banner192

Üniversitelerde polis istemiyorum!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerarası eşleştirme toplantısı için geldiği İzmir'de, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki üniversitelerin rektörleriyle biraraya geldi. 20 üniversite rektörünün sorunlarını dinleyen Özcan, Dokuz Eyl

Üniversitelerde polis istemiyorum!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerarası eşleştirme toplantısı için geldiği İzmir'de, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki üniversitelerin rektörleriyle biraraya geldi. 20 üniversite rektörünün sorunlarını dinleyen Özcan, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Ögrenci Konseyi Başkanı Alp Özdemir'in isteklerini dinledi. Polisin öğrencilere uyguladığı şiddetin önlenmesine yönelik çalışma yapılmasını istemesinin ardından, Özcan, "Polisimizin orantısız güç kullanması bir şekilde önlenmeli diye düşünüyorum. Öğrenciler bu konuda haklı"dedi. YÖK Başkanı Özcan, içeride rektörlerle toplantı yaparken TGB üyesi öğrenciler de, görüşme taleplerini kabul etmeyen Özcan'ı protesto ederek, iki Bursa Nutku'nu YÖK Başkanı Özcan ve CBÜ Rektörü Pakdemirli'ye iletilmek üzere güvenlik görevlilerine teslim etti.

"ÜNİVERSİTEDE JANDARMA, POLİS İSTEMİYORUM"

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, toplantı öncesi yaptığı açıklamada öğretim üyelerinin yüzde 48'inin üç büyük şehirde görev yapmasının hiç de hoş olmayan bir görünüme sebep olduğunu iddia etti. "Kardeş Üniversite" çalışmaları kapsamında İzmir'e gelen Özcan, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu'nda, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki 20 üniversitenin rektörleriyle bir araya geldi. Toplantıların rektörlerin isteği üzerine yapıldığını belirten YÖK Başkanı Özcan, laboratuvarların ortak kullanımı, idari personel desteği, hoca desteği ve öğrenci hareketliliği konularında bilgi alışverişinde bulunduklarını ifade etti. Prof. Dr. Özcan, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Öğrenci Konseyi Başkanı Alp Özdemir ile biraraya geldi. 40 dakika süren görüşmenin ardından Prof. Dr. Özcan, öğrenci konseyi başkanlarıyla bir araya gelmenin bir gelenek haline geldiğini, öğrencilerin sorunlarını takip etmede etkili bir metot olduğunu ifade etti.

Öğrenci Konsey Başkanı Alp Özdemir'i ilettiği konuları not aldığını belirten Özcan, Konsey Başkanı'nın polisin üniversitelerde güç kullanmasının önüne geçilmesini istediğini belirtti. Özcan, şöyle konuştu: "Biliyorsunuz, ben üniversitelerde ne polisin, ne jandarmanın ne de başka türden bir güvenlik kolunun olmasını arzulayan biriyim. Gençliğimden beri, ODTÜ'deki öğretim üyeliğimden beri buna karşıyım. Herhangi bir olay olur da bir öğrencimize zarar gelirse bundan kim sorumlu olacak sorusu beni her zaman meşgul ediyor. Onun için ben bu güvenlik birimlerinin her zaman üniversite dışında olmasını, sadece rektör rica ettiğinde, onlara gerçek ihtiyaç duyulduğunda üniversitelere çağrılmasını rica ederim. Bu güç kullanılması da aynı şekilde, hemen hemen hepimizin karşı olduğu bir husus. Ama toplumsal olaylarda bazen polisimizin de ne kadar profesyonel olduğuyla alakalı bir meseledir. Bazen kontrolden çıkıyor. Eğer çok profesyonel bir polisimiz olsaydı, belki güç kullanımı daha orantılı bir şekilde cereyan edebilirdi.''dedi. Polisin güç kullandığı sırada öğrencilerin olmadığını da belirten Özcan," Öğrenci olmayan, dışarıdan çeşitli gruplara mensup kişilerin, polise karşı hareket etmesinin polisi bazen fazla güç kullanmaya itebilir. Ama ne olursa olsun polisimizin orantısız güç kullanması bir şekilde önlenmeli diye düşünüyorum. Öğrenciler bu konuda haklı."

HARÇLAR AZALTILAMAZ

Öğrenci Konsey Başkanı Alp Özdemir'in, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın sadece seçilen değil, bütün konsey başkanlarıyla toplantılar düzenlenmesi talebinde bulunduğunu, toplantı için ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını da ilettiğini belirten YÖK Başkanı, Özdemir'in harçların azaltılması ya da tamamen kaldırılması ricasında da bulunduğunu söyledi. Harçların azaltılmasının mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Özcan, İngiltere, Almanya, Çin başta olmak üzere bütün dünyada harçların azaltılması bir yana arttırılmasına yönelik bir eğilim olduğunu, bu nedenle böyle bir talebin gerçekleştirilemeyeceğini dile getirdi. YÖK Başkanı Özcan, pasoların bütün illerde geçerli olması yönündeki talep için de ''Son derece güzel, makul bir teklif. Bunu da gerekli mercilere ileteceğim'' dedi.

ALES VE ÜDS PUANLARI DÜŞECEK

Özdemir'in kendisine, üniversitelerin sanatla ilgili bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin sorunlarını aktardığını dile getiren Prof. Dr. Özcan, sanat dallarındaki öğrencilerin, ALES ve ÜDS'de puanların yüksek olması nedeniyle akademik hayattan uzak kaldığını, bunu çözmek için de ya bu dallar için limitin 70'ten 50 veya daha aşağılara çekilebileceğini, ya da ALES'in branşlara uygun hale getirilebileceğini belirtti.

ÖĞRENCİLER PROTESTO ETTİ

Rektörlerle yaklaşık 1 saat boyunca toplantı yapan Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi üniversite öğrencileri tarafından protesto edildi. Rektörlük önünde bekleyen öğrenciler, YÖK Başkanı Özcan ile görüşmek istediklerini ve bazı taleplerini anlatmak istediklerini söyledi. Polis, Özcan'la görüşmeye izin vermemesi ardından öğrenciler slogan atarak protesto etti. YÖK başkanına isteklerini iletemediklerini belirten, TGB İzmir Şube Başkanı Özgür Senger, "Biz buraya şıracıyı bozacıya şikayet etmeye gelmişiz. Ancak biz kimi kime şikayet ediyormuşuz. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Bursa Nutku'nu bilmediğini söylemişti. Biz bugün zabıta kılıklı kendisine rektör demeye bile utandığımız Pakdemirli'ye Bursa Nutku'nu vereceğiz. Başkanı bugün rektörlerle bir araya gelerek nasıl demokratikleşilir nasıl özgürleşilir diye bunlardan dem vurmaya geldi. Ancak İstanbul Teknik Üniversitesi'nde 18 öğrenci birer yıl hapis cezası aldı, onlarca TGB'li para cezasına çarptırıldı 'gık'ları çıkmadı. Buna nasıl demokratikleşme? YÖK Başkanı, jaguarlı öğrencilerle üniversiteleri alışveriş merkezlerine çeviren rektörlerle bir arada. Şunu bilsinler ki her yere gittiklerinde karşılarında bizi görecekler. YÖK Başkanı kurumunu yasadışı uygulamalarla yönetiliyor. Bizce yasadışı öğrenci bakanı olarak AK Parti'ye girmeli. Öğrenciler basın açıklaması sonrasında iki Bursa Nutku'nu YÖK Başkanı Özcan ve CBÜ Rektörü Pakdemir'liye iletilmek üzere güvenlik görevlilerine teslim etti.

AKADEMİSYENLERİN YARISI ÜÇ BÜYÜK KENTTE

Özcan, "Hepinizin bildiği gibi yüksek öğretimimizin çok ciddi sorunlarından bir tanesi, öğretim üyelerinin Türkiye sathındaki dağılımıdır. Türkiye'de neredeyse yarıya yakın kısmının, üç büyük şehirde görev yaptığını tespit ettik. Bu da yüzde 48'lere varan bir orandır ve yüksek öğretim için hiç de hoş olmayan bir görünümdür. Bunu ve negatif etkilerini birazcık düzeltebilmek, daha iyi hale getirebilmek için 1.5 yıl önce 41'inci maddenin uygulanmasını öngörmüştük. Fakat yargıdan döndü. Bu maddenin, öğretim üyesinin iradesini dikkate almadığı söylendi ama böyle bir şey yok. Öğretim üyesinin iradesini dikkate alanlar, daha önceki maddeler ve görevlendirmelerdi. 41'inci madde sadece, 'Öğretim üyesi fazla olan yüksek öğretim kurumlarından, az olan yüksek öğretim kurumlarına YÖK görevlendirme yapar.' diyordu. Yargı ise farklı yorumlayarak bununla ilgili yürütmeyi durdurdu" dedi.

REKTÖRLERİN ÖNERİSİ

YÖK'ün yetkilerinin mahkeme kararıyla durdurulmasından sonra rektörlerin farklı bir öneri sunduğunu aktaran Prof. Dr. Özcan, "O sıralarda rektörlerimiz, bu işi yapmanın daha farklı ve kolay bir yolu olduğunu söylemişti. Ne olduğunu sorduğumuzda da, 'Bu işi bize bırakın. Zaten bu tür işbirliklerini kendi aramızda götürüyoruz. ÜNİP diye üniversiteler arası işbirliği programımız var. O programda da yapıyoruz, onun haricinde de yapıyoruz. İhtiyacı olan bir rektör arkadaşımıza yardım ediyoruz.' demişlerdi. Hocalarımızın alternatif yaklaşımı bizi etkilemişti. Madem rektörlerimiz aralarında kendi inisiyatifleriyle bu işi çözmek istiyor, buyurun hep beraber çözelim. YÖK de size bu eşleştirme işinde yardım etsin." dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.