banner555

Akil insanlar Giresun'da

 Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Grubu Giresun toplantısı Aksu Mevkii'ndeki bir düğün salonunda yapıldı. Düğün salonu önündeki sokak, bariyerle trafiğe kapatılırken, salonun kapısına X-Ray cihazı yerleştirildi, davetli listesinde adı olmayanlar içeri alınm

Siyaset 13.05.2013, 16:26
Akil insanlar Giresun'da

 

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Grubu Giresun toplantısı Aksu Mevkii'ndeki bir düğün salonunda yapıldı. Düğün salonu önündeki sokak, bariyerle trafiğe kapatılırken, salonun kapısına X-Ray cihazı yerleştirildi, davetli listesinde adı olmayanlar içeri alınmadı. 
 
SALON ÖNÜNDE TARTIŞMA
 
Elinde Türk bayrağıyla gelen iki kadın içeri alınmayınca polisle tartıştı. Kadınlar uzaklaştırılırken Yüksel Özdemir adlı bir kişi elindeki nüfus cüzdanını gösterirken, "Burası benim toprağım. Ben niye içeri giremiyorum?" diyerek salona girmek istedi. Tartışma uzayınca görevli polisler Özdemir'i zorla uzaklaştırdı. Bu sırada baygınlık geçiren Özdemir, verilen suyu içtikten sonra yeniden salonun önüne geldi ve görevlilerle tartıştı. İçeriye girmek isteyen bazı muhtarlar da davetli olmadıkları gerekçesiyle alınmadı. Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Grubu'nu salona getiren konvoy salon önüne geldiğine bazı kişiler, slogan atarak heyeti yuhladı. Türk bayraklarıyla salonun önüne gelen Türkiye Gençlik Birliği üyesi bir grup barikattan geçirilmedi. MHP Giresun İl Başkanı Orhan Erzurum da salona alınmadı. Toplantıya girmek isteyen bir gaziyi de Emniyet Müdürü Hikmet Bulak ikna etti.
 
"GÜNAHI DA SEVABI DA BİZİMDİR"
 
Giresun'daki toplantıya Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, üyeler Kürşat Bumin, Oral Çalışlar, Fatma Benli, Bendevi Palandöken ve Yıldıray Oğur katıldı. Toplantı açılışında konuşan Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, şöyle konuştu:
 
"Akan kanın durmasını istiyoruz ve bu nedenle süreci destekliyoruz. Hiç kimsenin şimdiye kadar ifade etmediği görüşleri ifade etmeniz çok önemli. Burası sadece görüşlerin ve düşüncelerin ifade edileceği bir platform olarak kalırsa daha fazla amacına hizmet eder. Karadeniz çok hassa bir bölge. Hem vatanseverlik bakımından, hem de şehit sayısının fazlalığı yönünden. Hükümetin çok dikkatli olması gerekiyor, halkımızın çok dikkatli olması gerekiyor. Kullandığımız dil çok hassas olmalı. Dışlayıcı bir dil kullanmazsak daha iyi olur. Devlet asla acziyet içinde değildir. Teröre karşı etkin mücadele verildi. Ama şunu rahat bir şekilde söyleyemiyoruz; biraz daha böyle devam etse bu sorun çözülür. Hep duyarız, 'öldürücü darbe vurduk' diye ama terör hiç bitmedi. Güvenlik politikalarının dışında politikaların da uygulamaya sokulması lazım. Cumhuriyeti biz birlikte kurduk ama o birlikteliğin yeniden tesis edilmesi gerek. Kimleri davet edeceğimize kendimiz karar verdik. Resmi makam ya da hükümetin yöntemimize müdahalesi söz konusu değildir. Günahıyla sevabıyla yaptığımız çalışmalar bizim düşüncemizin ürünüdür."
 
Heyet üyesi, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken de, 'Çözüm süreci' ile ülkenin tam rayına oturduğu sırada bir felaket ile karşılaştığını belirterek, "Kim ne düşünceyle yaptıysa onu da lanetle kınıyoruz. Ülkede 50 yıldır böyle oldu. Sağ sol çatışmaları, ASALA ve PKK. Siz ne düşünüyorsanız biz de sizin gibi düşünüyoruz. Bu ülkenin dirliğine, birliğine, varlığına ait ne düşünüyorsanız biz de sizin gibi düşünüyoruz. Sizlerin sesiyiz. Özgürce fikirlerinizi söyleyin. Sadece varsayımla, 'acaba ne veriliyor' diye düşünmeyin. Sormak istediğiniz her şeyi rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Buradaki arkadaşlarımız da sizin gibi ülkesini seven insanlardan oluşuyor" dedi.
 
"GELSİNLER KONUŞALIM"
 
Gazeteci Oral Çalışlar da, 2-3 kişinin yaptığı protesto gösterilerinin toplantıların medyada "Akil insanlar protesto edildi" haberleri ile yer aldığını ifade ederek, şöyle devam etti:
 
"Döndüğümüz zaman arkadaşlarımız, 'Protesto ve yuh altındasınız' diyor. Halbuki gerçek bu değil. Bir gazeteci olarak meslektaşlarımın yaptığı haberleri görünce, kendi kendime, 'Demek ki ne kadar yanlış habercilik yapıyormuşuz?' diyorum. Türkiye'de ilk kez hem hükümet hem de karşı taraf, 'Artık silahla çözüm sürecini geride bırakmak istiyoruz' diyor. Küçük protestoları yapanlara şunu söylemek istiyorum; bunların hepsini konuşabiliriz. Hangi görüşten olursa olsun her arkadaşımızı dinlemeye, onların endişelerini anlamaya hazırız. Bayrak sallayarak protestoları yapmak yerine gelsinler konuşalım. Ama konuşalım, bağırmadan."
 
"AŞIRI BİR MİLLETÇİLİK YÜKLENMİŞ"
 
Kürşat Bumin de, gezdikleri illerde sağduyunun hakim olduğunu gördüğünü ifade ederken, "Barış süreci' denildiğine göre gerçekten bir iç savaş vardı demek ki. 30 yılda 45 bin kişinin öldüğü bir iç savaş aslında" dedi. Bumin, şunları söyledi:




 
"Sağduyunun hakim olduğunu, böyle bir durumu medeni bir ülkenin kaldıramayacağı yönünde bir ortak kanaat gördüm. Ama ilginçtir, bu sağduyuyu okullu insanlardan çok esnafta, halkta gördüm. Ülkemizde okullu olmak belli biçimde biçimlendirilmek anlamına geldiği için okula fazla devam etmemiş kesimler çok daha sağduyuyla yaklaşıyorlar. Okullu olduğumuz zaman hep böyle, 'toprak uğrunda ölen varsa vatandır' şeklinde bir yaklaşım bize öğretilmiş. Vatan sürekli kan isteyen bir şey değil. Ailenizle mutlu yaşıyorsanız, geleceğinizden eminseniz orası vatandır. Bizde aşırı bir milliyetçilik, vatan, millet, bayrak etrafında olması gerekenden fazla heyecan yüklenmiş. Bir çok protestonun kaynağı da bu aslında. Bu toplantıları şu nedenle önemsiyorum; herkes bir masanın etrafında bir araya geliyor ve söylemek istediğini söylüyor."
 
"109 GÜNDÜR KİMSE ÖLMÜYOR"
 
Yıldıray Oğur da, 109 günden bu yana büyük bir facia olmadığını, Reyhanlı'daki bombalı saldırıların sürecin ne kadar zor dengeler üzerinde gittiğini, bu coğrafyanın ne kadar zor olduğunu, silahın ne kadar hayatımızda olduğunu göstermesi açısından ibretlik olduğunu söyledi. Oğur, "49 insanımızı kaybettik iki gün önce ve ertesi gün Türkiye bir derbi maçını konuşuyordu. Televizyonlar günlük rutinlerine devam ediyorlardı. Biz bu ölümlere çok alıştık. Katliam, karakol baskınlarına çok fazla alıştık. Bu normal ve sağlıklı bir şey değil. Sağlıklı bir toplumun böyle bir şeye alışmaması gerekir. Size şunu sormak istiyorum; bana son 1 yıldır PKK'nın baskın düzenlediği bir karakolun veya orada şehit olan bir veya birkaç askerin şehit olduğunu söyleyebilir misiniz? Herhangi birinin adını veya sayısını hatırlayan var mı? Biz bu ölümlere çok fazla alıştık. Bu kötü ve samimiyetsiz bir şey. Hem bunun üzerinden bir sürü laf söyleniyor ve hamaset yapılıyor ama hayatını kaybedenlerle, şehit olanlarla ilgilenmiyoruz. Onlar rakam olarak bile aklımızda değil. Bunu hayatımızdan çıkarmamız gerekir."
 
Oğur, yapılan hamasete rağmen devletin oluşturnacağı profesyonel ordu için 50 bin kadro açarak 3 bin lira maaş vereceğini açıklamasına karşılık 2 yılda sadece 2 bin kişinin başvurduğunu ifade ederken, "Bunu kötülemek için söylemiyorum. Bu aslında çatışmadan bıktığımızın göstergesi. Ama anneler, babalar bu acıyı yaşıyor. Barış süreci nedeniyle 109 gündür kimsenin ölmediğini aklımızda hep tutmamız gerekir" dedi.
 
Heyette bulunan Fatma Benli de, kan olmadığı zaman sorunların daha rahat konuşulabildiğini, 4 ay önce şehit haberleri gelirken bu toplantıyı yapamaz durumda olduklarını ifade etti. Benli, "Yeni öğrendim, Diyarbakır'da da 400 şehit ailesi varmış. Nüfus yoğunluğuna göre en çok şehit Şırnak'ta varmış. Kurşun kim olduğuna bakmıyor silahtan çıktıktan sonra. Her kurşun, toprağa düşen her can da bizi birbirimizden ayırıyor" dedi.
 
KATILIMCILARIN GÖRÜŞLERİ
 
Toplantıda daha sonra katılımcılar süreçle ilgili görüşlerini açıkladı. Emekli Yusuf Kocaoğlu, "Türk milleti kavramının kalmasını istiyoruz, ikinci dilde eğitim olmasını istemiyoruz" dedi. Sigortacı Şuayip Şener de, "Keşke 12 Eylül öncesinde de böyle bir heyet Türkiye'yi dolaşsaydı da barış dilini anlatabilseydi" ifadesini kullandı. 
 
Emekli Eğitimci Halit Keskin ise, "Kürtlerin hakları yok sayılmıştır, yasaklar koyulmuştur, Ama bu ülkede demokratikleşmeyi hak eden başka insanlar da var. Emekçiler, öğrenciler, işçiler. Kürt sorunuyla birlikte bu kesimlerin de sorunları ele alınırsa ve çözülürse Kürt sorununun çözümüne destek çığ gibi büyür. Kürt sorunu ezilen, sömürülen ötekileştirilen Alevilerin haklarıyla birlikte ele alınırsa o zaman Türkiye'deki endişelerin ortadan kalkacağını düşünüyorum" diye konuştu. 
 
Kızılay Giresun Şube Başkanı Hürriyet Şensoy da, "Biz kiminle kavgalıyız da barışı tartışıyoruz? Karşımızda bir avuç eşkıya var. Tek dilimiz var, vatanımız bölünemez. Doğu'daki yatırımları gördüğümde Karadeniz'im için vah çektim. O yatırımların sadece 3'te biri buraya yapılmış olsaydı ülke olarak çok daha güçlü hale gelebilirdik" diyerek düşüncesini dile getirdi. 
 
Gazeteci Adil Şahin ise, "Kürtlerin bizimle eşit olmadıkları konu hangisi? Ben de onlarla eşit olmak istiyorum. Ben de su, elektrik parası vermek istemiyorum, vergi vermek istemiyorum. Oslo görüşmelerinde metropollerin bomba ile doldurulduğu söylenmişti, bu zabıtlara da geçti. Dağdaki terörist iniyor silahıyla ama metropollerdeki bu patlayıcılar nasıl etkisizleştirecekler" değerlendirmesinde bulundu.
 
ŞEHİT EŞİ: OĞLUMUN DA ÖLMEMESİNİN GARANTİSİNİ İSTİYORUM
 
Seyhan Şengül, polis memuru eşi Murat Şengül'ün 1996'da Bingöl'de şehit edildiğini anlatırken, "Onlar vur - kaç taktiği uyguladı. Savaş olsaydı düzenli birlik olurdu karşımızda. Onlar kalleştiler. Eşim şehit edildiğinde 1 ve 1.5 yaşında iki çocuğum vardı. Sizin bir saniyede haberlerde izlediklerinizi biz senelerdir yaşıyoruz. PKK'nın isteği nedir? Toprak mı, bayrak mı, yaşama özgürlüğü mü? Biz onlara özgürlük vermedik mi? Bu kalleşlere nasıl güvenebiliyorsunuz? Onların sözlerine değer verip nasıl bize garanti verebiliyorsunuz? Çocuğum polis memuru olmak üzere. Oğlumun da ölmemesinin garantisini istiyorum. Benim oğlum öldüğünde bayrağı ve toprağı olmayacaksa yazıklar olsun" ifadesini kullandı.


Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

Yorumlar (1)
kerim güner 8 yıl önce
abd pkkyı suriye ve irana karşı kullanacaktır.oyüzden geçici olarak çekiliyorlar..türkiyenin pkk ya taviz vermesine gerek yok...ayrıca 109 gündür kimse ölmüyor diye vatan toprağı satılamaz,
22°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@