Önüne geçilemiyor bir türlü... Her yaz aynı görüntüler, aynı manzara. Yaylalar doluyor, şenlik alanları binlerce insanı ağırlıyor. Eğlence bitiyor ama geriye kalan tablo, ne doğaya ne de o eşsiz yaylalara yakışıyor.

Biz bu konuyu daha önce de yazdık. Değişen ne oldu? Açık söyleyelim; pek bir şey değişmedi. Her yıl aynı uyarılar yapılıyor, aynı çağrılar yineleniyor. Fakat sonuç değişmiyor, değişemiyor.

Yaylaya çıkan vatandaş gün boyu eğleniyor, horonunu oynuyor, mangalını yapıyor. Sonra da arkasına bile bakmadan dönüyor. Geriye ise çöp yığınları, plastik şişeler, yiyecek ambalajları ve doğaya bırakılmış onlarca atık kalıyor. Üzücü olan da tam burada başlıyor.

Belediyelerin de hakkını teslim etmek gerekiyor. Şenlik alanlarına konteynerler bırakılıyor, çöp kutuları artırılıyor. Ama ne fayda... Çöp kutusuna atılması gereken atıklar, çoğu zaman vatandaşın oturduğu yerde bırakılıyor. Sanki ertesi yıl o yaylaya bir daha hiç gidilmeyecekmiş gibi...

En büyük zararı ise sessiz canlılar görüyor. O alanlarda otlayan hayvanlar, cam kırıkları ve kesici atıklar nedeniyle zarar görüyor. Doğa ise her geçen gün biraz daha kirleniyor. Bunun adı yalnızca çevr...