| Keşfet
Makale 31 Mayıs 2026 08:39

“Daldı oğlanlar, çiçekti kızlar, öldü"

“Daldı oğlanlar, çiçekti kızlar, öldü"

“Ağır Hasta" şiirinde bir çocuğun sesi olmuş Dağlarca:

"Üfleme bana anneciğim, korkuyorum / Dua edip edip geceleri / Hastayım ama ne kadar güzel  / Gidiyor, yüzer gibi vücudumun bir yeri

Niçin böyle örtmüşler üstümü  / Çok muntazam ki bana hüzün verir / Ağarırken uzak rüzgârlar içinde / Oyuncaklar gibi şehir..."

Ferit Edgü'nün, gerçeği düşle harmanladığı “Hakkâri'de Bir Mevsim” romanında çocuklar bir salgına tutulmuştur. Yol yoktur, hekim yoktur; elli altmış yıl öncenin olayı. Kitaptan bir bölümcük:

"Alaaddin geliyor. Gece.

Hoca, benim kardeş hasta, diyor. Nesi var, diyorum. Ateşi var çok, diyor. Ölecek. İlaç vereyim mi, diyorum. Hayır, portakal ver, diyor. Portakal yememiştir hiç..."

Ceyhun Atuf Kansu, Turhal'da hekim olarak çalışırken -daha eski bir zamanda- daha vahim bir salgının yıkımına tanık olmuştur. Dağların ardında, karların örttüğü, yalnızlıkta üşüyen, çocukları kızamıktan ölen bir köy görmüştür. Anlatır:

"Alilerin kızı Emine’yi gördüm

Öldü

Yusufların Kadir öldü, emmisinin Durdu öldü

İkindiye doğru, evlerine vardım

Gördüm, Döne öldü, Ali öldü, Dudu öldü

Bir bir saydım, yirmi üç çocuk

Ah, güllü Gülizar öldü

Gördü kış güneşi, gamlı ve donuk

Daldı oğlanlar, çiçekti kızlar, öldü..."

Yetmiş yıl sonra bugün - akıl ve bilim / akılsızlık ve bilimsizlik- çağında- hâlâ çocuklar ölüyor, önlenebilir hastalıklar yüzünden. Aşı karşıtları türedi, çok da "sağlam" savları var aşılara karşı. Ölmüş gibi gördüğümüz hastalıklar canlanmaya başladı sayelerinde.

"Çocuk da benim, karar da benim." fena bir savunma değildir. Ancak aşılardan "korudukları" çocuklarını ölümcül hastalıklardan koruyamıyorlar, demek ki bu bir hak değildir. Ve başka canlara bulaşmasına da engel olamıyorlar hastalığın...

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!