vardallar

Bülbüloğlu: Ağar'la Bir Daha Asla

Bülbüloğlu, Demokrat Parti'nin seçimde yaşadığı hüsrandan, kendisinin üçüncü sıradan listeye konulmasına, gelecekte siyaset adına düşüncelerinden DP Genel Başkanı Ağar'ın bugünkü tutumuna kadar pek çok konuda görüşlerini açıkladı.Trabzon'un Olduğu Her Yer

Bölgesel 03.09.2007, 10:41
Bülbüloğlu: Ağar'la Bir Daha Asla

Bülbüloğlu, Demokrat Parti'nin seçimde yaşadığı hüsrandan, kendisinin üçüncü sıradan listeye konulmasına, gelecekte siyaset adına düşüncelerinden DP Genel Başkanı Ağar'ın bugünkü tutumuna kadar pek çok konuda görüşlerini açıkladı.

Trabzon'un Olduğu Her Yerde Varım
22 Temmuz öncesi listeler açıklandığında, listelerdeki şekil yanlış olduğu için adaylıktan çekildim. Bugüne geldiğimizde şu an işimle ilgileniyorum. Siyasetten de kopmuş değilim, ancak beklemedeyim. Biraz da sivil kimliğim ve iş hayatımla ilgileniyorum. Bu sürece gelindiğinde yapılan eksiklikler vardı. Şu an işimle ilgileniyorum, işime bakıyorum. Burada 4 dönem gurur, şan ve şerefle il başkanlığı yaptım.

Trabzon'un hizmetinde olmaya çalıştım, bu hizmetimi daha iyi devam ettirmek için önümüze gelen bir seçim vardı, şartlar uygun olmadı. Şu an dinlenmedeyim.

22 Temmuz seçim sürecindeki adaylık sürecinde Trabzon halkının bana gösterdiği teveccühe teşekkür ediyorum. Benim iki vazgeçilmezim vardı; birisi Trabzon'a, birisi de Trabzonspor'a hizmettir.

Trabzon her zaman benim gönlümdedir, bugüne kadar siyaset ve ticaret hayatımda hep Trabzon'u ön planda tuttum. Trabzon'un olduğu her yerde varım, Trabzon için atılacak bütün adımlarda da varım.

Gelişmeleri Değerlendireceğim

Demokrat Parti siyaset geleneğinden bir aileden gelen birisi olarak çizgim hep aynı şekilde oldu. Belki şu anda siyasette aktif olarak bir görev için hazır değilim ancak önümüzdeki günlerin ne getireceği bilinmez. Ancak kendimi biraz dinlenmeye almak istiyorum, bundan sonra ne olacağı konusunda da gelişmelere bakıp değerlendireceğiz.

Ağar Biraz Daha Beklemeliydi

Sayın Genel Başkanımızın bir sözü vardır, "Yüzde 16'nın altında kalırsam durmam bırakırım" diye. Bu kararını kutluyorum ama ondan sonra tekrar "Ben burdayım" diyerek dönüşüne fazla bir mana veremiyorum.

Bana göre bu süreci daha iyi değerlendirmesi lazımdı. Ben nasıl bekliyorum diyorsam, kendisinin de beklemesi gerektiği kanısındayım. Çünkü tabanın sesi bu. %15-20'lerde görünen bir parti barajın altında kalıyorsa kendisine sorması lazım. 2002 seçimlerinde bu sözleri Sayın Çiller için de kullanmıştım.

Genel başkanımızı seven birisiyim. Sevmeseydim, 4.5 yıl hem kendisinin il başkanlığını yaptım ,hem de Trabzon ve Karadeniz'i iyi temsil ettiğim kanısındayım. Milletin kararına saygı duyacağımızı da söylemiştik, buna herkesin uyması, Sayın Ağar'ın biraz daha beklemesi gerekiyor. 16-17 Kasım'da alınan kongre kararının da yanlış olduğu kanısındayım. Biraz daha zamana bırakılıp teşkilatların yenilenmesinin ardından yeni delegasyona gidilmeliydi.

Bu süreçte genel başkan yardımcısı zaten göreve devam ediliyordu. 'Ben ayrıldım' sözünü kabul ediyorum, ondan sonrakini biraz daha beklemesi gerektiği kanısındayım.

Ağar'ın Yanında Değilim
Genel Başkanım beni aradı, ben de her zamanki gibi kibar ve mütevazı bir şekilde telefonuna çıktım. Ankara'da bir görüşme talebi oldu, kendisine 'Eğer gelirsem görüşürüz' dedim. Her zaman da gidip görüşürüm kendisiyle. Şahsına olan saygım ve sevgim ölene kadar devam eder, ancak bu demek değildir ki genel başkanın yanındayım, aday ve adaylarının yanındayım.
Gönül isterdi ki verdiği ilk kararda diretseydi, biraz daha tabanı dinleseydi. Başarısızlıktan başarı elde edene ben zaten karakter olarak karşıydım.

Ama bunun kararını genel başkanımız verdi, tekrar dönmesi olmamalıydı. Bu sürecin biraz daha geriye atılıp, teşkilatlar kurulup, yeni delegasyon seçilip genel başkanın eksiği ve hatası nedir, bu duruma düşülme sebebi, geniş kapsamlı toplantılar, fikir alışverişleri ile masaya yatırılması gerektiğine inanıyorum.





Sorumlu Ağar

Tabii ki bana çok yüklenildi o dönem. Ama ben Trabzon'dan ziyade bütün Türkiye'de aynı hata ve eksikliklerin olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu parti bu duruma geldi. Trabzon'a yapılan eksiklik bütün Türkiye'ye yansıdı. Aday tespitleri ve seçimlerinde teşkilatlar dinlenmedi.

O zaman bize söylenen sözler vardı, kamuoyu araştırmalarında bunlar mı çıktı? Biz partinin ismini değiştirip Demokrat Parti'yi almıştık. Ancak DP'yi aldıktan sonra ne oldu da bu adaylar böyle oldu. Aday tespitlerinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Burada sorumlu tabii ki genel başkandır ve tespitlerinin iyİ olmadığı inancındayız. Olsaydı zaten böyle olmazdı.

DP'nin zaten kilitli yüzde 10 oyu vardı. 3 Kasım seçimlerinde de 'seçime katılım oranının yüksek olmadığını, DYP'lilerin kızıp oy vermediğini, yanlış politikaların sebep olduğunu' söylemiştik. Şimdi gelinen noktaya bakıldığında 22 Temmuz seçimlerinde vatandaş böyle layık gördü ve Demokrat Parti'ye tokatı atıp sandığa gömdü. Buna kızacak, küsecek bir durum yok. Bunun sorumlularının iyi tespit edilmesi lazım.

Karşıda tabii ki güçlü bir AK Parti iktidarı var. Kendilerini kutluyorum. Vatandaş %50'ye yakın bir oy vermişse bunun sebepleri vardır. Bu sebeplerin araştırılması ve ondan sonra kongrelerin yapılması gerekirdi. Şu anda hazine yardımından da uzak kalındı, nasıl toparlanılacak, bunlar hep iyi olmayan şeyler.

Vefasızlık Ülke Genelinde Yapıldı

Türkiye genelinde aynı vefasızlık oldu. Samsun, Ordu, Bursa, Yalova, Ankara, Erzurum il başkanlarına da aynı şekilde yapıldı, hatta içlerinden listede hiç olmayanlar var. Bütünleşmeye girdik, "Ben yok biz varız, Demokrat Parti var" dedik, Anavatan Partili arkadaşlarla güzel bir gündem yarattık, el ele verip onu tabana yansıtıyorduk. Siyasetin adaleti yoktur ama şahsımla ilgili genel başkanıma çok güvenmiştim. Türkiye genelinde fikir alışverişi yapılıp da diğer arkadaşlarla bir kenara atılmamızı hazmedemiyorum. Ben sadece Trabzon'un değil, Karadeniz'in de yükünü çekiyordum, bundan da gurur duyuyordum. Benim öncelikli vazgeçilmezim Trabzon'du. Diğer arkadaşlara baktığımızda da ya üç ya hiç oldular. Bunlar da bu partiyi bu duruma getirdiler. Teşkilatına sahip çıkmayan parti bunları gözden geçirmeli.

İki Lider Sınıfta Kaldı

Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi birleştiğinde 'Ben yok biz varız' dendi. Birkaç toplantıya da katıldım. DP'nin kuruluşuna katılmıştım, orada hava çok iyiydi, güzel bir sinerji almıştık. Türk halkı da Demokrat Parti'yi benimsemişti. Ancak birleşme süresine kadar olan zamanlama, fikir alış verişi protokol iki genel başkan nezdinde iyi yürütülmüştü. Ancak ne olduysa kopma yaşandı.
Burada amaç kimseyi suçlamak değil; ama krizin yönetilmesi lazımdı. Genel başkanımız olmak üzere her iki genel başkan da krizi yönetemediler. Zaman geçtikten sonra bunları konuşmanın bir anlamı yok. Bu bütünlük devam etse ne olur, bunu tartışmak lazım. Burada iki lider de sınıfta kaldı. Bu tip şeyler bir kez konuşulur, bazı tavizler de verilir. Kararları da liderlerin yanındakiler değil, liderler verir. Her ikisinde de hata vardır, cevabını da halk sandıkta vermiştir. İki partinin tecrübesi, gençliği, yeni yüzleri ile şaibeli değil düzgün insanlardan oluşan liste yapılacağının sözü verildi, biz de o azim ve şevkle çıktık sahneye. Ancak listelere baktığımızda hayal kırıklığına uğradık. Kararımı da ailemle konuşarak, inanarak verdim. Kolay bir karar değildi bu, 12 yıl, 4 kongre alıp, muhalefette bir partiyi yönetmek, teşkilatları ayakta tutmak kolay değildi.

Kamuoyu Arkamda Oldu

Kendimi methetmek değil, kamuoyu desteği arkamda olduğu için bunları söyledim. Kendimi de iyi yetiştirdiğim kanısındayım. Hem yenilik açısından, hem bilgi birikimim açısından, hem siyasi açıdan, iş ortamı açısından... Dünyanın her yerini gezdim ve gittiğim her yerden bir şeyler aldım. Bu tecrübelerimi Trabzon'a faydalı olacak şekilde yansıtacaktım, o yüzden bu kelimeyi kullandım. Bekir Bülbüloğlu gibi isimler Trabzon'da ve Türkiye'de var, bunlar marka isimlerdir, bunlardan bir tanesi de benim. Bunu ben değil kamuoyu söylüyor, o yüzden kamuoyuna teşekkür ediyorum. Ben her zaman Trabzon'un hizmetindeyim.

Halk Popülizme İnanmıyor

AK Parti de bu kadar oy alacağını tahmin etmiyordu belki. %25-30 bir kararsız oy vardı, bu oyların %80'i AK Parti'ye geldi. Merkez sağ oturdu görünümünde. AK Parti tabii ki buralara kolay gelmedi. Listelere baktığınızda 166 milletvekilini bir dönem yaptırıp dışarıda bırakmak kolay değil. Yerine adamlar koyacak ve yüzde 50'ye yakın oy alacaksın. Bunun sebepleri; Bir: Liderin becerisi. İki: Yaptığı hizmetler. Üç: Yapılan liste çalışmalarından çıkan sonuçtur. Bir de popülizm yaparak siyaset olmuyor, millet artık inanmıyor. Sayın başbakanı halk daha inandırıcı bulduğu için böyle... Bizim gibi siyasette iki ileri bir geri yapılırsa, ben dahil millet iyi değerlendirir, değerlendirdi de. Vatandaşın gözünden hiçbir şey kaçmıyor. Söylemlerine iyi bakacak ve inandırıcı olacaksın. Biz bunları yapamadık. Biz 3 Kasım seçimlerinde Tansu Hanımı savunacak duruma gelmiştik ve bu seçimlerde inşallah böyle olmaz demiştik. Ama tablo ortada...

Nurgül Kurum GÜNAYDIN / Karadeniz


Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@