Trabzon’da deprem gerçeği: “Deprem olmaz algısı yanlış”

Trabzon’da gece saatlerinde meydana gelen depremin ardından Jeoloji Mühendisi Osman Bektaş, Haber61’e özel açıklamalarda bulundu.

Trabzon’da geçtiğimiz haftalarda gece saatlerinde yaşanan deprem, kentte deprem gerçeğini yeniden gündeme taşıdı. Haber61’e özel değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un depreme hazır olması gerektiğini belirterek, kamuoyunda yaygın olan “Trabzon’da deprem olmaz” algısının bilimsel karşılığı olmadığını ifade etti.

“Trabzon’da deprem olmaz algısı var ama bu doğru değil”

Trabzon’un deprem bölgesi olmadığı yönündeki algının yanlış olduğunu vurgulayan Bektaş, şu ifadeleri kullandı:

“Trabzon’da deprem olmaz diye bir algı var. Türkiye’nin en sağlam bölgesi olduğu, burada deprem yaşanmayacağı düşünülüyor ama bu doğru değil. Depremin ne zaman ve nerede olacağını kimse bilemez. Ancak deprem riski var mı yok mu sorusuna bilimsel verilerle cevap verebiliriz. Bugün en yetkili kurum olan AFAD’ın verilerine göre, önümüzdeki 50 yıl içerisinde Trabzon’da yüzde 90 olasılıkla 6.6 büyüklüğünde bir deprem yaşanabilir. Yüzde 10 olasılıkla ise bundan daha büyük bir deprem ihtimali de vardır.”

Bektaş, bu verilerin yalnızca sağlam ve kayalık zeminler için geçerli olduğunu vurgulayarak, sahil kesimleri ve dolgu alanlarının bu kapsamda değerlendirilmediğine dikkat çekti.

“Deprem tehlikesi Trabzon’da iki kat arttı”

2019 yılında yürürlüğe giren yeni deprem yönetmeliğine dikkat çeken Bektaş, Trabzon için deprem tehlikesinin arttığını belirterek şunları söyledi:

“2019 deprem yönetmeliği, Trabzon’un deprem tehlikesini iki kat artırdı. Rize’de ise bu oran üç kata çıktı. Bu, 1996 yılındaki eski deprem tehlike haritasına göre yapılan bir karşılaştırmadır. Eğer deprem tehlikesi iki kat arttıysa, 2019’dan önce yapılmış tüm binalarımız mevcut deprem tehlikesine karşı açık durumdadır.”

“Trabzon’un yapı stoğu ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadı”

Kentteki yapı stoğuna ilişkin bugüne kadar kapsamlı bir çalışma yapılmadığını ifade eden Bektaş, özellikle sahil kesimindeki binalara dikkat çekti:

“Bugüne kadar Trabzon’un yapı stoğuna ilişkin yapılmış bir çalışma yok. Yetkili bir ağızdan ‘Trabzon’daki binaların çoğu güvenlidir’ şeklinde bir açıklama da duymadım. Özellikle sahil kesimindeki binalar deniz suyunun ve yamaçlardan gelen suların korozyon etkisi altındadır. Ancak ‘burada deprem olmaz’ algısı nedeniyle bu konular bugüne kadar yeterince ele alınmadı.”

“Bilimin değil, doğanın sözü geçerlidir”

27 Ocak’ta yaşanan depremin Trabzon’da farkındalık oluşturduğunu belirten Bektaş, şu değerlendirmede bulundu:

“27 Ocak’ta yaşanan deprem Trabzon’u alarma geçirdi. İnsanlar ‘burada da deprem olabiliyormuş’ dedi. Oysa AFAD bunu zaten söylüyordu. Ben 25 yıldır Trabzon’un deprem bölgesi olduğunu ifade ediyorum. Ancak bilimin değil, doğanın sözü geçerlidir. Bundan sonra yapılması gereken en önemli şey, yerel yönetimlerin teşvik edilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesidir.”

“6 Şubat depremlerinden gerekli dersler tam olarak çıkarılamadı”

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından uygulamada eksiklikler olduğunu belirten Bektaş, şu ifadeleri kullandı:

“6 Şubat depremleri olağanüstü depremlerdi ve bu ölçekte yaşanacağı öngörülememişti. Ancak bu depremlerden gerekli dersleri çıkardık mı derseniz, ders almak ayrı, uygulamak ayrıdır. Yönetmelikler var ama asıl önemli olan bunların doğru uygulanmasıdır. Kentsel dönüşüm ciddi bir bütçe ister. Bugün ne devletin ne de vatandaşın ekonomik gücü bu yükü tek başına karşılamaya yetiyor.”

“Deprem en çok sahil kesimlerinde hissediliyor”

Deprem dalgalarının sahil alanlarında daha fazla büyütme etkisi yarattığını vurgulayan Bektaş, şu uyarılarda bulundu:

“Deprem dalgalarının en fazla büyütme yaptığı yerler sahil alanlarıdır. Yomra, Taşüstü ve Akyazı sahili bu açıdan risklidir. Akyazı’daki dolgu alanlar depremi en fazla büyüten yerler arasındadır. Bu alanlarda bir stadın ve şehir hastanesinin bulunması şehir planlaması açısından son derece sakıncalıdır.”

“Akyazı dolgu alanında tehlike iç içe”

Akyazı dolgu alanının hem deprem hem heyelan açısından risk taşıdığını ifade eden Bektaş, şu bilgileri paylaştı:

“Akyazı dolgu alanında tehlikeler iç içedir. Deprem büyütmesi olan bir alan, aynı zamanda heyelan sahasıdır. Ayrıca bu bölge yılda yaklaşık 10 milimetre, yani 1 santimetre çöküyor. Bu durum hem 40 bin kişilik stadyum hem de şehir hastanesi için ciddi bir tehdit unsurudur.”

“Trabzon hem deprem hem heyelan bölgesidir”

Trabzon’un birden fazla doğal afet riski taşıdığına dikkat çeken Bektaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Trabzon hem deprem bölgesidir hem heyelan bölgesidir. Aynı zamanda sel riski de vardır. Doğal afetlerin zararlarını azaltmak için bilinçli olmak zorundayız. 2010 ve 2012 yıllarında Trabzon faylarında 5.6 büyüklüğünde depremler yaşandı. 1968’de Bartın açıklarında 6.6’lık deprem üreten bu faylar, geçmişte yaptığını bugün de yapabilir. Biz önlemlerimizi 6.6 büyüklüğündeki bir depreme göre almak zorundayız.”

İlk yorum yazan siz olun
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.

Trabzon Haberleri