Öncelikle Trabzonspor’u bugünkü galibiyetinden dolayı kutluyorum.
Ama bugün Fatih Tekke’nin söylemiş olduğu “Enkaz devraldık” cümlesini analiz edeceğim.
Trabzonspor teknik direktörü Fatih Tekke’nin basın toplantısında kullandığı “enkaz devraldık” ifadesi, futbol kamuoyunda sıradan bir sitem olarak okunamaz. Bu söz, kulübün son yıllarda biriktirdiği yapısal sorunların artık gizlenemeyecek kadar büyüdüğünü gösteren açık bir uyarıdır. Tekke’nin çıkışı, hem teknik hem yönetsel hem de psikolojik boyutlarıyla Trabzonspor’un mevcut durumuna dair sert bir teşhistir.
Tekke’nin “enkaz” vurgusu, sahadaki taktiksel dağınıklığın bir özetidir. Trabzonspor uzun süredir:
Oyun kimliği oluşturamayan,
Bloklar arası mesafeyi koruyamayan,
Geçiş savunmasında sürekli açık veren,
Orta sahada fiziksel ve teknik uyumsuzluk yaşayan,
Hücumda bireysel performanslara mahkûm kalan
bir takım görüntüsü veriyordu ki Tekke’nin sözleri, bu taktiksel çöküşün kendisinden önce başladığını ve devraldığı bu yapının ciddi bir yeniden inşa gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor ve “ben bu oyunu sıfırdan kuruyorum” mesajını veriyor.
“Enkaz” ifadesinin en net hedeflerinden biri, yanlış kadro planlamasıdır. Trabzonspor’un son yıllarda yaptığı transferler:
Birbirini tamamlamayan profiller,
Aynı tip oyuncuların yığılması,
Eksik mevkilerin ısrarla doldurulmaması,
Fiziksel olarak yetersiz bir takım iskeleti
gibi sorunlar yaratmıştır.
Dolayısıyla Tekke’nin bu çıkışı, yanlışların faturasının yalnızca teknik direktöre kesilemeyeceğini hatırlatmaktadır. Bu, yönetime yönelik dolaylı ama sert bir uyarıdır:
“Bu kadro böyle kurulduysa, sorumluluk da ortak alınır.”
Trabzonspor’un son yıllardaki teknik direktör değişiklikleri, istikrarsız kararlar ve kısa vadeli çözümler kulübü sürekli bir kaos döngüsüne soktu. Tekke’nin “enkaz” çıkışı, bu döngünün artık sürdürülemez olduğunu ilan ediyor. Aynı şekilde yönetimin de masaya oturması gerektiğini ima ediyor:
“Bu tabloyu ben tek başıma düzeltemem; bu bir yönetim sorunu kadar teknik bir sorundur.”
Tekke’nin açıklaması, soyunma odasına da güçlü bir mesaj içeriyor.
Profesyonellikten uzak performanslar, düşük mücadele seviyesi ve mental dalgalanmalar, takımın sahadaki en büyük problemlerinden biri. Bu sözler, oyunculara yönelik bir tokat niteliğindeydi:
“Bu enkazın bir parçası sizsiniz; artık sorumluluk alacaksınız.”
Bu, teknik direktörün kendini koruma refleksi değil; takımın gerçek durumunu yüzlerine vurma biçimidir.
Trabzonspor’un mevcut yapısal sorunları, kısa vadede çözülebilecek türden değildir. Bu nedenle Tekke, “enkaz” diyerek beklentiyi gerçekçi bir seviyeye çekiyor ve taraftarlara da mesaj veriyor:
“Bu takım bir gecede toparlanmaz; sabır gösterecekseniz şimdi göstereceksiniz.”
Bu, hem baskıyı azaltma hem de süreci yönetme stratejisidir.
Sonuç olarak,
Fatih Tekke’nin “enkaz devraldık” sözü, Trabzonspor’un içinde bulunduğu durumun en yalın ve en sert özetidir. Bu ifade, kulübün taktiksel çöküşünden kadro mühendisliğine, yönetimsel tutarsızlıklardan oyuncu sorumluluğuna kadar uzanan geniş bir sorun yelpazesine işaret eder.
Tekke’nin çıkışı bir bahane değil;
bir yüzleşme çağrısı, bir hesaplaşma daveti ve bir yeniden yapılanma zorunluluğunun ilanıdır.
Trabzonspor’un geleceği, bu gerçeği kabul edip etmeyeceğine bağlıdır.