Anahtar Deliği 25.01.2026 - Yazın yüzümüze bakmayanlar, kışın bizi beklemesin
YAZIN YÜZÜMÜZE BAKMAYANLAR, KIŞIN BİZİ BEKLEMESİN!
Uzungöl’de kış festivali başladı. Bu organizasyonu, Trabzon turizmi adına önemli bir gelişme olarak değerlendirmek gerekiyor. İlk kez düzenlenmesine rağmen insanların ilgi ve alakası oldukça fazlaydı.
Ancak festivalle ilgili dikkat çeken bir başka nokta daha vardı. Bölge esnafına kızdığı için festivale katılmayanların sayısı da azımsanmayacak düzeydeydi.
Vatandaşın tepkisi ise oldukça netti. Birçok kişi şu sözlerle durumu özetledi:
“Yazın Uzungöl’e gittiğimizde bölgedeki esnaf yabancı turistlere ilgi alaka gösteriyor, bize ise ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıyor. Kışın müşteri bulamayıp yerli turistlerden medet uman bu esnafa neden gidip para kazandırayım?”
Bu noktada vatandaşı haksız bulmak zor. Zamanında ilgi ve alakadan mahrum kalan insanların, bunu bir şekilde protesto etmesi son derece doğal.
Dolayısıyla bu mesajdan Uzungöl esnafının gerekli dersi çıkarması şart. Müşterinin ırkına, milletine, dinine ya da rengine bakmaksızın, herkese eşit, güler yüzlü ve kaliteli hizmet sunulmalı.
Aksi halde bu tür eleştirilerin muhatabı olmaktan kurtulmak mümkün olmayacaktır.

***
MURAT ÇALIK’A BU KEZDE ANAHTAR PARTİ SAHİP ÇIKTI!
Maçka, İzmir Buca Cezaevi’nde tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık için yürüdü. Çalık’ın yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle tutuksuz yargılanmasını haykırmak için Maçka halkı tek yumruk oldu.
Yaklaşık 400 kişilik yürüyüşü, Anahtar Parti Maçka İlçe Başkanı Köksal Danışmaz ile Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı organize etti.
İYİ Parti, Saadet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi de bu organizasyona destek verdi.
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyt Zorlu, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık ve CHP Ortahisar Belediye Meclisi üyeleri de yürüyüşe katılanlar arasında yer aldı.
Ancak burada dikkat çeken konu, Anahtar Parti’nin bu organizasyona imza atmış olmasıydı.
Organizasyonun yükünü Anahtar Parti çekti, ancak reklamını yapan başkaları oldu…
Siyaset böyle bir şey!

***
INAO OUALI TRANSFERİ, CAMİAYI İKİYE BÖLDÜ
Galatasaray, Trabzonspor’un yıldızı Inao Oulai için ısrarla transfer girişimlerini sürdürüyor. Hatta bu futbolcu için Trabzonspor’a 25 milyon Euro + Ahmed Kutucu teklif ettiği öğrenildi. Ancak Bordo-Mavili yönetimin istediği rakam, Türk futbol tarihinin rekoru olacak cinsten: Tam 40 milyon Euro!
Trabzonspor’un diğer bazı futbolcularına da hem Avrupa’dan hem de Türkiye’den teklifler gelmeye devam ediyor.
Bu transfer karmaşası içinde taraftarlar da ikiye bölünmüş durumda.
Bir kısım taraftar, Trabzonspor’un her zaman şampiyonluğa oynayan bir kulüp olduğunu, bünyesindeki yıldızları rakiplerine satarak bu hedefin nasıl tutturulacağını sorguluyor ve duruma isyan ediyor .Ama İllada satılacaksa yurt dışından bir takımın tercih edilmesi gerektiğini vurguluyorlar!
Bir diğer kısım taraftar ise kulübün menfaatleri neyi gerektiriyorsa onun yapılması gerektiğini, “ederini bulan” her futbolcunun satılabileceğini savunuyor.
Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan da, kimsenin kulübe yeterince destek olmadığını, Trabzonspor’un borçlarını ödeyip ayakta kalabilmesi için futbolcu satmaktan başka çaresi bulunmadığını vurguluyor…
Ortaya çıkan tabloya bakıldığında, herkesin haklı olduğu noktalar olduğu görülüyor…
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz!

***
TRABZON’DAN ÇIKAN ENERJİ, UZAYA UZANAN CESARET
Haber61 Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Lakot’a açıklamalarda bulunan dünyaca ünlü DJ ve prodüktör Burak Yeter, Trabzon’un insanı ve doğasının hayal gücünü nasıl beslediğini, çocukluğundan uzaya uzanan yolculuğunu samimi ifadelerle anlattı.
Trabzon… Küçük bir şehir gibi görünse de hayalleri büyük bir coğrafya. Burak Yeter’in sözleri, bu kentin yalnızca bir şehir değil, insanı sürekli ileriye iten bir ruh olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Yeter’e göre Trabzon insanını farklı kılan şey; yalnızca doğası değil, bu doğanın insan üzerinde bıraktığı etkiler.
Yediği yemekten soluduğu havaya, içtiği çaydan baktığı manzaraya kadar her unsur, insanı yerinde duramayan bir enerjiye dönüştürüyor.
Karadeniz’in hırçın dalgaları, dik yamaçlar ve bitmeyen yokuşlar, Trabzonlunun karakterini şekillendiriyor.
Çocukluk anılarında da bu enerji açıkça hissediliyor. Akçaabat’ta dedesiyle çıktığı yokuşlar, evlerin neden hep en yükseğe kurulduğuna dair sorular ve “daha yukarı”ya ulaşma isteği… Yeter, bu sorgulamaların kendisinde sınır tanımayan bir hayal gücüne dönüştüğünü ifade ediyor.
“Evleri bile en yukarıya yapan bir kültürden geliyoruz” diyen Yeter, uzaya çıkma fikrini de bu kültürle ilişkilendiriyor. Ona göre Trabzon insanı için zor olan, korkutucu değil; aksine denenmesi gereken bir hedef.
Annesinin “Dünyanın en büyük festivallerinde müzik yapmışken neden uzaya gidiyorsun?” sözleri ise bu yolculuğun duygusal boyutunu yansıtıyor. Burak Yeter için mesele sadece müzik yapmak değil; genç kuşaklara, imkânsız gibi görünen hayallerin bile cesaretle denenebileceğini göstermek.
Gençlerin geçmişle bağ kurmasının önemine de dikkat çeken Yeter, dedelerin zorluklar içinde verdiği mücadelenin bugüne ışık tuttuğunu vurguluyor. Teknolojinin insanı durağanlaştırdığı bir çağda, köklerden kopmadan ilerlemenin gerekliliğine işaret ediyor.
Trabzon’dan uzaya uzanan bu hikâye, aslında bir şehrin insanına kattığı karakterin özeti. Sert doğa, zorlu şartlar ve bitmeyen yükselme arzusu…
Burak Yeter’in anlattıkları, hayallerin çoğu zaman doğup büyüdüğümüz topraklarda filizlendiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Kaynak:Haber61