Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı, deniz seviyesinden yaklaşık 2000 metre yüksekte yer alan Sultan Murat Yaylası, yaz aylarının gelmesiyle birlikte ziyaretçilerin uğrak noktası haline geldi. Güneşin doğuşuyla birlikte yaylada ortaya çıkan eşsiz manzaralar, hem doğa tutkunlarını hem de fotoğraf meraklılarını kendine hayran bırakıyor.
Sabahın erken saatlerinde dağların ardından doğan güneş, sisle kaplı vadilere ve yeşilin binbir tonuna bürünen çayırlara vurunca kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Ziyaretçiler, serin yayla havasında yürüyüş yaparak hem doğayla iç içe zaman geçiriyor hem de gün doğumunun sunduğu huzur dolu anların tadını çıkarıyor.

Yayla, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihi ve kültürel önemiyle de öne çıkıyor. Sultan Murat Yaylası, adını Osmanlı Padişahı IV. Murad’dan alıyor. Rivayete göre padişah, 17. yüzyıldaki İran seferi sırasında bu bölgede konaklamış. Her yıl ağustos ayında düzenlenen "Sultan Murat Şehitlerini Anma Günü" etkinliği de bölgenin tarihi mirasına dikkat çekiyor.
Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği yaylada konaklama imkânları da her geçen yıl gelişiyor. Bungalov evler, pansiyonlar ve kamp alanları sayesinde ziyaretçiler doğayla iç içe bir tatil yapma fırsatı buluyor.
Yetkililer, bölgeye olan ilginin her geçen yıl arttığını belirterek, yaylaya ulaşımın kolaylaştığını ve altyapı çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Özellikle yaz aylarında serin iklimi ve sakin atmosferiyle dikkat çeken Sultan Murat Yaylası, Karadeniz’in saklı cennetlerinden biri olmaya devam ediyor.



Tüm Yorumlar (10)
ERDO61
1 yıl önceBiz yaylaları şehirlere çevirdik, çirkin ve yoğun yapılaşmayla mahvettik. Sonra adına yayla demeye devam ettik.
Ayse yildiz
1 yıl önceYaylamiza 1974 yilinda gitmistim Yol toprak..evler geleneksel ahsap Doga el degmemis..ekosistem bozulmamis Hayvancilik ta bol verim vardi. Bana göre simdiki durum sözün bittigi Yer:))
Hkaban
1 yıl önceBenim çocukluğumda ahşap ve taş evlerde ocakta ateş yanardı, yapmur damlaları çatıda ahenkli sesler çıkarıp ninni olurdu.Yayla oydu, şimdi şehir ne yazık ki
Tuncay
1 yıl önceBuradan daha güzel yerler hemde ekonomik. Allah in dağına çadır kurmuş kiraliyorlar. Baba malı gibi. Oysa Arsin in Taşköprü ve santa yerleri buradan daha güzel ve ekonomik. Akçaabat ve Tonya yaylaları buraya 100 çeker doğal güzellikte Bence gitmeye değmez
Faikkalyo
1 yıl önceHey gidi Yaylalar hey Sait ucar rahmetlilin dediği gibi benim Ilacim Yayla.Ama ne utanc verici gösderiṣ icin beton binalar. Nerde kaldi o eski Yaylalar
Hadan
1 yıl önceBeton yığını haline gelen meralarımız... Yazık ettik yaylalsrımızs
erdoğdulu
1 yıl önceHerkesin yaylası kendine cennet neden kötülüyorsunki bizim yaylamızı senin yaylanada geliriz Birgün
H.cemal
1 yıl önceSantayida bilirim taş kopruyude benim hoşuma hiç gitmedi bu yayla olayı.oralardan goç eden yerlileriyle ,,,Gumuşhanelilerle,,,, Almanya'da taniştim beraber aynı iş yerlerinnde çalişiyoruz o dağlara sizi heveslendiren nedir diyorlar hep İzmit Bursa İstanbul'a göç etmisler giden sadece dedelerinin mezarlarini ziyarete gidiyor..
Trabzonlu Heidi
1 yıl önceYorumlara baktım da bazı kesimler yaylamızı beğenmediğini ve beton yığını ve benzeri olduğunu iddia etmiş. Küçük bir açıklama yapmak gerekirse ;yaylamız da hayvancılık en önemli geçim kaynağından biri olduğu için evler genellikle betondan yapılmıştır. Son birkaç yıl içinde ayı saldırılarına maruz kaldığımız için başka bir çözüm yolu bulamadık maalesef. Bizlerin halen daha eski tahta evleri bulunmakta ancak can ve mal güvenliğimiz için bunu yapmak zorundayız.
Adaletterazisi
1 yıl önceYoooo bence doğayı katleden yabanilerlen dolu orası , tıbkı şehirleri mahvettikleri gibi güzelim yaylalarıda mahvettiler