Turizme Yatırım Yapmalıyız

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Karadeniz Bölgesel Yürütme Kurulu (BYK) Başkanı Suat Gürkök, son yıllarda önemi bir hayli artan turizm sektörüne ilişkin önemli açıklamalar yaptı.Gürkök, her platformda bacasız sanayi olarak nitelendirilen ve de

Ekonomi 23.08.2007, 11:53
Turizme Yatırım Yapmalıyız

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Karadeniz Bölgesel Yürütme Kurulu (BYK) Başkanı Suat Gürkök, son yıllarda önemi bir hayli artan turizm sektörüne ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Gürkök, her platformda bacasız sanayi olarak nitelendirilen ve değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen turizm konusunda artık ciddi şeyler yapma zamanının geldiğini söyledi.

Profesyonel olarak 15 yıldır TÜRSAB Karadeniz BYK başkanlığı görevini yürüten Gürkök, bölgede açılan ilk acentelerden birinin genel müdürlüğünün ardından temsilci olarak görev yaptı. 80'li yıllarda TÜRSAB Karadeniz Bölgesel Yürütme Kurulu'nu kurduklarını anlatan Gürkök, o dönemden beri de başkanlığını yaptıklarını ifade ederek, "Yapacak daha çok işimiz var, eksiklerimizi biliyoruz, yarım kalan işlerimizin tamamlanması açısından da görevime devam etmek istiyorum" diyor.

YERLİ TURİSTLE BÖLGE KALKINMAZ
2005, 2006 ve 2007 yılları için bir değerlendirme yaptığımızda 2005 yılının daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Fakat 2006 yılından fazla bahsetmek istemiyorum, çünkü Türkiye genelinde de bir duraklama oldu. 2007 yılında Türkiye genelinde de bir artış oldu. Alman turistlerde yüzde 10.2, Rus turistlerde yüzde 25, bu arada yerli turistlerde de artış yaşandı. Bölgemizde 2007 yılı geçmişte olduğu gibi iç turizm açısından hareketli oldu. Ancak 2007'de yabancı turist açısından gözle görülecek bir büyüme kaydedilmedi. Şu an turizmde bir imaj düşüşü var. Yaşanan ve istenmeyen birtakım olaylar oldu. Bundan dolayı bölgede bir imaj sorunu yaşanıyor. Öncelikle bu kötü imajın silinmesi gerekiyor. Bütün çalışmalarımız bu hususta olacak. Yerli turistle bölgenin kalkınması mümkün değil, yabancı turistlerin de olması gerekiyor. Biz bunun için çalışıyoruz. Yabancı turistler açısından bakıldığında; günübirlik olarak gelen yabancı turist sayısında bir artış yaşandı.

Nisan, mayıs ve haziran aylarında gelenler var. Bunun dışında kültür turizmi için gelen başta yabancı turistlerde bir azalma olduğu gözüküyor. Güneydoğu'da yaşanan olumsuz hadiseler, Irak'ta yaşanan olaylar kültür turizmini olumsuz yönde etkiliyor. Elinizde olmayan nedenlerden dolayı yaptıklarınız gidiyor, yeniden bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Bunlar bugün görülen eksiklikler ve sorunlar... Bu sorunlar ileride ortadan kaldırılacak ve bölge turizmi istediği hedefe ulaşacaktır.

KALİTELİ HİZMETLE SORUNU ORTADAN KALDIRDIK
Seyahat acenteleri bölgemizde çok eskiye dayanmaz, sayısal olarak epey bir yere geldi. Hizmet açısından Karadeniz turizmine birinci derecede katkıda bulunan, seyahat acenteleridir. Hem tanıtıma katkısı olan hem de verdiği kaliteli hizmetle beraber, gerek yurt dışından gerekse yurt içinden gelen turistlere her türlü hizmeti veren sektör seyahat acenteciliğidir. Biz bu hizmetleri verirken birçok sorunla karşılaşıyoruz, bunların başında acente olmayanların yaptıkları tur programları geliyordu, polisiye tedbirlerle bunun önüne geçemedik. Bütün arkadaşlarla kaliteli hizmet verip bunun önüne geçmeyi hedefledik ve bu sorunun yüzde 80 önüne geçmeyi başardık. Bir başka sorun da eğitimdir. Bu doğrultuda çalışan insanlar için seminer ve sınavlar açtık. Seyahat acentelerine eğitimli insanları kazandırmak için çalıştık. Bizden kaynaklanmayan sorunları da ilgili makama bildirmek zorundayız ve bunu da yapıyoruz.

Küresel ısınmayı avantaja çevirmeliyiz

Bizim bu safhada bir hazırlık dönemi geçirmemiz lazım. Küresel ısınmanın konuşulduğu son dönemlerde de bölgemizin önemi artacak. Eğer havalar böyle giderse, sahillerde bazı yerlerin kamu tarafından özel sektöre verilmesi gerekiyor. Artık güneş turizmini de hizmete sokmak durumundayız. Örneğin Antalya'daki turizm burada da yaşanabilir. Küresel ısınmayı bölgemizde avantaja çevirmeliyiz. Eğer tesisleşme yapılır ve turizmin hizmetine sunulur, havalar da bu şekilde devam ederse, deniz, kum güneş dediğimiz turizmi hayata geçirebiliriz. O zaman da Bağımsız Devletler, Rusya devreye girebilir ve burada bir sektör yaratılabilir. Bunun da bölgeye çok büyük hareketlilik getireceğine inanıyorum. Kalınacak, rahat bir tesis, böyle sıcak bir hava devam ederse paralı turistleri buraya rahatlıkla çekebiliriz. Karadeniz turizminin geleceğini bu anlamda çok parlak görüyoruz. Eğer öyle olmasaydı, acente sayımız 115'e ulaşamazdı. Bu arkadaşlarımız çok çok iyi çalışıyor ve görevlerini yapıyorlar. Konaklama tesislerinin sayısı gün geçtikçe çoğalıyor. Yatak kapasitesi sorunu bu şekilde ortadan kalkacak. İnsanlar buraya geldikleri zaman güzel tesisleri görüp, iyi hizmeti aldıktan sonra da talep artacaktır. Önemli olan, hazırlık safhasında mevcut bazı sıkıntıların giderilmesidir.

BİZ BURADA DOĞA SATIYORUZ
Biz doğa satıyoruz, doğa ve yayla güzellikleri, kültürel varlıklarımız var. Önemli olan; kültürel varlıkları koruyup onlara sahip çıkmak, restorasyonlarının yapımına başlamak, müzeleri geliştirmektir. Çünkü gelen turistler bunları istiyor. Bu arada çok önemli sorunumuz olan çarpık yapılaşma ve imar durumuna dur diyeceğiz.

Bu anlamda yerel yönetimlere büyük görevler düşüyor. Turizmde zaten belediyelere büyük görevler düşüyor. Yeşillendirme, park alanlarını değerlendirme, yönlendirme levhaları, temizlik, şehri güzelleştirme hepsi belediyenin görevleri arasında.

Bu anlamda herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Yaylaların betonlaşmasının önüne geçilmeli ki, yarına buraları turistlere hitap edecek durumdan çıkartmayalım. Bunları yaparken doğanın ekolojik dengesinin bozulmaması lazım, bu güzelliklerin korunması gerekiyor. Bu konuda herkese büyük görevler düşüyor. Biz bir turizm projesi hazırlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bunda da bütün birimlerin olması gerekiyor. Gelen insanlara misafirperverliğimizi de en iyi şekilde göstermeliyiz.

Kültürel varlıklar çok önemli

Kültürel varlıkların korunması konusu çok önemli. Bize göre diğer bölgeler bu konuya daha çok önem vermişlerdir. Bizde kültürel varlıklara gereken önem verilmiyor. Bunların projesi de yine devlet tarafından yapılmalı.

Hazırlık safhasını yaparken doğal ve kültürel varlıklarımızı korumamız, çarpık yapılaşmaya dur dememiz gerekiyor. İmar Yasasına uygun yerler yapılmalı, kaçak yapılaşmalar yıkılmalıdır. Yerel yönetimlere bu anlamda büyük görevler düşüyor. Sivil toplum örgütlerinin de desteği şart bu arada. Sağlık turizmi de bu anlamda büyük önem taşıyor. Gürültü ve trafik sorununun ortadan kaldırılması gerekiyor.

Bu konularda önlem alındığı zaman bölge turizmi istenen yere gelecektir. Böyle olunca da turizm Karadeniz'de fındık ve çayın yanında çok önemli bir sektör haline gelecektir.

Deniz ulaşımı büyük eksiklik

Ulaşıma bakıldığında, deniz ulaşımı yok ve büyük bir eksikliktir. TÜRSAB'ın da olduğu bir şirket var, iki feribot satın aldındı. Bir üçüncüsünün alınması söz konusu, alındığı zaman bunu Karadeniz?e koymak için proje üretiyoruz, böylelikle büyük bir eksiklik giderilecek. Bu sadece ulaşım amaçlı değil, tatil amaçlı da olacak. Limandaki vergilerde bazı indirimlere gidilmeli, özel sektör teşvik edilmeli. Hava ulaşımı çok önemli. Bugün trafik açısından Türkiye'nin neredeyse 4. havaalanına sahibiz. 20?nin üzerinde uçak inip kalkıyor. Bugün-yarın turizm hareketlendiğinde bu sayı 50?ye çıkacak. 20 yıllık projeler üretmeliyiz.

Kalifiye elemanımız yok

Genel merkezle yaptığımız değerlendirmede sorunların paralellik gösterdiği ortaya çıkıyor, ancak bölgemizde bu sorunların daha ağır yaşandığını ifade edebilirim. Sorunları bir başlık altında toplarsak, öncelikle turizmin gelişmesi için özel sektöre üst yapı veya konaklama bakımından yer tahsis edilmesi imkanı gerekiyor. Eğitim bugün süratle gelişiyor, turizmin Karadeniz?de hızla gelişmesine karşın kalifiye eleman yok. Eğitilmiş hizmet veren kişiler yok gibi. Burada bu işi yapan iyi elemanlar da var ancak onları elde tutmak lazım. Eğitilmiş eleman sıkıntısı bugünkünden daha çok olacak. Tanıtım eksikliği bizde daha fazla. Güvenlik sorunu da çok önemli. Güvenlik olmayan yere kimse gitmek istemez.

Türkiye'nin bir hastalığı çarpık yapılaşma bizde daha fazla. Burada en büyük görev yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, sektör temsilcileri ve kamuya düşüyor. Bu sacayağında herkes üzerine düşen görevi yaparsa bunun altından kalkarız.

Karadeniz

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@