| Keşfet
Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 02 Temmuz 2026 11:37

Trabzon İl Tarım Müdürü İsa Kaplan’dan fındık üreticilerine kritik uyarı

Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, kentte fındık üretim alanlarının 650 bin dekar bandında seyrettiğini ancak yaşlı bahçeler, parçalanan araziler, artan işçilik maliyetleri, kuraklık ve kahverengi kokarca tehdidinin verimi düşürdüğünü söyledi.

Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Haber61’e yaptığı açıklamada kentteki fındık üretiminin son 5 yıllık seyrini değerlendirdi. Kaplan, Trabzon’da yaklaşık 650 bin dekar fındık alanı bulunduğunu belirterek, zaman zaman üretimdeki dalgalanmanın temel nedenleri arasında yaşlı bahçeler, miras yoluyla parçalanan araziler, artan işçilik maliyetleri, bakımsızlık, kuraklık riski ve kahverengi kokarca tehdidinin yer aldığını söyledi.

Kaplan’a göre Trabzon’da birçok fındık bahçesi artık ticari üretim alanı olmaktan uzaklaşıp “baba yadigarı” olarak görülmeye başladı. Öyle ki il dışında yaşayan ya da şehir merkezinde hayatını sürdüren birçok üretici, bahçesine yıl boyunca düzenli bakım yapmadan yalnızca hasat döneminde köye geliyor. Turist çiftçilik söyleminin dikkat çektiği söyleşide, yaşanan durum sonucu Trabzon sınırları içinde dekardan 40-50 kilo fındık alınan bahçelerle 250-300 kilo ürün veren bahçeler arasındaki farkı daha görünür hale geldiği vurgulandı.

Ayrıca fındıkta geleceğin yalnızca rekolte rakamlarıyla okunamayacağını vurgulayan Kaplan, üreticilere bahçelerini yenileme, iyi tarım uygulamalarına yönelme, sulama sistemlerini güçlendirme ve zararlılarla mücadelede aktif rol alma çağrısı yaptı.

Kaplan, özellikle kahverengi kokarca tehdidine dikkat çekerek, mücadelenin yalnızca kurumların çalışmasıyla sonuç vermeyeceğini, üreticinin de sahada yer alması gerektiğini ifade etti. Trabzon fındığında son 5 yılın rakamları, üretim alanı aynı kalsa da verim meselesinin artık ertelenemeyecek bir başlık haline geldiğini gözler önüne serdi. İsa Kaplan, Haber61’e yaptığı değerlendirmede bu tabloyu tüm yönleriyle anlattı.

İşte Kaplan ile gerçekleştirmiş olduğumuz söyleşi…

İşte Trabzon’da son 5 yılın fındık rekolte tablosu

Yıl          Rekolte tahminleri          Gerçekleşen üretim      Üretim alanı

2025             33.591 ton                       33.759 ton               652.399 dekar

2024             38.321 ton                       38.323 ton               652.399 dekar

2023             31.000 ton                       29.505 ton               652.379 dekar

2022             52.462 ton                       52.461 ton               651.799 dekar

2021             44.022 ton                       44.041 ton               652.224 dekar

Trabzon’da fındıkta verim düşüklüğünün en büyük sebebi nedir?
Verim düşüklüğünün en büyük sebeplerinden biri yaşlı bahçeler. Bizim elimizdeki envanterlerde ağaçların kaç yıllık olduğunu kategorize eden net bir bilgi yok. Yani 650 bin dekar fındık arazisinin şu kadarı 5 yıllık, şu kadarı 10 yıllık, şu kadarı 20 yıllık diyebileceğimiz bir parametre bulunmuyor. Ama genel olarak söylemek gerekirse Trabzon’daki fındık bahçelerinin birçoğu yaşlı. 50 yıllık, 60 yıllık bahçelerimiz var. Bu da verimi doğrudan etkiliyor.

Trabzon’da fındık üretim alanı ne kadar?
Yaklaşık 65 bin hektar, yani ortalama 650 bin dekar fındık arazimiz var. Trabzon’da fındık üretim alanı bu seviyelerde bulunuyor.

Bahçelerin yaşlı olmasının yanında başka hangi nedenler verimi düşürüyor?
Parçalanmış araziler önemli bir sorun. Fındık artık bireysel hane ekonomisinde eskisi kadar büyük bir yer tutmuyor. Miras yoluyla araziler parçalana parçalana küçülmüş durumda. Bizim bölgemizde toprağın metresi değil, santimetresi önemlidir. Bu parçalanma ekonomik getiriyi de düşürdü. Araziler küçüldükçe fındık, birçok aile için temel gelir olmaktan çıktı.

Miras yoluyla bölünen araziler fındık üretimini nasıl etkiliyor?
Dedenin 25 dekar fındık bahçesi olduğunu düşünelim. Bu bahçe onun tek geçim kaynağıydı. Budamasına, bakımına, zirai mücadelesine, altının biçilmesine, sulamasına, her şeyine gözü gibi bakıyordu. Sonra bu arazi çocuklara bölündü, 5 dekara düştü. Daha sonra onların çocukları oldu, birer dekara kadar indi. Bir dekar fındık geliri, en iyi verim alınsa bile artık bir aileyi geçindirmiyor. Bu durumda bahçeye gelir kapısı olarak değil, “dedemden kaldı” diye bakılıyor. Fındığa düzenli bakım yapılmıyor. Ama üzerinde fındık kalmasın, konu komşu ayıplamasın diye hasat zamanı gelip toplanıyor.

Resmi olarak bölünmeyen arazilerde de fiili bölünme var mı?
Normalde tarım arazilerinin bölünmesiyle ilgili kanunda belli ölçüler var. O ölçülerin altında araziler bölünemiyor. Trabzon’daki tarım arazilerinin birçoğu da resmi olarak bölünmüyor. Ama resmiyette bölünmemiş olsa bile ruhen bölünmüş durumda. Kardeşler arasında sınır taşı dikiliyor. “Burası benim, şurası senin” deniliyor. Resmi bölünme yok ama kimse kimsenin bahçesine karışmıyor.

Trabzon’da fındık üreticisinde nasıl bir değişim var?
Geçmişte fındık bahçesine bakan kuşakla bugünkü kuşak arasında ciddi fark var. Eskiden insanlar sabah namazından sonra tırpanını alıp bahçeye giderdi. Fındığı geçim kaynağı olarak görürdü. Bugün ise şehir merkezinde yaşayan ya da il dışında bulunan birçok kişi bahçeye düzenli bakım yapmıyor. Hasat zamanı geliyor, fındığını topluyor ve geri dönüyor. Bu da verimi etkileyen önemli bir durum. Bir nevi turist çiftçi gibi…

“Turist çiftçi” dediğiniz üretici profili ne anlama geliyor?
İl dışında oturup sadece fındık toplamaya gelen üreticiler var. Bakımında yok, toplamasında var. Gübrelemesinde yok, budamasında yok, zirai mücadelesinde yok ama hasat zamanı geliyor. Bu üretici tipi, fındığı ticari bir üretim olarak değil, daha çok baba yadigarı olarak görüyor. Yaz ayında geliyor, fındığını topluyor, yol parası olsun diye değerlendiriyor. Bu da verimde düşüşe yol açıyor.

Trabzon’da dekar başına verim ne seviyede?
Bakımsız bahçelerde dekardan 40-50 kilo fındık alınabiliyor. Ancak iyi tarım uygulamaları yapan, bahçesini yenileyen, sulamasını, gübrelemesini ve bakımını doğru yapan üreticiler dekardan 250-300 kilo fındık alabiliyor. Yani Trabzon’da aynı il sınırları içinde dekardan 50 kilo alan da var, 300 kilo alan da var. Aradaki fark bakım, teknik uygulama, bahçenin yenilenmesi ve üreticinin fındığa bakışıyla ilgili.

Üretici verimi artırmak için ne yapmalı?
Fındık bahçesini rehabilite etmek isteyen üreticiler İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile irtibata geçmeli. Bizim kapımız üreticimize her zaman açık. Teknik elemanlarımız A’dan Z’ye danışmanlık yapıyor. İyi tarım uygulaması kapsamında en az 50 çiftçiyle çalışma başlattık. Gübreleme, bakım, mekanizasyon ve teknik destek konularında üreticilerimize yardımcı oluyoruz. Bu şekilde yapılmazsa, bakımsız bahçelerde alınan 50 kilo fındık sadece işçilik masrafına yetmeye başlayacak. Hatta “fındığımın tamamını al, işçilik senin olsun” denildiğinde bile kabul edilmeyecek bir noktaya doğru gidiyoruz.

İşçilik maliyetleri fındık üretimini nasıl etkiliyor?
Trabzon’da araziler eğimli olduğu için mekanizasyon kolay değil. Biz her şeyi işçilik üzerine kuruyoruz. Düz arazilerde üretim yapan ülkelerde fındık mekanizasyonla çok daha ucuza toplanabiliyor. Bizde ise işçilik şart. Hem işçi bulmak zorlaşıyor hem de maliyetler yükseliyor. Çayda görülen işçilik maliyetleri fındıkta da yaşanacak. Bu durum üreticinin yükünü artırıyor.

Eskiden bahçe bakımı neden daha güçlüydü?
Eskiden fındık üretimi başka üretimlerle birlikte yürüyordu. Hayvancılık vardı. Bahçedeki ot hayvana yem oluyordu. İnsanlar otu biçmek için ayrıca masraf yapmıyordu. Hayvanı olan üretici bahçesini de temiz tutuyordu. Bugün o sinerji büyük ölçüde kayboldu. Hayvancılık azaldı, işçilik maliyeti arttı. Bahçedeki otun temizlenmesi bile üretici için ciddi bir maliyet haline geldi.

Fındık bahçelerindeki yabancı otlarla nasıl mücadele edilmeli?
Ot ilacı var ancak kimyasal kullanıldığında sadece zararlı otlar değil, bahçedeki diğer canlılar da zarar görebiliyor. Zararlıları yiyen faydalı canlılar da ölebiliyor. Bu nedenle bahçe bakımında bilinçli hareket etmek gerekiyor. Eskiden hayvancılıkla birlikte bu sorun doğal şekilde çözülüyordu. Bugün ise işçilik maliyeti nedeniyle üretici bu konuda zorlanıyor.

İklim değişikliği fındığı nasıl etkiliyor?
İklim değişikliği artık fındığı da etkiliyor. Kuraklık riski başladı. Eskiden fındığın suya çok fazla ihtiyaç duymadığını düşünüyorduk ancak artık kurak dönemlerde su ihtiyacını görüyoruz. Bu nedenle kuraklığa dayanıklı çeşitlerin kullanılması, yeni fidanlarla bahçelerin yenilenmesi ve alternatif sulama sistemlerinin devreye alınması gerekiyor.

Trabzon’da kuraklığa karşı ne tür çalışmalar yapılıyor?
Akçaabat’ta Yağmur Hasadı Projesi yaptık. 5’er tonluk 15 tank dağıttık. Yağmur suyunu depolayıp Haziran-Temmuz aylarında yağış olmadığı zaman fındık bahçelerinde kullanmayı hedefliyoruz. Fındığın meyveye durduğu dönemlerde suya ihtiyacı oluyor. Depolanan suyu damlama sulama yöntemiyle ekonomik ve verimli şekilde fidanların altına ulaştırmak gerekiyor.

Yağmur hasadı fındıkta nasıl kullanılacak?
Yağmur hasadı; çatılardan veya uygun yüzeylerden gelen suyun depoya aktarılmasıdır. Mart, Nisan, Mayıs aylarında yağan yağmur suyu depoda birikir. Haziran-Temmuz döneminde kuraklık olursa bu su fındıkta kullanılır. Burada amaç suyu ekonomik kullanmak. Damlama sulama yöntemiyle su doğrudan fidanların altına verilir.

10 yıl sonra fındıkta en büyük risk ne olur?
Bugünkü gibi suyumuzu hunharca kullanırsak, 10 yıl sonra büyük sıkıntılar yaşayacağız. Bugünkü suyu 10 yıl sonra bulamayacağız. Şimdiden bahçemizi kurak kaldığı zaman nasıl sulayacağımızı öğrenmeliyiz. Yağmur hasadı, akıllı sulama sistemleri ve suyun doğru kullanımı önem kazanacak. Bu tedbirler alınmazsa yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada su ve iklimle ilgili ciddi sorunlar yaşanacak.

Fındık için alarm veren başlık nedir?
Fındık için en büyük sıkıntılardan biri miras yoluyla arazilerin parçalanmasıdır. Arazi küçüldükçe fındık üreticinin ana geçim kaynağı olmaktan çıkıyor. Bu da bahçeye yapılan bakımı azaltıyor. Arazilerin küçülmesi, üreticinin fındığa olan ilgisini azaltıyor. Bahçe ticari bir üretim alanı olmaktan çok, baba yadigarı olarak görülmeye başlanıyor. Bu da verim kaybına neden oluyor.

Son yıllarda Trabzon’da rekolte nasıl seyrediyor?
Yıllardır benzer bir rekolte seviyemiz var. Trabzon’da genel olarak 38 bin-40 bin ton arasında yıllık rekoltemiz bulunuyor. Geçmişte, 10-12 yıl önce 60 bin tonluk çok güzel bir verim de olmuştu. Ancak bazı yıllarda iklim şartları, don, kuraklık ve diğer etkenler nedeniyle düşüşler yaşanabiliyor.

Bu sezon için rekolte beklentiniz nedir?
Bu sene rekoltede düşüş beklemiyoruz. Geçen yıl Türkiye genelinde büyük bir don olayı yaşandı. Sadece fındıkta değil, Akdeniz’deki narenciye ürünlerinde, kayısıda, kirazda da rekolte düşüklüğü görüldü. Bu yıl don olayımız yok çok şükür. Temmuz ayına geldik, don riski de bitti. Bundan sonra çok büyük bir kuraklık olursa ondan korkarız. Şu ana kadar yağışlarımızı aldık. Bu sene rekoltenin iyi olduğunu düşünüyorum.

Don zararları için üreticiye destek verildi mi?
Geçen yıl don nedeniyle zarar gören araziler için destek verildi. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda büyük bir ödenek açıkladı. Meyve bahçeleri için, fındık da dahil olmak üzere, dondan etkilenen arazilere dekar başına ödeme yapıldı. Geçen yıl dekar başına 4 bin 800 liralık ödeme yapıldı.

Kahverengi kokarca Trabzon fındığını nasıl tehdit ediyor?
Kahverengi kokarca son dönemde en büyük zirai zararlılardan biri. Bakanlık olarak kokarca mücadelesinde yoğun çalışıyoruz. 18 ilçemiz sahada. Feromon tuzakları asıldı. Samuray arısı doğaya salındı. Temmuz ayına kadar toplam 140 bin Samuray arısı salacağız. Samuray arısı, kokarcanın doğal düşmanı. Yoğun bölgelerde kurumsal olarak kimyasal mücadele de yapıyoruz.

Kokarca ile mücadelede üreticinin rolü nedir?
Çiftçimizin azmi, kokarcanın çoğalma hızını geçmediği sürece bunu bitiremeyiz. Çiftçimizin bize destek olması lazım. Bizimle beraber bu mücadelenin içinde olması gerekiyor. Bazı bölgelerde yoğunluk var. Vatandaşa “bahçenizi ilaçlayın” diyoruz ama kimse ilaçlamıyor. Kokarca eylül ayında şehir merkezine, evlere geldiğinde herkes rahatsız oluyor. Asıl mücadelenin yapılacağı yer bahçedir.

Kokarca mücadelesi için köylere ekipman desteği verildi mi?
Köylerde ilaçlama yapılması için altyapı hazırladık. Bakanlık olarak 350 akülü pülverizatör ve 200 normal pülverizatör olmak üzere toplam 550 pülverizatörü muhtarlıklara dağıttık. Ayrıca kokarcaya yönelik evlerde kullanılmak üzere 35 bin biyosidal ürün de dağıttık. Kimyasal mücadele de yürütüyoruz. Ancak mücadelede üreticinin desteği çok önemli.

Külleme hastalığı fındık için risk oluşturuyor mu?
Külleme mantari bir hastalıktır. Yağışın yoğun olduğu dönemlerde ortaya çıkabiliyor. Mayıs ayında küllemeyle ilgili sıkıntılar yaşanabiliyor. Külleme sadece fındıkta değil, farklı bitkilerde de görülebilen bir mantari hastalıktır. Bitkiler üzerinde yayılarak hastalık oluşturur ve verimi düşürür.

Külleme ile nasıl mücadele edilmeli?
Külleme ile mücadele için zirai mücadele yapılması gerekiyor. Bu dönemlerde üreticilerimizi uyarıyoruz. Kurumumuzdan, muhtarlar üzerinden ve sosyal medya hesaplarımızdan bilgilendirme yapıyoruz. Zirai zararlılar, budama zamanı, gübreleme zamanı ve hasat olgunluğu konusunda üreticilerimize düzenli duyurular yapıyoruz.

Üretici hangi bilgileri nereden takip etmeli?
Üreticilerimiz Tarım İl Müdürlüğümüzün sosyal medya hesaplarını takip etsinler. Biz her türlü zirai zararlıyı, budama zamanını, gübreleme zamanını ve hasat zamanının gelip gelmediğini düzenli olarak duyuruyoruz. 18 ilçemiz sahada. Fındık bahçelerinde kontroller yapılıyor. Üreticilerimizin bu duyuruları takip etmesi önemli.

Trabzon fındığının geleceği için üreticiye, devlete ve piyasaya düşen görevler nelerdir?
Fındıkları kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerle değiştirmemiz lazım. Yeni fidanlarla yeni bahçelerin oluşturulması gerekiyor.

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

D
Davut
2 saat önce

Acaba çiftçiye yönelik bir hizmetiniz oldu mu? Ancak oturduğunuz yerden okuyun yazın! Kokarca, sümüklü böcek istilası almış başını gitmiş, daha bir kez köyümüzde hiçbir tarım görevlisi, hizmeti görülmedi. Talep ettiğimiz zamanda, utanmadan kopyala yapıştır bilgiler ile tarif veriyorlar. Tez zamanda hepinizin yerini, işini hakkıyla yapacak olanlar alır inşallah. Allah bu dünyada sizden çıkarır inşallah.