banner539

banner526

banner533

banner513

Zigana Dağı'nda kamp!

Farklı meslek gruplarından oluşan 65 sporcu, eğitim gördükleri dağcılık sporu kapsamında girecekleri sınavda başarılı olabilmek için Zigana Dağı zirvesinde bir hafta sürecek kampa girdi. Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca, yaptığı açıklamada, ka

Bölgesel 08.01.2009, 10:21
Zigana Dağı'nda kamp!

Farklı meslek gruplarından oluşan 65 sporcu, eğitim gördükleri dağcılık sporu kapsamında girecekleri sınavda başarılı olabilmek için Zigana Dağı zirvesinde bir hafta sürecek kampa girdi.

Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca, yaptığı açıklamada, kar kalınlığının 30 santimetreyi geçtiği Zigana dağı zirvesinde kurdukları kamp ile temel eğitim yaptıklarını belirterek, eğitimin yaklaşık bir hafta süreceğini söyledi.

Kampta yer alan dağcıların daha önce üç aşamadan geçtiğini ifade eden Karaca, ''Önceki kursta başarılı olanlar bu eğitime katılıyorlar. Eğitim çalışmaları kapsamında çadır kurulması, çığ düşmemesi için yer seçimi, araziye ve suya yakın olma gibi teknik bilgiler veriliyor. 72 saatlik bir öğrenim aşamasından sonra sınavda başarılı olan arkadaşlar, ileri seviyedeki eğitimlere katılacaklar.''

-78 ŞEHİRDEN, 25 BİN LİSANSLI SPORCU-

Türkiye'deki dağcılık sporuna merakın gün geçtikçe arttığını, buna paralel olarak doğa sporlarına olan ilginin de yükseldiğine dikkat çeken Karaca, federasyon olarak 78 ilde 25 bin lisanslı sporcularının bulunduğunu bildirdi.

Türkiye'nin dağcılık sporu yapılabilmesi açısından uygun bir ülke konumunda bulunduğunu vurgulayan Karaca, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin en yüksek dağları olan Ağrı ve Erciyes dağı gibi buna benzer bir çok dağ, fevkalade güzel ve uygun bir ortam sağlıyor. Ülkemizdeki dağcı sayısı her geçen gün çoğalıyor. 25 bin lisanslı sporcu dağlara gidiyor. Bunun yanına doğa sporlarına ilgi duyan insanlarımız da eklenince büyüyor. Daha fazlasını istemek biraz da ekonomi ile ilgili. Bir ülkenin ekonomisi ne kadar büyükse, sosyal ve sportif faaliyetlerde o derece ileride oluyor.''

-''DAĞCILIKTA KUPA VE MADALYA YOK''-

Türkiye'de spor denildiği anda akıllara yarışma ve madalya geldiğini, ancak sporun insan sağlığı ve gelişimi açısından yapılması gerektiğini savunan Karaca, ''Şilt ve kupası olmayan bir spor dalı. Yarışması olmayan bir dal olduğu için de pek gündeme gelmiyor. Özellikle ülkemizdeki anlayış, 'kaç defa dünya ve Avrupa şampiyonu oldunuz?' şeklinde. Ama sporun insanlar üzerindeki etkisini düşündüğümüzde durum çok farklı oluyor'' dedi.

Zigana dağında bulunan 65 sporcunun bölgeyi tanıması ve uyum sağlamasının bile sosyal anlamda büyük bir kazanç olduğunu anlatan Karaca, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu kişiler belki de ilk kez Zigana'yı görüyor ve tanımaya çalışıyorlar. İşe sosyal boyutu ile baktığınızda da zaten dağcılık çok güzel bir spor dalı. Buradaki çadırları şehre götürseniz kimseyi bunun içinde yaşadığınıza inandıramazsınız. Çok soğuk şartlar altında arkadaşlarımız burada gece saatlerini geçiriyorlar. Yemeklerini bile kendileri pişirip kendileri yiyorlar. Sporun da tanımında birlik ve beraberlik olduğuna göre dağcılık bence sporların kralı, ancak ülkemizde spor denilince, akıllara yarışma ve madalya geliyor.''

-''GÜNDEME KAZALAR İLE GELMEK İSTEMİYORUZ''-

Dağcılık sporunun zaman zaman yaşanan kazalar ile gündeme gelmesinin kendilerini yaraladığını ifade eden Karaca, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Bu yaşadığımız en üzücü olay. Amacımız yaptığımız sporun kazalar ile gündeme gelmemesi. Zaten burada yapılan çalışmada, o nedenle gerçekleştiriliyor. Burada karda yürüme ve hayatı idame ettirme gibi bilgiler verdikten sonra insanları dağlara götürüyoruz. Tabi kazalar ile gündeme geldiğimizde sporumuz büyük yara alıyor. Bir sürü gayret ve aktivitenin ardından olan bir kaza, insanların çocuklarını bu spora yönlendirmemesine Gündeme kazalarla gelmek istemiyoruz.''

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@