Turizmin Belası ‘Cezasızlık ‘ Algısı

urizm sektörünün fuarlara, bununla paralel olarak sezon hazırlıkları kapsamında tüm güçleri ile tanıtım faaliyetlerine odaklandığı evredeyiz.

Mevsimin bahara koştuğu günleri yaşıyoruz. Toprak ana gittikçe hareketlenmeye başlayacak ve bir sonraki kışa kadar kendisine adanmış canlılara yaşam sunmaya devam edecek. Kendisinden beklentisi olanlar, toprağı kullanım amacına göre hazırlayıp buna engel olabilecek tüm zararlıları ortadan kaldırmanın yollarını arayacaklar.

Bölgemiz de yaşayan hemen hemen herkes, köy ve yayla ile olan bağı üzerinden bu heyecana aşinadır. Yazıyı okurken bu hazırlığı aklınızda tutmanızı ve girizgâhın nedeni olan turizm sektörünün hazırlıkları ile örtüştürmenizi rica ediyorum.

Turizm yatırımcıları tohumlarını ülkelere büyük bütçelerle ekiyorlar

Turizm sektörünün fuarlara, bununla paralel olarak sezon hazırlıkları kapsamında tüm güçleri ile tanıtım faaliyetlerine odaklandığı evredeyiz. Sektörün asli aktörleri acenteler ve oteller bölgedeki muhataplarını gezip neler yapabileceklerini ve nasıl yapmaları gerektiğini anlamaya çalışıyorlar. Tıpkı köydeki tarlasını ekeceği mahsule hazırlayan Hasan amca veya Fadime Hala gibi emeğinin boşa gitmemesinin ve karşılığını nasıl alabileceğinin muhakemesini yapıyor. Biz sektör emekçileri de aynı telaş ve hassasiyetle büyük bir hazırlık içerisindeyiz. Hasan amcadan bir farkımız sektörümüzün içinde bulunduğu yüksek rekabet ortamında hayatta kalabilmek için çok büyük bütçeler harcamak durumunda olmamız. Bu harcamalar hasat dönemi karşılık bulmaz ise bir sonraki baharı görmemizi zorlaştıracak derecede büyük bütçelerden oluşuyor. Fadime Halanın tarlayı belleyip tohumla buluşturması gibi sektör temsilcileri de ülke ülke, fuar fuar gezip memleketimizin kıymetlerini anlatıp muhataplarında seyahat etme refleksi uyandıracak merak tohumlarını ekiyorlar.

Milyon dolarlık turizm yatırımları Fadime Halanın tarlası kadar korunmayı hak ediyor

Kıymetli okuralar, buraya kadar yazdıklarım gayet heyecanlı ve keyifli bir evrenin betimlemesi idi. Yayla çocuklarının her şeyi bu otantik yaşam ile yine bölgemizin amiral gemisi turizm sektörü yatırımcılarının paralel seyreden uğraşı bir noktada, yani işin hasat kısmında ayrışıyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi sektörün tanıtım faaliyetlerinin önemli bir bölümünü içeren fuar dönemi içerisindeyiz. Bu fuarlara katılım için gerekli bütçelerin nasıl bulunacağı noktasında özel sektör ve kamu istişare halinde. Dolar olarak yüz binlerle ifade edilen bu bütçelerin sağlanması emin olun hiç kolay değil. Bu hep böyleydi aslında ama bir şekilde sektör bunun altından kalkıyordu. Yine kalkar emin olun. Ama…

Fadime Halanın tarlasına izinsiz birisi girip fasulyesinden lahanasından bir yaprak kopardığı zaman jandarmayı araması yeterli olması gibi, sektörün emeklerinin çalındığı kentin repütasyonu yerle bir edildiği, misafirperverliğimize leke sürüldüğü, misafirlerimizin hakları gasp edildiği zaman bizlerin feryadının duyulması da en büyük beklentimiz ve hakkımız. Bunların tamamını yapanlar ne bir meslek hassasiyeti taşıyor ne sektörün yükünü omuzluyor nede devlete karşı olan vergi yükümlülüğünü yerine getiriyor. Tanıtım bütçeleri oluşturulurken de akıllara dahi gelmiyorlar.

Sihirli değneğe ihtiyaç yok

Bakın yapılması gereken ne büyük yatırım bütçelerine, ne sihirli değneğe nede uzun zamana ihtiyaç duymayan denetleme mekanizmasının işletilmesinden başka bir şey değil. Daha önceki yazılarda da bahsettiğimiz üzere, yurt dışında fuarda cebinden binlerce dolar harcayıp bölgeye turist getirmeye çalışan acente yurda dönmeden onların hakkını gasp eden kaçak acente faaliyeti havalimanı dış hatlar kapısında yapılıyor. Yada satış pazarlama bütçesinden binlerce dolar ayırmış otel yatırımcısı daha lobisine adım atamadan iki sokak arkasında tabela asma cüretini göstermiş ve bir whatsapp mesajı ile rezervasyonu alan bırakın yurt dışı tanıtımına para harcamayı pasaportu dahi olmayan tiplere yeniliyor.

Sektörde yaygınlaşan ‘cezasızlık algısı’ nın toplumun huzurunu kemiren, umutsuzluğu ve hayal kırıklığını körükleyen en büyük sorunlardan birisi olduğu malumumuz. Evet sorun bugün başlamadı ama bugün hala devam ediyor. Tarlaya girme eylemi de yüzyıllardır devam ediyor. Nasıl ki lahana hırsızlığı hep vardı denilip müsaade edilmiyorsa bu gayrimeşru turizm faaliyetleri de yıllar önce başladı diye bugün müsamaha görmemelidir. Hasılı şu; Fadime Halanın tarlasındaki lahanayı dahi tanıtan sektör kendisine aynı özenin gösterilmesini bekliyor.

İyi haftalar.

Yorum Yap
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Trabzon Haberleri