Trabzon’da belediyelerin yükü mevsime göre değişse de hiç hafiflemiyor. Yaz-kış demeden çalışan birimler var; yol, su, park-bahçe ekipleri bunların başında geliyor. Yaz aylarında ise buna bir de yangın riski nedeniyle daha yoğun mesai yapan itfaiye ekipleri ekleniyor. Şehrin neresine giderseniz gidin, bir yol kenarında çalışan belediye işçisine, bir sokak arasında su arızasını gidermeye uğraşan ekiplere ya da asfalt serimi yapan emekçilere rastlamak mümkün.

Biz gölgede oturup çayımızı içerken, dondurmamızı yerken onlar güneşin altında mesai yapıyor. Kimi zaman kazma kürekle açılan çukurların içinde, kimi zaman asfaltın sıcağıyla boğuşarak, kimi zaman da gölgesiz bir alanda saatlerce ayakta kalarak… Kolay değil yaptıkları iş. “Görevleri bu, maaşlarını da bunun için alıyorlar” denebilir elbette. Doğrudur da. Ama işin bir de görünmeyen tarafı var. İnsanların yürümekte bile zorlandığı sıcak havada, saatlerce fiziksel güç harcayarak çalışmak öyle uzaktan göründüğü kadar basit değil.

Bir yanda şebeke arızasını gidermeye çalışan ekipler var, diğer yanda yol yapan, asfalt döken, kaldırım onaran, park düzenleyen çalışanlar… Ağaç diken, fidan sulayan, kenti güzelleştir...