Dünya kediler günü kutlu olsun

Dünya Kediler Günü’nün hikâyesi 1990 yılına, İtalya’da evsiz kedilere dikkat çekmek için başlatılan bir farkındalık hareketine dayanıyor.

Yarın 17 Şubat Dünya Kediler Günü. Bugünden hatırlatalım ki yarın onları mutlu etmeye vaktimiz olsun. Kendileri telefonu eline alıp, bilgisayarı açıp bu satırları okuyamayacak, hatta belki yazıyı yazarken klavyenin üstüne uzanıp “Yeter artık, beni sev” bakışı atacaklar. Ama yine de 17 Şubat, onların hayatımıza kattığı o kendilerine has güzellikleri hatırlamak için güzel bir vesile.

Dünya Kediler Günü’nün hikâyesi 1990 yılına, İtalya’da evsiz kedilere dikkat çekmek için başlatılan bir farkındalık hareketine dayanıyor. O günden bu yana her 17 Şubat’ta, sokakları ve evlerimizi paylaştığımız bu zarif canlılar için küçük bir durup düşünme anı yaratılıyor. Smokininden sarmanına, British’inden tekirine kadar her biri ayrı karakter, ayrı dünya. Kimisi mesafeli bir filozof, kimisi şımarık bir çocuk, kimisi de mahallenin sessiz bekçisi.

Belki bugün onlar için küçük bir jest yapabilirsiniz. Bir paket yaş mama alıp mahallenizde kısa bir keşfe çıkmak, bir kap su koymak, karşılaştığınız bir kedinin başını nazikçe okşamak… İnanın, büyük organizasyonlara gerek yok. Küçük bir temas, küçük bir ilgi yeterli.

Kedilere “Seni seviyorum” demek ise sandığınızdan daha incelikli. Elinizi uzattığınızda hemen temas beklemeyin; bırakın o size yaklaşsın. Sabır, bu ilişkinin anahtarı. Elinize kafa atıyorsa bilin ki kabul edildiniz. Baş, çene ve yanak çevresine yapılan yumuşak dokunuşlar genellikle en güvenli başlangıç noktasıdır. Çünkü o bölgeler, onların koku bezlerinin bulunduğu ve “Burası benim alanım” dediği yerlerdir.

Bir de şu meşhur “kedi öpücüğü” var. Yavaşça göz kırpmak. Onlara bakıp gözlerinizi yavaşça yarıya kadar kapatıp tekrar açtığınızda, aslında “Sana güveniyorum” demiş oluyorsunuz. Karşılık olarak aynı hareketi görürseniz bilin ki aranızda sessiz bir anlaşma imzalanmıştır.

Oyun da sevginin bir dili. Avlanma içgüdüsünü harekete geçiren oyuncaklar, sıçrayan, sürünen, çırpınan hareketler… Onu biraz koşturun, yorulup “avını” yakaladığında küçük bir ödülle günü taçlandırın. Ama unutmayın, temas ve oyun süresini onun belirlemesine izin vermek güven duygusunu güçlendirir. Kediler özgürlüğüne düşkündür; sevgiyi de özgürce yaşamak ister.

En önemlisi, sınırlarına saygı. Yavaş göz kırpmalar, mırlamalar ve rahat bir duruş “Devam edebilirsin” demektir. Kuyruğun sertçe çarpması, kulakların geriye yatması, göz bebeklerinin büyümesi ise net bir “Dur” uyarısıdır. Onların dili sözsüzdür ama son derece nettir.

Bir de ses tonumuz… Yapılan çalışmalar, kedilerin yumuşak ve yüksek perdeli konuşmalara daha olumlu tepki verdiğini söylüyor. Sert ton, ani hareket, zorlayıcı temas ise tehdit olarak algılanabiliyor. Yani aslında mesele basit: Nazik olun, sabırlı olun, sakin olun.

Kedilere duyduğumuz sevgiyi ifade etmek zor değil. Biraz dikkat, biraz anlayış, biraz da kaliteli zaman. 17 Şubat Dünya Kediler Günü, belki de bize bunu hatırlatıyor: Onlar konuşmuyor ama hissediyor. Ve biz, onların hayatına ne kadar iyilik koyarsak, o kadarını fazlasıyla geri alıyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.

Yaşam Haberleri