Gülistan Doku emsal olsun! Rabia Naz'ın babasından adalet çağrısı! "Trabzon da harekete geçmeli"

Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan, Gülistan Doku cinayetinin ardındaki sır perdesinin aralanması Rabia Naz gibi şüpheli ölüm vakaları için bir umut olduğunu anlatarak adaletin geç de olsa yerini bulmasını, suçluların ağır biçimde cezalandırılmasını istiyor.
Gülistan Doku emsal olsun! Rabia Naz'ın babasından adalet çağrısı! "Trabzon da harekete geçmeli"

Giresun’un Eynesil ilçesinde 12 Nisan 2018 yılında şüpheli biçimde hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümünün ardındaki sır perdesi aralanamamış dosya zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ailenin hukuk mücadelesi yarım kalmıştı. Gülistan Doku cinayetinin ardından geçen 6 yıla rağmen aydınlatılması Rabia Naz’ın ailesi için bir umut oldu. Vatan ailesi, Gülistan Doku dosyasında faillerin ortaya çıkarılmasına dönük atılan adımların Rabia Naz dosyasında da atılmasını istedi.

Baba Şaban Vatan, Haber61’e yaptığı değerlendirmede Gülistan Doku, Dorukhan Büyük ışık ve Rabia Naz dosyaları arasında benzerlikler gördüğünü anlattı. Bu tür dosyalarda ilk aşamada kapanma, delillerin tartışmalı hale gelmesi ve sonradan yeniden inceleme taleplerinin öne çıktığını savunan Vatan, asıl beklentilerinin faillerin ve varsa suç ortaklarının ortaya çıkarılması olduğunu söyledi. Rabia Naz dosyasında da benzer bir iradenin ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.

gulistan-doku-emsal-olsun-rabia-nazin-babasindan-adalet-cagrisi-trabzon-da-harekete-gecmeli

AİHM’E BAŞVURDUK!

Hukuk mücadelenizi tekrar nasıl başlatacaksınız? Hangi noktada bırakmıştınız?

Biz zaten hukuk mücadelemizi hiç bırakmadık, devam ediyorduk. En son 1 Eylül 2025’te Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanan hükmüyle ilgili gündem oluşmuştu. Anayasa Mahkemesi zaten soruşturmadaki eksiklikleri ortaya koymuştu. Hemen ardından dönemin adalet bakanı da açıklamalar yapmıştı. Ancak Türkiye’de iç hukuk yolu bizim açımızdan kapandığı için ve 7 yıl geçtiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi yeniden soruşturma açılmasına uygun görmedi. Biz bunu etkili bir karar olarak kabul etmedik. Tüm itiraflara, tüm şüphelere ve soruşturmadaki eksikliklere rağmen dosyanın bu şekilde bırakılmasını kabul etmedik ve avukatlarımızla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduk. Bu süreç devam ediyor.

RABİA NAZ VE GÜLİSTAN DOKU’NUN ORTAK NOKTASI”

Son dönemde sizi umutlandıran ne oldu?

Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmeleri takip ediyordum. Zaten ailesiyle, özellikle ablası Aygül’le uzun yıllardır görüşüyorduk. Birbirimize destek olduk. Son dönemde mevcut Adalet Bakanı’nın yaptığı açıklamalarda Rabia Naz, Gülistan Doku ve bazı diğer dosyalarla ilgili inceleme mesajları vermesi bize umut oldu. Çünkü biz bu dosyalar arasında benzerlikler görüyoruz. Gülistan Doku, Dorukhan Büyükışık, Rabia Naz… Bu dosyaların ortak noktası, ilk aşamada üzerinin örtülmeye çalışılması, etkili soruşturma yürütülmemesi ve ailelerin yıllarca mücadele etmek zorunda kalmasıdır. Bizim istediğimiz tek şey, katillerin ve suç ortaklarının ortaya çıkarılmasıdır. Önemli olan budur.

BAKAN EKİP KURULACAĞINI SÖYLEMİŞTİ

Peki süreç şimdi Rabia Naz dosyası için nasıl işleyecek?

Ben kamuoyuna yansıyan açıklamaları görünce hemen Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nü aradım. Daha önce de defalarca aradım, yıllardır randevu talebinde bulundum. Bu açıklamanın ardından tekrar aradım. “Sayın Bakan böyle bir açıklama yaptı, Rabia Naz dosyasıyla ilgili inceleme ekibi kurulacağı ya da sürecin ele alınacağı ifade ediliyor, biz bu konuyla ilgili görüşmek ve bilgi almak istiyoruz” dedim. Sayın Bakan’la görüşme talebimi de ilettim. Henüz resmi bir dönüş olmadı ama başvurumuzu yaptık. Biz artık bu saatten sonra olumlu bir sonuca gidilmesini, adaletin yerini bulmasını bekliyoruz. Kim olursa olsun, ayırt edilmeksizin hukuka uygun bir soruşturma yürütülmesini istiyoruz.

gulistan-doku-emsal-olsun-rabia-nazin-babasindan-adalet-cagrisi-trabzon-da-harekete-gecmeli

RANDEVU TALEBİMİZİ İLETTİK

Resmi kanallardan henüz dönüş olmadı ama siz yine de umutlusunuz…

Evet. Medyadan takip ettik, resmi kanallardan henüz bir dönüş olmadı. Ama biz tekrar başvurumuzu yaptık. Randevu talebimizi ilettik. Bu kez özellikle bu konuyla ilgili bilgi edinmek istedik. Umuyorum dikkate alınmıştır. Dün gece yine bakanın yaptığı paylaşımları gördük. Sosyal medyanın bu ülkede ne kadar önemli olduğunu artık biliyoruz. Biz de çağrılarımızı ona göre yapıyoruz.

“ZAMAN GEÇTİ DİYE CİNAYET DOSYASI KAPATILAMAZ”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreciyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer dosyalarda verdiği kararlar belli. Burada mesele sadece tazminat değil. Bizim için asıl mesele etkili soruşturma yürütülmesi ve yeniden soruşturma açılabilmesi. Çünkü soruşturma eksik yürütüldü. Anayasa Mahkemesi de bunu ortaya koydu ama “7 yıl geçti” denildi. Oysa hiçbir cinayette böyle bir mantık olmaz. Bugün yıllar sonra yeniden açılan dosyalar var. Çağla Tuğaltay dosyasında dahi yıllar sonra yeniden işlemler yapılıyor. Yani zaman geçti diye bir cinayet dosyası kapatılmaz. Bizim açımızdan Rabia Naz dosyasında cinayet şüphesi nettir. Bunu okul diliyle de, tıp diliyle de söylüyoruz.

BABANIN ŞÜPHELERİ

Siz olayın en başından beri hangi temel şüphelerin üzerinde duruyorsunuz?

Otopside de buna ilişkin işaretler vardı. Ben otopsiyi bizzat izledim. Orada bazı yaralanmaların gerektiği gibi incelenmediğini düşünüyorum. Sonradan Adana’dan bir doktorla da bu konuyu değerlendirdik. O da bazı yaraların, Rabia Naz’ın olay yerine getirilmeden önce baygın olabileceğini düşündürdüğünü söyledi. Ben de zaten hep bunu savundum. Rabia Naz’ın baygın halde bırakıldığını, öldü sanıldığını, daha sonra gözünü açmış olabileceğini düşünüyorum. Okul çantasının saatler sonra terasa bırakılması da en büyük soru işaretlerinden biri. O çantada Rabia Naz’a ait bir parmak izi bile yok. Nylon dokulu bir okul çantasında kendi kullanan çocuğun parmak izi olmaz mı? Yoksa bu çanta temizlendi mi? Biz hep bunu sorduk. Anayasa Mahkemesi de zaten çantanın kim tarafından, nasıl terasa bırakıldığı sorusunu işaret etti.

“SOL TIRNAĞINDA ERKEK DNA’SI ÇIKTI”

Hastane süreciyle ilgili de ciddi itirazlarınız var…

Tabii var. Rabia Naz’ın hastaneye ilk giriş anındaki durumda ayağındaki çorap da belliydi, üzerindeki tozlar da belliydi, ayağındaki açık yaraların etrafındaki durum da belliydi. Böyle bir yarada kan olmaz mı? Ayağındaki yaraya rağmen yeterince kan yok. Sol ciğerde 15 miligram, sağ ciğerde 20 miligram kan bulunduğu söylendi. Bir saat kalp masajı yapılıyor ama öncelikle kan kaybı var mı yok mu buna neden bakılmıyor? Benim kızım hastanede elimizi sıktı. Ben ona “Korkma kızım, yanındayım” dedim, elimi tuttu. Buna rağmen dosyada bazı temel soruların hiç sorulmadığını gördük. Ayrıca sol tırnağında erkek DNA’sı çıktı. Benim elimi sıkmasıyla o DNA oluşmaz. Sıkmak ayrı, tırnak geçirmek ayrı. O zaman bu DNA nasıl oluştu? Bunu herkes soruyor ama kimse açıklamıyor.

gulistan-doku-emsal-olsun-rabia-nazin-babasindan-adalet-cagrisi-trabzon-da-harekete-gecmeli

“BENİM ANLATTIKLARIMI ÇÜRÜTEMEDİLER”

Siz dosyanın hukuka aykırı biçimde kapatıldığını da söylüyorsunuz…

Kesinlikle. Dosya 16 Temmuz 2020’de hukuka aykırı şekilde kapatıldı. Ben yıllarca gece gündüz çalıştım. Müfettiş gibi araştırdım. Elde ettiğim hiçbir şeyi çürütemediler. Hatta yalancı tanıklık yaptığını düşündüğüm kişiyle ilgili video çektim, fiziken gösterdim. Bunun için bile ceza aldım. “Soruşturmayı engellediğim” söylendi. Oysa biz tam tersine gerçekleri ortaya koyuyorduk. Benim anlattıklarımı çürütemediler. Hâlâ da çürütemiyorlar. Ben iddiamı ispat etmeye çalışıyorum; onlar kendi iddialarını ispat etsinler.

ARACIN TRABZON'DA TAMİR EDİLDİĞİ İDDİASI

Siz bir araç iddiasından da bahsediyorsunuz…

Evet. Bunu açık açık söylüyorum. Rabia Naz’a çarpan aracı tespit ettim. Bu aracın Trabzon Bağkur Sanayi’de tamir edildiğini belirledim. Bununla ilgili gerekli yerlere gittim, konuştum. O aracın kilometre bilgisine kadar ulaştım. Geçen sene 8 yılda sadece 6 bin kilometredeydi. Bu nasıl olur? Araç neredeyse hiç kullanılmamış gibi. Sadece muayeneden muayeneye gitmiş gibi. Ben aracın nerede olduğunu da biliyorum, nasıl saklandığını da biliyorum. Bunlar araştırılsın istiyoruz.

“HAKİKATİN PEŞİNE DÜŞTÜKÇE SUÇLU GİBİ GÖSTERİLDİK”

Kayıp delillerle ilgili de sorularınız var…

Elbette. Rabia Naz’ın saç tokası yok, ayağındaki çorapların ikisi de yok. Hastaneye girişte bunların görülmesi gerekiyor. Peki hastanenin kamera kaydı nerede? Soruşturmaya neden alınmadı? Defalarca söyledik ama sanki duvara konuşmuşuz gibi davrandılar. 2019’daki Meclis Komisyonu’nda da bu konu soruldu. Ayağındaki açık yara ve kan kaybı konuşuldu. Başsavcılık tarafı “çoraplarında vardır” dedi. Peki çorap nerede? Madem gördünüz, neden dosyada yok? Niye yok edildi? Biz bunları sorduğumuz için deli muamelesi gördük, akıl değerlendirmesine kadar maruz kaldık.

“NEDEN GEREĞİ YAPILMADI?”

Dönemin Adalet Bakanı ve HSK süreciyle ilgili de ciddi eleştirileriniz var…

Evet. Dönemin Adalet Bakanı Abdülhamit Gül 24 Nisan 2019’da bir paylaşım yaptı ve “aile haklı” dedi. HSK müfettişlerini gönderdiğini söyledi. Mayıs 2019’da burada inceleme yapıldı. Peki o sonuç nerede? O müfettişler buraya piknik yapmaya gelmedi. Güzel çalışma yaptılar. Sonuç nerede? Bana dönemin AK Parti milletvekili Sabri Öztürk, HSK’nın dosyadaki iki savcıyla ilgili soruşturma başlatılması yönünde bir değerlendirme yaptığını söyledi. Kendisi Adalet Komisyonu’ndaydı. Eğer böyle bir rapor varsa, neden gereği yapılmadı? Bunların hepsi açıklanmalı.

gulistan-doku-emsal-olsun-rabia-nazin-babasindan-adalet-cagrisi-trabzon-da-harekete-gecmeli

ADALET YERİNİ BULSUN EMSAL OLSUN DEDİK”

Siz bu dosyanın sadece Rabia Naz’la sınırlı olmadığını mı düşünüyorsunuz?

Evet. Bu ülkede benzer dosyaların hepsinde aynı tabloyu görüyoruz. Gülistan Doku, Dorukhan Büyükışık, Burak Oğraş, Rojin Kabaiş.. Ortak nokta şu: Müdahale edilmiş soruşturmalar, karartılmış deliller, etkisiz adli süreçler. Biz Rabia Naz’da makam, mevki, siyasi güç ne olursa olsun kim dahli varsa ortaya çıksın istiyoruz. Bir çocuk öldü. Biz “adalet yerini bulsun” dedik, “emsal olsun” dedik, “başkaları yaşamasın” dedik. Çocuklar korunsun istedik. Başka bir talebimiz yok.

ADALETE İNANMAK İSTİYORUZ

Bu mücadele ailenizi nasıl etkiledi?

Çok ağır etkiledi. Ama biz hukuktan vazgeçmedik. Rabia Naz’ın 3 yaş büyük ağabeyi bir üniversiteyi bırakıp hukuk fakültesine girdi. Hedefi kardeşi için hukuk mücadelesi vermek. Biz çocuğumuzu bu sürecin içinde hukukçu yaptık. Çünkü yaşadıklarımız öyle sıradan şeyler değil. Kitap olur, hukuk derslerinde okutulur. Bunca şeye rağmen hâlâ hukuk içinde mücadele etmeye çalışıyoruz. Adalete inanmak istiyoruz.

TRABZON'DA DA BU İŞİN ÜZERİNE GİDİLSİN 

Yılmaz Kurt dosyasını da gündeme getiriyorsunuz. Neden?

Çünkü Rabia Naz döneminde Eynesil Kaymakamı olan Yılmaz Kurt’un ölümü de ayrıca araştırılması gereken bir konu. Olaydan iki yıl sonra öldü. Ben öldürüldüğünü düşünüyorum.  155 kilometre uzağa bir insan neden gider? Neden sağ taraftan tek kurşun var ama iki elde de barut izi çıkıyor? Bunları araştırdım. Devlet neden araştırmıyor? Bu dosya da kapanmış değil. Devam ediyor. Yılmaz Kurt devletin kaymakamıydı. Bir kaymakam kolay yetişmiyor. Bunun da araştırılması gerekiyor. Trabzon’dan da bu işin üzerine gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.

ÇANTA TAM OLARAK NEREDE BULUNDU

Okul çantasının bulunma süreciyle ilgili ne söylüyorsunuz?

Orada da çelişki var. Bir yıl sonra “çantayı ben buldum” deniyor. Ama başka anlatımlarda, saat 23.00’te haber geldiği ve çantanın gidilip teslim alındığı söyleniyor. O halde çanta tam olarak nasıl bulundu, kim buldu, neden emniyete bırakıldı? Nasıl bir sorgulama yapıldı? Biz bunların hiçbirine net cevap alamadık. Oysa bunlar temel soruşturma başlıklarıdır.

HASTANEYE GÖTÜRMEK YERİNE ÖLÜME TERK EDİLDİ

Sizce olayın en kritik noktası ne?

Kaza olur, herkesin başına gelebilir. Asıl mesele çarpan kişi değil sadece. Asıl mesele, o çocuğu baygın halde tanıyıp da evimizin önüne bırakıp gidenlerdir. Gözünü açmış olmasına rağmen orada bırakıp kaçanlardır. Hastaneye götürmesi gerekirken ölüme terk edenlerdir. Benim kızım yaşayacaktı. Şu anda arkadaşlarıyla olacaktı, belki üniversiteye gidecekti, belki tıp okuyacaktı. Göz göre göre gitti. Ben artık hastane sürecinden de şüphe ediyorum. Çünkü travma hastasında ilk bakılacak şeylerden biri kan kaybıdır. Neden bakılmadı? Bir saat kalp masajı yapılana kadar kan durumu neden ölçülmedi? Bu sorular sorulmadan nasıl dosya kapatılır?

DOSYA BAŞTAN SONA SORU İŞARETİ

Hastane ve morg kısmıyla ilgili de itirazınız mı var?

Evet. Hastanenin kamera kaydı yok. Niye yok? Koridorlarda, girişte, morg önünde kamera olur. Orada da olması gerekiyordu. Ayrıca beni otopsi öncesi içeri sokmadılar ama belediye başkanını morga soktular. Bu nasıl oluyor? Bu kız çocuğunun babası dışarıda bekliyor ama başka biri içeri giriyor. Orada ne konuşuldu? Biz bunları sormak zorundayız. Çünkü dosya baştan sona soru işareti.

DEVLET OLAYI EL ALSIN 1 HAFTADA GÖZALTILAR YAPAR

Bugün geldiğiniz noktada devletten tam olarak ne istiyorsunuz?

Çok net. Her şey araştırılsın. Söylediğimiz her şey dikkate alınsın. Kim ne yapmışsa ortaya çıksın. Makamı, mevkii, siyasi gücü ne olursa olsun fark etmez. Savcı anne babayı delille geldiğinde reddedemez. Devlet bu dosyayı gerçekten ele alsa, bir haftada gözaltılar bile yapılır. Her şey hazır. Biz yıllardır sadece anlatacak yer bulamadık. Bizim istediğimiz tek şey, adaletin yerini bulması. Rabia Naz dosyasında da Gülistan Doku dosyasında atılan adımlar gibi kararlı, etkili ve gerçek bir süreç işletilsin.

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum