Geçen hafta bir kaos ve bir eksiklikle yıla girdiğimizi ve eksikliğe dair tespitimizi de bu hafta paylaşacağımızı ifade etmiştik. Kaos, yani kardan adam festivali karmaşasını umarım geride bırakabilir ve bölgemizin bir bütün olduğu gerçeğine sarılarak, Turizm İl Müdürlüğü nezaretinde geçtiğimiz hafta açıklanan istatistikleri daha da yukarı çekebiliriz.
Hafta içi Turizm Değerlendirme toplantısı yapıldı ve şehrimize ait 2025 verileri açıklandı. Bu verilerin nicelik olarak ne ifade ettiği açıklanan rakamlardan anlaşılıyor. Biz meselenin nitelik kısmına ehemmiyet göstererek ilerleyelim ve kentimizi aslında neden mahrum bıraktığımıza odaklanalım.
188 ülkeden ziyaretçi
İlgili toplantıda en dikkat çekici istatistik, 188 ülke vatandaşının kentimizi ziyaret ettiğine ilişkin olanıydı. Yarından tezi yok çalışmaya başlanarak nicelik ifade eden bu rakam nitelikli bir veriye yani analize evrilmeli. Deyim yerindeyse gazeteciliğin temel unsurlarından 5N 1K yöntemi takip edilerek sorulara cevaplar aranmalı.
Kim Gelmiş? Neden Gelmiş? Ne zaman gelmiş? Ne Yapmış? Nerede zaman geçirmiş? Nasıl zaman geçirmiş?
Kentteki turizm hareketliliği bu sorulara verilecek cevaplar ile okunmalıdır. Bu sayede dünyada ortaya çıkan yeni seyahat eğilimleri yakalanabilir ve dar bir dönemde seyreden şehir turizmi yılın geniş dönemlerine yayılarak verimlilik artırılabilir. Tam bu noktada dünyayı kasıp kavuran ama bizde eksik olan bir ekonomiden bahsetmek istiyorum; Yenil Yıl Ekonomisi.
Yeni Yıl Ekonomisi diye koca bir gerçeklik var
Dünya genelinde toplam 1,2 trilyon dolarlık bir harcama noktasına erişen bir dönemden bahsediyoruz. Perakende sektörü ve hediyelik eşya sektörü 800 milyar dolarla ilk sırayı alırken ikinci sırada 100-150 Milyar dolar ile Turizm ve Konaklama sektörü, üçüncü sırada yeme içme ve eğlence sektörünü 120 milyar dolarlık harcama payı ile görüyoruz.
Kentimiz bu çılgın dönemden ne kadar faydalandı derseniz kentteki bir alışveriş merkezini ve birkaç oteldeki organizasyonu saymazsak eksi yazarak ayrışmıştır diyebiliriz. Evet eksi diyorum çünkü Tiflis ve Batum seçeneklerine kentimizden hatırı sayılır bir kitle ilgi gösterdi ve haliyle döviz girdisi beklerken tam aksine bir kayıp yaşandı bile diyebiliriz.
Biraz sektörü takip eden herkesin artık malumu olduğu bir husus var; turizm gelirlerinde kişi başı harcamanın yüksek olmalı gerçeği. İşte bahsettiğimiz bu dönem yukarıdaki rakamlardan da anlaşılacağı üzere kişi başı harcamanın zirveye çıktığı bir dönem. Konunun bir başka önemi ise burada oluşturulacak hareketlilikten kent yaşamına ortak olan tüm insanların faydalanabileceği gerçeği. Sokak lezzetleri ve otantik ürünler gibi kolay erişilen hizmetlere olan ilgiyi en güzel sergileyebileceğimiz alanlara yer açacak olan bu hareketlilik tüm sektörleri pozitif etkileyecektir.
Her yeni yıl kutlaması Noel Kutlaması değildir
Tüm bu gerçeklere rağmen bu ekonomiden faydalanmak yerine, işin gerçek seyriyle ilgisinin olmayan anlayışlara takılıp kalmamak gerekiyor. Bahsettiğim ekonominin dönemi tüm dünyada kasım ayı sonu ile başlayıp ocak ayının ilk yarısına kadar devam ediyor. Böyle bir dönemi sadece Noel kutlamasına, dolayısıyla dar bir çerçeveye indirgemek doğru değil diye düşünüyorum. 188 ülke vatandaşı ağırlayan bir kentin bu özgüvene sahip olduğuna inanıyorum.
2026 misafir sayısına olduğu kadar, niteliğine de odaklanılan bir turizm anlayışıyla ele alınmalı. Metre kareye düşen turist sayısından daha önemlisi metre kareye düşen döviz girdisidir.
İyi haftalar.