Anahtar Deliği 02.02.2026- Usulsüzlük iddiaları sosyal medyayı salladı
USULSÜZLÜK İDDİALARI SOSYAL MEDYAYI SALLADI
Trabzon’da son dönemlerde ilçe belediyelerinde imara aykırı işlemler yapıldığı ve belediyelerin usulsüz satışlar gerçekleştirdiğine dair iddialar, kamuoyunun gündemini meşgul ediyor.
Vatandaşlar, sosyal medya aracılığıyla paylaşımlar yaparak söz konusu usulsüzlükleri kamuoyuna duyurmaya çalışıyor. Bununla da yetinmeyen bazı vatandaşlar, CİMER üzerinden resmi şikâyetlerde bulunuyor.
Belediye yetkilileri ise zaman zaman bu iddialara cevap verirken, bazı durumlarda sessiz kalmayı tercih ederek eleştirileri görmezden geliyor. Yetkililerin bu tutumu, kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Ancak ortaya atılan iddialar sonucunda ne gibi somut gelişmeler yaşandığı konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Açıkçası, sürecin hangi aşamada olduğu ve nasıl ilerlediği konusunda kamuoyu yeterince bilgilendirilmiyor.
Mahkemelerdeki yoğunluk nedeniyle yapılan suç duyurularının ne kadar sürede sonuçlanacağı da henüz kesinlik kazanmış değil. Bu durum, vatandaşların beklentilerinin karşılanmasını zorlaştırıyor.
Öte yandan belediyelerde yaşanan ekonomik sıkıntılar da dikkat çekiyor. Gelirlerin giderleri karşılamaması, mali sorunların gün yüzüne çıkmasına neden oluyor.
Bu nedenle bazı belediyeler, gelir elde edebilmek amacıyla sahip oldukları mülkleri elden çıkararak nakde dönüştürmeye çalışıyor. Ancak bu satışların bir kısmı yasal engellere takılabiliyor.
Mevzuata uygun olmayan bazı satış işlemleri ise tartışmalara yol açıyor. Konuyla yakından ilgilenen vatandaşlar, süreci titizlikle takip ederek gerekli mercilere şikâyetlerini iletiyor.
Trabzon’da yaşananlar da bu durumun bir benzeri niteliğinde değerlendiriliyor. Kent genelinde benzer iddialar sık sık gündeme geliyor.
Kurumumuza da bu konularla ilgili sürekli şikâyetler ulaşıyor. Bizler de gelen ihbarları araştırdıktan sonra elde ettiğimiz bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.

***
RAMAZAN AYI İÇİN PLANLANAN DAYANIŞMASI
Ramazan ayı yaklaşıyor…
Şubat ayının 19’unda ilk Ramazan orucu açılacak. Bu manevi iklim, Trabzon’da da ayrı bir maneviyatla yaşanır.
Vatandaşlar, bu mübarek ayda birbirleriyle dayanışma örneği gösterir. İmkânı olanlar, ihtiyaç sahiplerine kumanya dağıtır. Çocuklarına harçlık verir, ailelerin giyim, gıda, yakacak ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olur.
Pişirilen yemekler paylaşılır. Bir pide kendisine alırken, bir pide de ihtiyaç sahibi komşusuna ikram edilir. Böylece Ramazan’ın ruhuna uygun bir paylaşım kültürü yaşatılır.
Hatta Trabzon’da, günümüzde pek uygulanmasa da geçmişte mülk sahipleri, Ramazan ayı boyunca kiracılarından bir aylık kira bedeli almazdı. Bu bedel, mülkün sadakası sayılır ya da kiracının bu parayla Ramazan kumanyası hazırlaması teşvik edilirdi.
Ancak günümüzde yaşanan ekonomik sıkıntılar, ne mülk sahiplerinin ne de kiracıların bu geleneği sürdürmesine imkân tanımıyor.
Bu süreçte Valilik, Kaymakamlıklar, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever iş insanları, ihtiyaç sahiplerine kumanya yardımında bulunacak. Buna siyasi partiler ve meslek odaları da katkı sunacak.
Trabzon, bu Ramazan’da da yine ciddi bir dayanışma örneği göstereceğe benziyor…
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” düsturuna uyarak, bu Ramazan’ın da bereketli ve huzurlu geçmesini arzuluyoruz.

***
MANEVİ İKLİM BELEDİYE MECLİSİNE YANSIYACAK MI?
Trabzon’da şubat ayı belediye meclis toplantıları başlıyor. Önce ilçe belediyeleri, ardından da Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı gerçekleştirilecek. Bu toplantıların en hararetlilerinin ise Ortahisar Belediye Meclisi’nde yaşanması bekleniyor.
Özellikle mecliste muhalefet görevini yürüten AK Parti, eleştiri ve söylemleriyle zaman zaman tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Yapılan sert açıklamalar ve karşılıklı tartışmalar, toplantıların kamuoyunda daha fazla dikkat çekmesine yol açıyor.
Geçtiğimiz ay Trabzon gündeminde çok fazla önemli gelişme yaşanmaması dikkat çekti. Bu nedenle belediye meclis toplantılarının, önceki oturumlara kıyasla daha sakin geçmesi bekleniyor.
Gündemin nispeten durgun olması, meclis çalışmalarının daha yapıcı bir ortamda sürdürülmesine imkân tanıyabilir. Bu durumun, alınacak kararlara da olumlu yansıması öngörülüyor.
Şubat ayı içerisinde Ramazan ayı idrak edilecek. Bu manevi iklimin, özellikle şubat ve mart aylarındaki meclis oturumlarına da yansıması bekleniyor.
Ramazan ayının getirdiği huzur ve hoşgörü ortamıyla birlikte, daha seviyeli, yapıcı ve tansiyonu düşük meclis toplantılarının yapılacağı düşünülüyor.

***
TRABZON KIRSALINDA SESSİZ BİR FELAKET!
Trabzon’da kırsal köylerde yaşayan insanlar artık ne tarımla ne de hayvancılıkla yeterince uğraşıyor. Köy yaşamı, geçmişte üretime dayalı bir hayat sunarken, günümüzde giderek tüketim ağırlıklı bir yapıya bürünmüş durumda. Artık köyde yaşayan vatandaşlar da kentlerde yaşayan insanlar gibi “tüketim kervanına katılmış” durumda.
Geçmişte köylerde hayatını sürdüren vatandaşlar, çay ve fındık gibi gelir getirici tarım ürünlerini yetiştirerek aile ekonomilerine ciddi katkı sağlardı. Çay ve fındıktan elde edilen gelirle yıllık geçimlerini sağlar, çocuklarının eğitim ve düğün masraflarını karşılayabilirlerdi. Bu ürünler, aile bütçesinin en önemli dayanağıydı.
Günümüzde ise bu ürünlerden elde edilen gelir, yalnızca üretim sürecindeki masrafları karşılamaya yetiyor. Yani çay ve fındığın geliri, giderini karşılamaz hâle gelmiş durumda. Üretici, emeğinin karşılığını alamıyor.
Bunun yanında geçmişte mısır, fasulye, patates gibi ürünlerin yanı sıra meyve yetiştiriciliği de yaygındı. Birçok aile kendi ihtiyacını karşılayacak kadar üretim yapardı. Ancak artık köylerde bu işle uğraşan insan sayısı oldukça azaldı.
Hayvancılık ise neredeyse tükenme noktasına gelmiş durumda. Ortalama 60 haneli bir köyde inek ya da koyun besleyenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Sığır ve koyun yetiştiriciliğinin yanı sıra, insanlar yaşadıkları köylerde “tavuk bile beslemez hâle geldi.” Durum bu kadar vahim bir boyuta ulaştı.
Aileler artık süt ve yoğurt gibi temel gıda ürünlerini marketlerden satın alıyor. Yumurta ihtiyaçlarını da aynı yöntemle karşılıyorlar. Kendi üretimini yapan hane sayısı giderek azalıyor.
İnsanlar köydeki evlerini daha lüks ve kullanışlı hâle getirirken, bu konforu üretimle değil tüketimle taçlandırıyor. Kimse alın teri dökerek doğal ve sağlıklı beslenmeyi hedeflemiyor. “Üretmek yerine hazır tüketmek” daha cazip görülüyor.
Devletin verdiği teşvikler ve hibe krediler bile vatandaşları yeniden tarım ve hayvancılığa yönlendirmeye yetmiyor. Köylerde üretim kültürü giderek kayboluyor ve bu durum hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi bir sorun hâline geliyor

Kaynak:Haber61