Trabzon’da son günlerde özellikle çocuklarda görülen ve hastanelerde yoğunluğa neden olan ateş, öksürük, halsizlik gibi belirtiler akıllara “salgın mı var?” sorusunu getirdi.

Haber61’in edindiği bilgilere göre Trabzon’da son 15 gün içinde hastane acillerine (bütün hastalıklar dahil olmak üzere) 18 yaş altı, günde ortalama bin 100 kişi müracaat ediyor. Çocuk servislerinde 126 yatak bulunurken bunların 54’ü boş. Son iki günde çocuk servislerine yatan hasta sayısı ise 49 oldu.

Trabzon İl Sağlık Müdürü Hakan Usta konu ile ilgili olarak Haber61’e yaptığı açıklamada “pandemi döneminde kendimizi koruduğumuz için soğuk algınlığı ataklarını unuttuk. Daha öncelerinde bu ataklarını yaşıyorduk. Koruma tedbirleriyle alakalı şu anda hassasiyetimiz yok. Bundan dolayı artış var.” dedi.

Trabzon’da salgın mı var? İl Sağlık Müdürü Hakan Usta Haber61’e açıkladı

“PANDEMİ DÖNEMİNDE SOĞUK ALGINLIĞI ATAKLARINI UNUTTUK”

Hakan Usta şu ifadeleri kullandı;

“Pandemi döneminden çıkmış olduğumuzu düşündüğümüz bir dönemde olduğumuzu hatırlatarak başlamak gerekiyor. Ama tabi pandemi tamamen bitmiş değil. Henüz bitmiş olduğu yönünde bir açıklamamız yok. Aksine Sayın Bakanımızın da açıklamış olduğu Kasım-Aralık aylarında artış göstereceğini iletmişlerdi. Dünyada birçok ülkede bu artış varlığını hissettirmeye başladı. Bundan yola çıkarak kasım ve aralık ayında etkileşimimizin olması zaten normal bir süreç. Kaldı ki bu süreç her yıl bu dönemler grip ve soğuk algınlığı vakalarında artış yaşadığımız dönemler. Bunu biz pandemi döneminde unuttuk. Pandemi ile yatıp kalkıyorduk. O süreçte kendimizi maske ve hijyenle koruyorduk. Temaslar azalmıştı. O atakları yaşamamış olduk. Daha öncelerinde bu ataklarını yaşıyorduk. Koruma tedbirleriyle alakalı şu anda hassasiyetimiz yok. Bundan dolayı artış var. Bu artışları çok abartmamalıyız. Rakamlar çok görünse de hastaneye yani yatışa yansıyan merkezdeki Numune Hastanesi’nde ki yer sıkıntısından dolayı, yatak arttıramamaktan dolayı bir sıkışıklık yaşandığı görsek de diğer hastanelerimize baktığımızda doluluk gözükmemektedir. Dolayısıyla bunu bir stres sıkıntı bir heyecan gibi algılamaktansa kendimizi ve çevremizi nasıl koruyabileceğimizi düşünmeliyiz diye düşünüyorum.

“SIKINTI YAŞANAN BİR TABLO YOK”

Aslında numune hastanesinde biz acil hizmetinin dışında ayrıca üst katta poliklinik alanında aile hekimi uzmanlarından gece saatlerinde akşam 16:00’dan sonraki saatlerde poliklinikler de açmışız. Yeşil alan 2 diye tariflediğimiz alanla birlikte aşağıdaki süreci yukarıda da yönetebilir hale gelmiş durumdayız. Tabii ki zaman zaman aksamalar olacak. Zaman zaman hekimin de ihtiyacı olduğu zaman 2-3 dakika orada olamadığı zamanda bu anları göz ardı ettiğimiz takdirde sıkıntı yaşadığımız bir tablo görünürde bulunmamaktadır. Aşağıda yoğunluk görülürse üst kata yönlendirerek sorunu göğüsleyecek hekimlerimizle birlikte sorunu ve süreci yönetebilmekteyiz.

TRABZON’DA KOVİD VAKALARINDA SON DURUM

Biz artık covidi grip gibi algılıyoruz. Ama baktığımız bir kısım vatandaşımızda covid testi pozitif olarak karşımıza çıkıyor. Çok az vatandaş test yaptırma dürtüsüyle geliyor veya çok az vatandaşımıza test yapılmış olduğu için sayılar abartılı olarak görünmüyor. Almanya’da 50 bine yakın rakamlar duyuyoruz. Bizde Aralık ayında bu artışın yaşandığı söylendiğine göre gelen her vatandaşa test yapmış olunsa, vatandaşımız teste duyarlılık göstermiş olsa belki rakamlar yine yüksek olacak.  Sayın bakanımızın söylediği gibi grip olarak yaklaştığımızda aynı tedavi sürecini uyguluyoruz. Burada asıl olan yoğun bakıma ve servise yansıma süreci. Bu süreç sıkıntı oluşturmadığı sürece grip gibi yaklaşmanın da bir sıkıntısı olmadığını düşünüyorum.

“KALABALIK VE KAPALI ALANLARDA KENDİMİZİ KORUMALIYIZ”

Kalabalık ve kapalı yerlerde maske kullanarak kendimizi ve çevremizi korumamızda yarar görüyorum. Bunun dışında kırgınlığı, halsizliği, ateşi olan kişilerin kalabalığa çıkmamasını öneriyorum. Bu dürtüyü ortaya koyabilirsek birçok şeyi çözmüş oluruz.  Maske takılmasının yararlı olacağını düşünüyorum.

“VATANDAŞLARIN ŞİMDİDEN GELECEK İÇİN TEDBİRLERİNİ ALMASI GEREKİYOR”

Farkındalık arttıkça hastalık sayıları da artıyor. Hassasiyetler arttıkça etkileşimlerde artıyor. Burada önemli olan, yapmamız gereken iş belli. Koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendiren duruma geçmemiz gerekiyor. Bakanlığımız birçok taramalar ortaya koyuyor. Kanserine, obezitesine kadar. Birçok hastalığı takip eder duruma geçtik. Vatandaşımızın da bu duyarlılıkla birlikte artık kendini kontrol edebilecek bir kişiye teslim olması ya da onun kontrolüne girmiş olması gerekiyor. O da aile hekimidir. Aile hekimi ile sürekli irtibatta olarak, kendi takiplerini yaptırıp, gelecekta farklı bir duruma geçmemek için şimdiden tedbirini alması gerekiyor. Nereye devşirileceği önemli değil ama bugün yapmamız gerekeni iyi belirlememiz gerekiyor.