son birkaç yıldır da etkili bir şekilde uyguluyoruz. Bu bakımdan hukuki anlamda bir problem yok ama alınması gereken tedbirler var. Şimdi uluslararası sözleşmeler var. Bizim de coğrafi kısıtlamamız bu anlamda ve üçüncü ülkelerden gelen vatandaşlara biz statü vermiyoruz. Ama bunların da insan hakları standartlarında, uluslararası normlara uygun bir şekilde gönderilmesi için de yine uluslararası örgütlerle insan hakları konusunda iş birliği yapmamız son derece normaldir" diye konuştu.

"BELÇİKA'NIN PKK VE DHKPC'LİLER KONUSUNDA AYNI HASSASİYETİ GÖSTERDİĞİNİ SÖYLEYEMEYİZ"

Suçluların iadesi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Her şeyden önce suçluların iadesi ile ilgili ikili anlaşmamız var ve bu güne kadar adi suçlar konusunda ve yabancı terörist savaşçılar konusunda biz Belçika'nın taleplerini yerine getirdik. Bu iş birliği sayesinde bin 222 yabancı terörist savaşçıya ülkeye giriş yasağı koyduk. 60'a yakın yabancı terörist savaşçıyı da Belçika'ya iade ettik. Fransa'daki saldırıları bizim iade ettiğimiz yabancı terörist savaşçıların gerçekleştirdikleri ortaya çıktı. Suçluların iadesinde hukuki bir engel yok. Belçika da adi suçluların iadesi konusunda gerekli hassasiyeti gösteriyor. Ancak PKK ve DHKPC'liler konusunda aynı hassasiyeti gösterdiğini söyleyemeyiz. Terör örgütleri ve teröristler konusunda çifte standarttan uzak durmamız lazım. Yabancı terörist savaşçılar konusunda kısa sürede Belçika mahkemelerinin aldığı kararlar var. Bunları da memnuniyetle karşılıyoruz. Ama PKK'yı DHKPC'den farklı tutup, ona tolerans göstermek ya da DHKPC'li teröristlere müsamaha göstermek çifte standartlıktır. Bizim de arzumuz bu teröristler konusunda aynı hassasiyetin gösterilmesidir. Canlı yayınlara çıkıyorlar, aktivite yapıyorlar, Türkiye'de terör faaliyetleri için açıklamalarda bulunuyorlar. Bizim Türkiye'de böyle şeylere müsamaha göstermemiz söz konusu değildir. İfade özgürlüğü konusunda bizde hassasız. İfade özgürlüğü, teröristler ile ifade özgürlüğünü bir tutmamak gerekir. Bu konuda da her iki ülkenin aynı hassasiyeti göstermesi gerekiyor. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararına rağmen ve Fransa'da yüksek mahkemenin kararlarına rağmen Belçika'da sözde soykırım fikrine katılmadığı için Türk siyasetçiler partilerden atıldı. Bu partiler ırkçı partiler olsa anlarım. Bu insanları atan partiler Belçika'yı yönetecek. O nedenle ifade özgürlüğü konusunda da aynı samimiyeti göstermemiz gerekiyor."

İDİL'DE OPERASYONLAR BİTTİ

İçişleri Bakanı Efkan Ala ise, terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar sonucunda İdil'de operasyonların bittiğine dikkat çekerek, "Arama tarama faaliyetleri devam ediyor. Vatandaşlarımızın ihtiyaçları da karşılanıyor. Sur'da ise yakında biter, bitmek üzere. Orada da aynı şekilde arama tarama faaliyetleri devam edecek. Arındırıldıktan sonra çukurlardan, bombalardan, tuzaklardan, vatandaşlarımızın daha güzel bir ortamda hayatlarını sürdürmek için hükümet olarak bir eylem planı ortaya koyduk. O eylem planı bir yandan çalışıyor. Hem vatandaşlarımızın operasyonlar sırasında etkilenmemelerini sağlayacak bir tedbir hem de operasyonlar sonrasında daha güzel bir yaşama kavuşmaları için alınacak tedbirler eş zamanlı olarak uygulanıyor. Bu konuda çalışmalarımız da nihayetlenmek üzere. Hiçbir şeyi ertelemeden, ötelemeden aynı anda yapıyoruz. Kısa zamanda da daha iyi haberler alırsınız" dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.