banner192

Birlikten ortak açıklama

KAMUOYUNABilindiği gibi TMO, stoklarında bulunan 2008 ürünü Fındıkları 2011 yılı Temmuz ayı başında Levant kalite için 4.8 TL, Giresun Kalite için 5.-TL’den satışa çıkarmış bilahare fiyatlarını 28 Temmuz 2011 tarihinde sırasıyla 5.80 TL ve 6.00 TL’ye yüks

Birlikten ortak açıklama

KAMUOYUNA

Bilindiği gibi TMO, stoklarında bulunan 2008 ürünü Fındıkları 2011 yılı Temmuz ayı başında Levant kalite için 4.8 TL, Giresun Kalite için 5.-TL’den satışa çıkarmış bilahare fiyatlarını 28 Temmuz 2011 tarihinde sırasıyla 5.80 TL ve 6.00 TL’ye yükseltmiştir.

Hafızalarımızı tazelemek için o dönemde basında yer alan haberlere bir göz attığımızda 22 Ağustos 2011 günlü gazetelerde Giresun Ziraat Odası Başkanı TMO’ya methiyeler düzmüş vetam sayfa teşekkür ilanı vermiştir. 30 Temmuz 2011 tarihli gazetelerde TMO’nun bu tutumunun 2011 ürünü fındık fiyatını belirlemede de etkili olacağını söylemiş ve “taze mahsül fındık fiyatının levant kalite için 6.-TL, Giresun kalite fındık için ise en az 6.5 TL olacağının işaretini gördük” şeklinde demeçler vermiştir. Sonra kendi fındığını (cinsine göre) 7 - 7,5 TL’den satışa sunduğuna ilişkin haberlerin de 9 Ağustos 2012 tarihli yerel gazetelerde yer aldığını, hatta “Düşük rekolte fındığı yatırım aracı yapacak” şeklinde demeçler vererek fındığın altın, döviz gibi bir yatırım aracı haline geleceğini ifade ettiğini görmekteyiz.

Geçen haftada “Fındık  Fiyatları Neden Düştü” başlıklı bir basın bülteni dağıtarak, özetle; fiyatların 6.70 TL’ye düştüğünden bahisle çiftçinin bu fiyata satacağı fındığı olmadığı, önemli olanın fındığa verilen fiyat değil üreticinin bu fiyata rağbet edip etmeyeceğinin olduğu, fındığa inanıp fındığa yatırım yapan sanayici tüccarın da bu eylemi desteklemesi gerektiği söylemiştir. Fiyatların düşme nedeninin 2008 ürünü fındıkların 2011 ürünü olarak satılması olduğu, bunları kimlerin sattığını da bildiklerini ve açıklamaktan korkmayacaklarını belirtmiştir.  4 yıllık eski ürüne güvenenlere bir ders verilmesi gerektiğini, TMO’nun yeni sattığı 3.500 ton (gerçekte 1.900 ton) fındığın da bu düşüşe neden olduğu gibi, daha önce söyledikleri ile karşılaştırıldığında birbiri ile bağdaşmayan iddialarda bulunmuştur.

TMO’nun Temmuz 2011’de yaptığı yaklaşık 83.000 ton satış fiyatları yükseltmiş ve Ziraat Odası’nın teşekkürlerine mazhar olmuşken(!)  şimdi 1.900 ton gibi 2 günlük ihracata denk gelen küçüklükteki bir miktarın satılmış olmasının, fiyatın düşmesinin baş nedeni olarak gösterilmesinin gerekçesi nedir? Üreticilerin çok önemli bölümü fındığını satmış olduğuna göre Ziraat Odası başkanlarından bazıları üreticinin değil manavın başkanı gibi mi davranmaya başlamıştır yoksa? Veya Ziraat Odası Başkanı’nın ifade ettiği gibi yatırım aracı olarak görüp borsada oynar gibi fındık alıp kâr elde etmeyi düşünenler mi zarar etmiştir? Eğer öyleyse kâr ettiklerinde sustukları gibi, zarar ettiklerinde de susmaları gerekmemekte midir? Fındık spekülatif amaçlarla alınıp satılacak bir emtia değildir. Zira bunu meslek olarak yapan ve milyonlarca dolar tutarında yatırımla tesis kuran, işçi çalıştıran, ülkeye döviz kazandıran sektörün gerçek sahipleri vardır ve bu spekülatif davranışlara da asla izin vermeyeceklerdir.

Fındık fiyatları serbest piyasada oluşmaktadır. Bundan sonra da öyle oluşacağı deklare edilmiş, buna uygun düzenlemeler yapılmıştır.  Türkiye’nin rekoltesi, rakip ülkelerin rekoltesi, önceki yıldan stok olup olmadığı, fındığın kalitesi, ihracatın durumu, alıcıların stoklu çalışıp çalışmadıkları, döviz kurları, dünya ekonomisindeki gelişmeler, daralmalar gibi farklı parametrelerin fındık fiyatlarını etkileyen hususlar olduğu zaten bilinen bir realitedir.

Giresun Ziraat Odası Başkanı “bizler, kimlerin 2008 fındığını 2011 diye sattığını tahmin ediyoruz. Bu tahminlerimizi firma firma, isim isimaçıklamaktan da korkmayız ve çekinmeyiz”şeklinde bir beyanda bulunmuştur. Bu vesileyle şunun da bilinmesinde fayda vardır:Türk fındık sanayici ve ihracatçısı böyle tehditvari açıklamalardan hiç çekinmez.Dünya standartlarına ve alıcı spesifikasyonuna uygun mal ürettikleri için de hiçbir tereddütleri yoktur.

Bundan önceki ki açıklamamızda da vurguladığımız gibi, hiçbir alıcının kaliteye yönelik bir serzenişi veşikayeti yokken, alıcıları tarafından kabul edilen malları kötüleyen bir Ziraat Odası Başkanı olarak tarihe geçmek başarısını gösteren Giresun Ziraat Odası Başkanı da korkmayıp, çekinmeyerek, her istediğini açıklayabilir.

 

İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları              

Birliği Yönetim Kurulu                        

     

Karadeniz Fındık ve Mamülleri 

İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu       

 

            BU BİR İLANDIR.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
beylul - 5 yıl önce
FINDIK VE ÇAY TARIMI!





Fındık ve Çay tarımı sayesinde toprak Erozyon ini önlemek adına toprağına ve Ülkesine sahip çıkan Doğu Karadeniz insanı, 5 İl: Artvin-Rize-Trabzon-Giresun-Ordu. Bu bölgem insanı yorganı sırtında gurbette neden? Sanayi ve iş sahası yok bir tek üreticinin elinde Fındık ve Çay. Bölgem insanı, fındığına sahip çıksın.

Çarşamba, Bafra, Adapazarı, Düzce, Akçakoca ovalarında fındık ekimi-dikimi yasaklansın.

Egemen siyaset anlayışının insafına ve kararına bırakılmasın fındık ve çay. K.Deniz bölgem olarak cennetin doğusu, turizm kuzeye gelecek egemen siyaset işbirlikçileri ile paylaşmadan farkına varalım, fark edelim…