İran Trabzon Başkonsolosu Naser Mohabbati Haber61'e özel açıklamalarda bulundu: “İran hiçbir zaman savaş istemedi”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta 6. güne girilirken, bölgedeki gerilim giderek tırmanıyor. Karşılıklı saldırıların sürdüğü süreçte savaşın bölgesel etkileri ve olası sonuçları da tartışılmaya devam ediyor.
İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosluğu’nda, saldırılarda hayatını kaybeden İranlılar ve İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için taziye defteri açıldı. İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohabbati de İsrail-İran-ABD hattında yaşanan savaşla ilgili Haber61’e özel değerlendirmelerde bulundu.

“İran hiçbir zaman savaş istemedi”
İsrail-İran-ABD hattında yaşanan savaşın altıncı gününde gelinen noktayı değerlendiren Başkonsolos Mohabbati, İran’ın savaş isteyen bir ülke olmadığını vurguladı.
“Şu anda savaşın 6. günündeyiz ve İran’a saldırı düzenlendi. İran, İsrail ile konuşurken bu saldırı gerçekleşti. İran hiçbir zaman savaş istemedi. Biz her zaman barışı takip ettik ve konuşarak çözüm aradık. Ancak görüşmeler sürerken saldırı yapıldı.
Maalesef bu saldırılarda büyük kayıplar verdik. Liderimiz Ayetullah Ali Hamaney’in ailesinden de hayatını kaybedenler oldu. Eşi, torunu, kızı ve geliniyle birlikte çok sayıda vatandaşımız şehit oldu. Okullarda da kayıplar yaşandı. Minap şehrinde bir okulda çok sayıda kız öğrenci ve öğretmen hayatını kaybetti.
Bu saldırılar büyük bir zulümdür. İnsan haklarına ve hiçbir hukuka sığmayan bir durumdur. Bu saldırıyla bölgede büyük bir ateş yakıldı. Maalesef bu ateşin ne zaman sona ereceği de belli değil. Görünen o ki bazı güçler bu savaşı başka ülkelere de yaymaya çalışıyor.
İran, tüm komşularına ve Türkiye’ye her zaman barış mesajı vermiştir. Türkiye Cumhurbaşkanı da ifade etti; biz kardeş iki ülkeyiz. Kardeşler zor zamanlarda birbirine destek olur. Komutanlarımız da şunu söyledi: Bu savaşı başlatanlar onlar olabilir ama nasıl biteceği onların elinde olmayacaktır.”

“İran’ın füzelerinin hedefi Türkiye değil”
Türkiye hava sahasına yöneldiği sırada Hatay sınırında imha edilen balistik füze ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Mohabbati, İran’ın hedefinin Türkiye olmadığını söyledi.
“İran’ın füzelerinin hedefi Türkiye’nin toprakları değildir. Bu çok açık bir konudur. Türkiye ile İran arasındaki kardeşlik bir günlük veya yeni bir ilişki değildir. Bu kardeşlik tarih boyunca devam eden bir bağdır.
Ortada bazı fitneler ve yanlış algılar da oluşturulmaya çalışılıyor. O füzenin hedefi Türkiye değildi. Farklı bir noktaya gidiyordu. Ancak farklı yorumlar yapıldı.
İran Dışişleri Bakanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı da bu konuyu görüştü. İran, bölgede İran’a saldırı düzenleyen ABD üslerini hedef almaktadır. Çünkü füzeler ya da uçaklar bu üslerden kalkarak İran’a saldırı düzenliyor.
Bu durum daha önce de açık şekilde ilan edilmişti. İran şimdiye kadar Türkiye topraklarını hiçbir şekilde hedef olarak belirlemedi. Bu konuda yapılan bazı yorumların büyük kısmı propaganda niteliği taşıyor.”

“Savaş turizmi de olumsuz etkiler”
Savaşın turizme olası etkilerine de değinen Mohabbati, özellikle Nevruz döneminde Trabzon’a gelen İranlı turist sayısının düşebileceğini söyledi.
“Şu anda sınırlar tamamen kapalı değil ancak geçişler çok azaldı. Giriş ve çıkışlar kontrol altında yapılıyor. Maalesef savaş turizmi de olumsuz etkiler.
Normal şartlarda Nevruz Bayramı döneminde en az 20 bin İranlı Trabzon’a gelirdi. Geçen yıl bu dönemde 20 binden fazla İranlı Trabzon’u ziyaret etti. Ancak bu yıl aynı yoğunluğun olması zor görünüyor.
Öte yandan İran halkı savaş dönemlerinde ülkesini terk eden bir toplum değildir. İranlılar vatanlarına bağlıdır ve zor zamanlarda dayanmayı tercih ederler.
Savaşın ilk günlerinde bazı kişiler sınır kapılarında yoğunluk olacağını düşündü. İran’dan kaçış yaşanacağı yönünde yorumlar yapıldı. Ancak böyle bir durum olmadı. Sınırlar açıktı ve geçişler mümkündü ama büyük bir yoğunluk oluşmadı.
İranlılar ülkelerini bırakmak yerine dayanmayı tercih etti. Saldırılara rağmen milyonlarca insan liderleri için düzenlenen taziye törenlerine katıldı. Tahran, Tebriz ve Urumiye gibi şehirlerde halk sokaklara çıkarak büyük kalabalıklar oluşturdu.”

“Hürmüz Boğazı tamamen kapatılmış değil”
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla ilgili tartışmalara da değinen Mohabbati, İran’ın boğazı tamamen kapatmadığını ancak kontrol altında tuttuğunu söyledi.
“Hürmüz Boğazı ile ilgili de çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. İran daha önce şu açıklamayı yaptı: Eğer İran’a yönelik saldırılar devam eder ve İran gemileri hedef alınırsa İran da karşılık verme hakkına sahiptir.
Bu durumda İran, petrol sevkiyatı ve gemi geçişleri konusunda bazı tedbirler alabilir. Ancak şu an itibarıyla Hürmüz Boğazı tamamen kapatılmış değildir.
Boğaz şu anda İran’ın kontrolü altındadır ve gemi geçişleri kontrol edilerek devam etmektedir. Yani tamamen kapanmış bir durum söz konusu değildir.”

“Türkiye’de kendimi yabancı hissetmiyorum”
Türkiye’de görev yaptığı süre boyunca büyük bir misafirperverlik gördüğünü ifade eden Mohabbati, iki ülke halkı arasındaki bağların güçlü olduğunu söyledi.
“Türkiye’de görev yaptığım süre boyunca kendimi adeta kardeşimin evinde gibi hissettim. Hiçbir zaman yabancı bir ülkede olduğumu düşünmedim.
Türk halkı çok misafirperver ve merhametli bir halktır. Türkiye ile İran arasındaki ilişkiler de güçlüdür. İki ülkenin yetkilileri arasında da iyi bir iletişim ve iş birliği vardır.
İnşallah bu bölgede yaşanan fitneler sona erer. Bu savaşın bölgeye yayılmamasını temenni ediyoruz. Bazı güçlerin bölgede farklı planları olduğu biliniyor. Ancak ülkelerimizin dikkatli olması ve birlikte hareket etmesi bu tür tehditlerin önüne geçebilir.
Biz de Allah’ın yardımıyla bu zor süreci atlatacağımıza inanıyoruz.”
Kaynak:Haber61