Takip etmişsinizdir; Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, bir ezberin dışına çıkarak Trabzon Adliyesi 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı düzenledi. Medya mensuplarına bilgilendirme sunumu yapan Başsavcı, uyuşturucu suçlarında hem kullanım hem de ticaret suçlarında artış görüldüğünü dile getirdiyse de, genel itibariyle haber başlıkları spor suçlarına dayandırıldı.
Spor suçu dosyalarında düşüş yaşandığı öne çıkarıldı. Oysa aynı sunumda narkotik suçlar ve aile içi-kadına yönelik şiddet dosyalarında da sınırlı artış olduğu ortaya çıkmıştı. Elbette her ihlal bir önem taşır; fakat spor suçları vahim suçlar değil.
“Spor şehriyiz” deyip bu çerçeveden bakarsanız evet, Trabzon’da spora ilişkin suçların azalması bir müspet gelişmedir ve kayda değerdir. Ama aile içi şiddet ve uyuşturucu madde kullanımına ilişkin veriler, ikinci sıraya atılacak kadar masum ya da önemsiz mi; takdir sizlerin.
Hatırlayanlar bilir; Trabzon Adliyesi’nde yaklaşık 15 yıl kadar önce, Avrupa Birliği Entegrasyon Süreci kapsamında ‘zorunlu’ olarak basın bürosu kurulmuştu. Bir de basın odası oluşturuldu. Buralar hem teknik, hem teknolojik, hem de yapısal anlamda eksiksiz şekilde tefriş edildi.
Yetmedi; bir sene sonra da Medya İletişim Bürosu hizmete sunuldu. Yanlış okumadınız, ikisi zeminde, biri kat 5’te; 3 ayrı basın bürosu! Neden sonra gelen başsavcılar ve komisyon başkanları “Dışarıya adli bilgi sızması” endişesi ile tüm büroları kapattı. Hatta kilitlediler.
Bunu sadece hissetirmekle kalmadı, üyeler düzeyinde şifahi olarak da açıkladı. Bilemiyoruz, bunlardan Sedat Bey’in haberi oldu mu; ama Trabzon Adliyesi genel itibariyle uzun yıllardır basına kapalı, konservatif ve güvensiz bir tutum içerisindeydi.
Bu yönde atılan ‘bilgilendirme’ adımı da olumlu ve yararlı oldu. Elbette devamlılık esası mucibince, bihakkın her işin takibi gerekir.